Politika
14 Ekim 2018 ( 4786 görüntülenme )

Yeni Akit fena vurdu!.. 'DOLMAYI YEDİK'

Türkiye ile ABD arasında krize neden olan ve geçen gün görülen duruşmada serbest bırakılan rahip Brunson olayı tartışılmaya devam ediliyor.

‘DOLMAYI YEDİK’

Karara tepki gösteren hükümete yakın Yeni Akit gazetesi yazarı Rasim Bolbol ‘Papaz’ yine ‘pilav’ı yedi de biz bu ‘dolma’yı yuttuk mu? başlıklı bir yazı kaleme aldı. Bolbol’un Rahip vakasına ilişkin yazısından öne çıkan başlıklar şöyle;

‘PAPAZ TÜYDÜ’

“Herkes nefesini tutmuş bekliyordu... Sonunda merakımız giderildi. Mahkeme, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verdiği Papaz Brunson’ı, içeride yattığı süreyi göz önüne alarak tahliye etti. Ev hapsi ve yurt dışı yasağı da kaldırılınca, papaz tabii ki anında ülkesine kaçtı. Sabah duruşmada “Türkiye’yi çok seviyorum” dediğini unutup, aynı günün akşamında ABD’ye tüydü.”

‘DOLAR KRİZİNE NEDEN GÖZYUMULDU’

“Şimdi ortada sorulması gereken bir yığın soru var: Rahip suçsuzsa, iki sene boyunca ne diye içeride yattı? Yok eğer suçluysa neden serbest bırakıldı? Madem serbest bırakılacaktı, kriz niçin bu noktaya kadar tırmandırıldı? Doların 7 liranın üstünü görmesine hangi gerekçeyle göz yumuldu?”

‘SAYGI DUYULACAK BİR YARGI KARARI YOK’

“Bunlar elbette önemli sorular, ancak işin bizce can alıcı tarafı Brunson’ın serbest bırakılmasının “bağımsız yargı” parantezine sıkıştırılması. Görüyorsunuz, herkesin ağzında aynı nakarat var. “Bağımsız yargının kararına saygı göstermek zorundayız” lafı sakız gibi sürekli çiğneniyor. İyi de ortada saygı duyulacak bir yargı kararı var da biz mi göremiyoruz?”

’35 YILLA YARGILANANA ÜÇ YIL CEZA, BU NASIL İŞ’

“Öyle ya, mesela, madem 3 yılla geçiştirilebilecek bir suçlama vardı, mahkeme papazı neden bir önceki duruşmada ev hapsine almak yerine tahliye etmedi? 35 yılla yargılanan bir sanık, nasıl oldu da 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası aldı? Talep edilen ceza ile verilenin arasında 10 kattan fazla bir fark var. Sırf bu uçuruma bakınca bile yargının işini layıkıyla yapmadığını söyleyebiliriz. Şimdi siz söyleyin hele, biz bu yargıya nasıl saygı duyalım?”

‘ŞİMDİ BU KRİZİN HESABINI KİME SORACAĞIZ’

“Hele gizli tanıklar mevzusu, o da bir başka fecaat... İfade değiştirerek, Brunson’ın tahliyesinde son derece etkili oldu bu gizli tanıklar. Örneğin “Brunson, PKK’lılara yardım etti” diyen tanık, son duruşmada Brunson’ı tanımadığını söyleyerek geri vitese taktı. “Bu Brunson var ya bu Brunson, darbeci FETÖ’cüleri sakladı” diyen tanık ise, ifadesinin yanlış anlaşıldığını belirterek dansöz gibi kıvırdı….  


Peki, Türkiye’yi böylesine zora sokan bir davanın gizli tanıkları ellerini kollarını sallayarak evlerine dönerken, bizim ne yapmamız bekleniyor? Bu krizin hesabını biz kime soracağız?

‘MERKEL ÇIKAR DEDİ, ÇIKTI’

“Hatırlayın, geçtiğimiz aylarda da Berlin’de Almanya Başbakanı Angela Merkel’i ziyaret eden bir devlet büyüğümüz, “terör örgütü propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”le suçlanan sözde gazeteci Deniz Yücel için “Kısa sürede bir gelişme olacağı kanaatindeyim. Ümit ederim kısa sürede serbest kalır” demiş, bu “temenni”nin hemen bir gün sonrasında da aylardır hazırlanamayan iddianame -her nasıl olduysa- anında tamamlanmış ve bir yıldır içeride olan Yücel Silivri Cezaevi’nden apar topar tahliye edilmişti. “

‘BİZE HABİRE DOLMA YUTTUYORLAR’

“Bu adam gazeteci değil, tam bir terörist” sözleri unutulmuş, “bu ‘ajan’ı içimize sokan Almanya’nın da ‘teröre yardım ve yataklıktan’ yargılanması gerektiği” yönündeki çağrılar bir kenara bırakılmış, “Bundan sonra Almanya ile ilişkilerimizi geliştirecek adımları karşılıklı atacağız” denilerek söz konusu ülke ile “yeni bir sayfa” açılmıştı. Diyeceğimiz o ki, biz bu Brunson filminin bir başka versiyonunu daha önce de görmüştük. Papaz her gün pilav yer mi bilmiyoruz ama, biz bu dolmayı evvelce de yutmuştuk.”

‘BUNLAR ARTIK OLDUKLARI GİBİ GÖRÜNMEYECEKLER…’

“Elbette yöneticilerimiz uluslararası ilişkileri göz önünde bulundurarak hareket edecekler. Tabii ki istihbarat savaşlarının gereklerini yerine getirerek karar alacaklar. Reel politik hangi adımların atılmasını icap ettiriyorsa o adımları atacaklar. Ancak, tüm bunları yaparken bir şeyi kesinlikle ve kesinlikle yapmayacaklar: Olmadıkları gibi görünmeyecekler, görünmedikleri gibi de olmayacaklar… 

He, “Siyasette böyle bir şey kesinlikle mümkün değil” diyenler çıkarsa, onlara da “Batsın böyle siyaset” diyoruz. “

Kaynak: Rasim Bolbol/ Yeniakit

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ