Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, Kurban Bayramı öncesi Twitter hesabından mesaj yayınladı. Özdil, "asrın nankörü" olarak nitelendirdiği Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hariç herkesin bayramını kutladı.

‘ASRIN NANKÖRÜ HARİÇ HERKESİN BAYRAMI KUTLU OLSUN’

Özdil, mesajında 24 Temmuz’da Ayasofya’da okuduğu hutbede sarf ettiği sözler nedeniyle Atatürk’e ‘lanet’ okumakla suçlanan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı da eleştirdi. Özdil’in tweet’i şöyle: Asrın nankörü Ali Erbaş hariç, herkesin bayramını kutlarım, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim.”

'KİM BU ALİ ERBAŞ'
Geçtiğimiz gün de Yılmaz Özdil, Ayasofya’da okuduğu Cuma hutbesiyle büyük tartışma yaratan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a tepki gösterdiği köşe yazısında “Tıpkı kendisi gibi Atatürk'e “lanet” okuyan Mustafa Sabrilerin, Dürrizadelerin manevi mirasçısıdır” dedi.

MANEVİ MİRASÇISI
Kurtuluş Savaşı döneminde Atatürk’e lanet okuyan ve Atatürk hakkında idam fetvası çıkaran şeyhülislamlar Mustafa Sabri ve Dürrizade Abdullah’ı hatırlatan Özdil, “Tıpkı kendisi gibi Atatürk'e “lanet” okuyan Mustafa Sabrilerin, Dürrizadelerin manevi mirasçısıdır” ifadelerini kullandı. Yılmaz Özdil’in “Atatürk’e lanet öyle mi” başlıklı yazısı şöyle:

‘SARAY’IN ŞEYHÜLİSLAMI MUSTAFA SABRİ’
“Mustafa Sabri. Saray'ın şeyhülislamıydı. Sarıklı İngiliz kuklasıydı. Sevr'in imzalanması için özel çaba harcadı. İngiliz Muhipleri Cemiyeti'nin kurucularındandı. Anadolu'daki direnişi kırmak için İngilizler tarafından icat edilen İslam Teali Cemiyeti'nin kurucularındandı. Kuvayi Milliye'den nefret ediyordu. “Mustafa Kemal ve Ankara hükümeti kahpedir” diyordu. “Kudurmuş haydutlar, caniler” diyordu.”

‘MİLLİ MÜCADELEYE KARŞI’
“Eyy Allah'tan korkmayan, eyy peygamberden haya etmeyen mahluklar” diyordu. “Bunların dinsizlik derecesi tasavvur edilemez, cenabı hakkın gazabı ve laneti bunların üzerine olsun” diyordu. Milli mücadelenin moralini bozmak için elinden geleni yapıyordu. “İngilizlerin, Fransızların ve sair devletlerin, iki paralık Mustafa Kemal kuvvetinin baskısına boyun eğerek İstanbul'dan çekip gitmelerini, ancak Kemalist Türk aklı kabul edebilir” diyordu.”

‘YUNAN’DAN YANA, İNGİLİZ İŞBİRLİKÇİSİ’
“Yunanlılara fazla zayiat verdirmek bizim için hayırlı ve menfaatli olamaz, İngilizleri kızdırırız, İngiliz gibi muazzam devlete karşı katiyen kazanma ihtimali yoktur” diyordu. “Yunan ordusu halifenin ordusudur, asıl kafası koparılacak mahlukat Ankara'dadır” diyordu.“Eyy askerler, Mustafa Kemal'in gayrimeşru emirlerine uyduğunuz yeter, bunların vücudlarını külliyen dünyadan kaldırmak beşeriyet için, müslümanlık için farz olmuştur, sizin bu hainlere itaatiniz mescitlerimizi mabetlerimizi harap eyleyecek, bu zalimlere, bu katil canavarlara alet olduğunuz yeter, padişahımız halifemiz efendimiz hazretlerinin merhamet kucağı size açılmıştır, Allahını peygamberini seven bu tarafa gelsin” diyordu.”

‘MUSTAFA SABRİ İNGİLİZ GEMİSİYLE KAÇTI’
“Bu ruh haliyle Mustafa Kemal hakkındaki idam fetvasını kaleme aldı.“Mustafa Kemal'le savaşmak vacip”ti. Bununla yetinmedi… Kuvayı Milliye'nin yanında saf tutan Denizli, Isparta, Uşak, Antalya, Sinop müftülerini görevden azletti, Ankara müftüsü Börekçizade Rıfat için idam fermanı çıkarttı .İzmir'deki Yunan Yüksek Komiserliği'ne teklifte bulundu, “Mustafa Kemal'in pençesinden kurtulmak için Batı Anadolu'da sizin kontrolünüzde özerk hükümet kuralım” dedi. Kurtuluş Savaşımız zaferle sonuçlanınca, İngiliz gemisiyle kaçtı, Yunanistan'a sığındı.”

‘TÜRK DÜŞMANI’
“Atina'da gazete çıkardı. O gazeteye “Allah'ın huzurunda Türklükten istifa ediyorum, tövbe yarabbi tövbe Türklüğüme, beni Türk milletinden addetme” diye makale yazdı. “Elimden gelse bütün Türkleri Arap yaparım, bunların vaktiyle Araplaşmadığına eseflenirim” diye yazdı. Hilafetin yeniden kurulması için Papa'ya mektup gönderdi, İslamiyet adına Vatikan'dan yardım istedi. Yunanistan'dan kovuldu. Suudi Arabistan'a geçti, en son Mısır'a yerleşti, orada ölene kadar Türkiye Cumhuriyeti aleyhine faaliyette bulundu.”

‘SARAY’IN ŞEYHÜLİSLAMI VATANA İHANET’
“Dürrizade Abdullah.Saray'ın şeyhülislamıydı. Mustafa Kemal hakkındaki idam fetvasını yayınladı. Sadece üç ay 25 gün şeyhülislamlık yaptı, bu kısacık süre içinde hem idam fetvası çıkararak, hem Sevr anlaşmasına onay vererek, vatana ihanette sürat rekoru kırdı. Kuvayi Milliye'den nefret ediyordu.“Cenabı hakkın laneti bunların üzerine olsun” diyordu. Kurtuluş Savaşımız zaferle sonuçlanınca, İngiliz gemisiyle kaçtı, Yunanistan'a sığındı ama, Atina bunu kapının önüne koydu. Yalvar yakar Hicaz kralı'nın himayesine girdi, orada öldü.”

‘İŞTE BU ERBAŞ, ONLARIN MANEVİ MİRASÇISIDIR’
“E, şimdi bakıyoruz…Atatürk'ü hutbelerden çıkaran, Çanakkale Zaferi'nde 19 Mayıs'ta 23 Nisan'da 30 Ağustos'ta 29 Ekim'de Atatürk'ü yok sayan, 10 Kasım hutbesinde bir fatiha bile okumayan diyanet işleri başkanı… Ayasofya'nın minberine çıkmış, bu topraklarda yeniden ezan okunmasını sağlayan Atatürk'e “lanet” okuyor. Bu milletin milli mücadele, özgürlük, bağımsızlık, demokrasi ve cumhuriyet tarihi gayet net bir tercihtir…Ya Mustafa Sabrilerin safındasın, ya da Kuvayı Milliye'nin. Atatürk'e “lanet” okuma nankörlüğünü gösteren diyanet işleri başkanı… Tıpkı kendisi gibi Atatürk'e “lanet” okuyan Mustafa Sabrilerin, Dürrizadelerin manevi mirasçısıdır!

Kaynak: Sözcü

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ