Erdal Sarızeybek yazdı: Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak’

Şimdi ABD-İran krizi patlak verdi. Bu noktada Türkiye’nin tavrı çok önemli. Şimdi Türkiye ABD’ye karşı İran’ın yanında yer alabilir mi, kendi eylemleriyle kendini ve siyasi çevresini kıskaca düşüren bir devlet adamı Türkiye’nin ulusal hak ve menfaatlerini koruyabilir mi?

‘ERDOĞAN TUZAĞI GÖREMEDİ Mİ’

Emekli albay Erdal Sarızeybek’in son yazdığı ‘Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak’ adlı kitapta Rıza Zarraf davası üzerinden dönemin Başbakanı Erdoğan’ın nasıl kıskaca alındığı açıklandı. Kitapta kıskaca düşürülen bir devlet adamının artık Türkiye’nin ulusal hak ve menfaatlerini savunmayacağı ileri sürüldü, çözüm yolları sıralandı. Kitapta yer alan bir bölüm şöyle;

‘USTA KISKAÇTA’

“ 17/25 Aralık operasyonu ve Zarraf davası üzerinden Usta’ya bakıldığında rahat gibi görünüyor ve 17/25 dosyasını kapattığını düşünüyor olabilir. Ama meselenin iç yüzü hiç öyle değil. Bu operasyon üzerinden Türkiye’de hukuk işletilemeyince aynı davalar şimdi ABD’ye taşındı. Üstelik hala dava konusu içinde görülmeyen silah sevkiyatı meselesi rafta bekliyor. ABD bu, küresel bir güç. İstediğine yaptırım uyguluyor, istediğinin tüm mallarına el koyuyor hatta tutuklama müzekkeresi bile çıkarabiliyor”.

‘HER ŞEY ABD’NİN ELİNDE’

“Öte yanda İsrail hem İran’a karşı yaptırımların delinmesine yönelik olarak hem de silah sevkiyatına ilişkin kanıtları topladı. Saymayın üçü beşi, bu deliller ana hatlarıyla Türk Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde toplanmış olduğu için uluslararası hukuk açısından yasal nitelik taşıyor. Belki daha önemlisi telefon dinlemeleri ve teknik takiple Usta ve yakın çevresinin biyografik istihbaratı çıkarıldı.”

‘İSTİHBARAT FETÖ’NÜN UZMANLIK ALANI’

“Zaten Kripto hücreler üzerinden yönlendirilen F Tipi bu konuda uzmandı. Tıpkısının aynısını Kod Ergenekon soruşturmasıyla Türk Ordusunun komuta heyetine ve Cumhuriyete gönülden bağlı yüksek sivil şahsiyetlere karşı yapmış olduğu için beceri kazanmıştı. Dolayısıyla yürüdü bu işler. Kısacası Usta’nın sağlık durumundan finans durumuna, aile ilişkilerinden dış bağlantılarına, aklınıza gelen ne varsa hepsi şu anda ABD’nin elinde, İsrail’in elinde.”

Öte yanda…

Artık bu mesele Usta ve yakın çevresiyle de sınırlı değil. İsrail’in güvenliğini tehlikeye düşürdüğü savıyla şimdi Türkiye yola getirilmek isteniyor. Sırada Suriye var, Irak var ve yine İran var… Usta ‘Söz Konusu Vatandır’ diyerek İsrail yörüngesinden çıkmaya kalkıştığı anda, görülen o ki yakındır silah sevkiyatının da gündeme gelmesi. Sonrası nereye kadar gider, bunu hiç kimse öngöremiyor. Bu da bize meselenin artık Usta değil, Türkiye’nin ulusal güvenlik meselesi olduğunu açıklıyor.”

‘TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU POLİTİKASI DEĞİŞTİRİLİYOR’

“Bu davalar üzerinden Türkiye, iç ve dış politikada pazarlık masasına oturtulmaya zorlandı hala zorlanıyor. Türkiye’nin özellikle İran, Irak ve Suriye politikalarında tam bağımlı hale getirilmek isteniyor. Tabii burada bu üç ülkenin adı geçince hemen akla ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ geliyor. Ermenistan, Kürdistan ve Büyük İsrail projeleri öne çıkıyor. Anahtar Türkiye’de olunca 17/25’in boşa yapılmadığı ortaya çıkıyor. Bu durumda nereden bakılırsa bakılsın Usta, ABD ve İsrail tarafından kıskaca alınmış durumda. “

‘FETÖ’YÜ DEVLETE KİM SIZDIRDI’

“Belki hepsinden öte... Türkiye bu operasyonla, başta Usta’nın yakın çevresi olmak üzere -danışmanları gibi- devletin her kademesinin casus Kripto hücrelerle örümcek ağı gibi sarılmış olduğunu gördü. Eğer ki siz savcı Zekeriya Öz’ün başında bulunduğu bu hücreyi Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başbakanı, ardından Cumhurbaşkanı olan Usta’ya karşı üstelik Türkiye’nin içinde harekete geçirebiliyorsanız, bu Fetö hücrelerinin harekat komutası sizde demektir. Bu kadar açık ve net! “

‘TÜRKİYE’NİN İRAN POLİTİKASI DEĞİŞTİRİLDİ’

“…17/25 operasyonlarının nedeni de açık. Daha geçenlerde tahliye edilip serbest bırakılan ve Türkiye’ye dönüşünde bizzat Damat Bakan Albayrak tarafından havalimanında ‘Hoş geldin kardeşim’ diyerek karşılanan Hakan Atilla/ Halkbank Davasına bakın. Orada her şey açık. Mesele, ABD’nin İran’a karşı koyduğu yatırımların Rıza Zarrab ve Halk Bankası aracılığıyla delinmiş olması. ABD zaten bu yaptırımları kendisi için koymamıştı ki, İsrail’i koruyabilmek adına bu işe soyunmuştu. İran’ın nükleer silah üretim faaliyetlerini engellemek istiyordu.”

‘İRAN, İSRAİL’İN BİRİNCİL HEDEFİ’

“ Bakmayın siz Zarrab diyerek, Ebru Gündeş diyerek, kaçak yalı diyerek işi magazinleştirip dikkat dağıtmaya çalışanlara. Onların kimi figüran kimi sahnenin dekoru ama asıl oyuncu İsrail. Hedefteki İran ise, İsrail’in bu coğrafyada kendi varlığına karşı gördüğü en ağır tehdit. Nükleer silah sahibi bir İran’ın İsrail’i yok edebileceği düşüncesi hep vardı. Şimdi de var. Yani? Yani ’İran yaptırımlarını deldiniz’ iddiasıyla davayı açan Amerika olsa da, bu işten asıl rahatsız olan İsrail’dir, ABD’yi bu konuda harekete geçiren de İsrail. “

ÜÇ DOSYA: ‘YAPTIRIMLARIN DELİNMESİ, YOLSUZLUK, SİLAH SEVKIYATI

“ABD neler yapmadı ki; Rıza Zarrab alındı, Hakan Atilla alındı. Usta’nın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül için yaptırım kararı çıkarıldı. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve daha birçok bürokrat davaya eklendi. Hatta iş sonunda Usta’nın en yakın çevresine kadar uzandı. Halk Bankasına kesileceği ileri sürülen milyon belki milyar dolarlık para cezası da tuzu biberi. Üstelik MİT TIR’larıyla yapıldığı ileri sürülen silah sevkiyatı ise daha masada değil!

Sözün kısası 17/25 Usta’nın İran politikasını değiştirmek amacıyla yapılmış bir dış operasyonu. Usta’nın hizadan çıktığını düşünen İsrail, bu operasyonla işi rayına getirmişti.”

Peki bu dava bitti mi?..

“Hayır. Biten sadece Hakan Atilla’nın yargılaması, asıl dava beklemede. ABD hep söylene gelen belki milyon belki milyar dolar cezayı istediği anda kesebilir. Yaptırımlarla Türkiye ekonomisini vurabilir. Usta ve yakın çevresini de davanın içine çekebilir. Yaşamadık mı? Bakanlara bile tutuklama müzekkeresinin kesildiğini görmedik mi? Doların nasıl zıp zıp zıpladığına şahit olmadık mı?”
Davaya konulan olaylara bildiklerimiz ışığında daha yakın bakıldığında ise, İran’a karşı yaptırımların delinmesine yönelik tüm eylemlerin ve bu eylemlere bağlı tüm yolsuzluk iddialarının ABD mahkemesinde taşındığı, ancak MİT TIR’larıyla taşındığı ileri sürülen silah sevkiyatının henüz konu edilmediği anlaşılıyor.

‘USTA KISKAÇTA’

Bu ne demek?.. Usta ile ABD arasında halen yürütüldüğü düşünülen pazarlıklar bir sonuca ulaşamaz ise bu silah sevkiyatı bir gün Usta’nın karşısına çıkacak demek. Olaylar bunu gösteriyor. Bu da bize aynı zamanda Usta ve yakın çevresinin bu dava üzerinden hala baskı altında tutulduğunu işaret ediyor.

Şimdi ABD-İran krizi patlak verdi. Bu noktada Türkiye’nin tavrı çok önemli. Şimdi Türkiye ABD’ye karşı İran’ın yanında yer alabilir mi, kendi eylemleriyle kendini ve siyasi çevresini kıskaca düşüren bir devlet adamı Türkiye’nin ulusal hak ve menfaatlerini koruyabilir mi?

Erdal Sarızeybek

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haber www.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırma www.bilgeturksam.com
Video Haber www.sarizeybek.tv
Özel Haber www.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAP www.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ