Yeniçağ yazarı Esfender Korkmaz döviz kurlarındaki artışın devlete ve vatandaşa nasıl yansıyacağını açıklayan bir yazı kaleme aldı. Korkmaz’in tespitleri şöyle sıralanıyor;

HALKIN SATIN ALMA GÜCÜ DÜŞÜYOR
Türkiye de, üretimde kullanılan ithal girdi payı, yüzde 30 yüzde 40 oranındadır. Kur artışı ithal girdi fiyatlarının artması demektir. Buda üretimde birim maliyetlerin artmasına neden oluyor. Dahası Türkiye, aksak rekabet karakterli bir piyasa yapısına sahip olduğu için vitrinde yeni malların fiyatları artınca perakendeciler eski malların fiyatlarını da aynı seviyeye çıkarıyorlar. Gelirler artmadığı veya kur artışı gelir artışından daha yüksek olduğu için halkın satın alma gücü düşüyor.

‘FİYATLAR ARTIYOR AMA GELİR AYNI’
“Öte yandan toplam ithalatın yüzde 12 kadarı tüketim mallarıdır. Kur artışı tüketim mallarının fiyatlarını da artırıyor. Bazı tüketim mallarında yeni yapılan KDV indiriminin de kur artışı nedeni ile bir önemi kalmıyor. Halk ithal tüketim mallarını daha pahalı alıyor. Burada da perakendeciler boş durmuyor. Vitrindeki yerli malların fiyatını da artırıyor. Halkın geliri artmadığı için daha az ithal tüketim malı alabiliyor.”

‘ÜRETİM DÜŞECEK, İFLASLAR VE İŞSİZLİK’
“Kur artışı ithal girdi fiyatlarını artırdığı için ithalatın TL olarak finansman ihtiyacı da artmaktadır. İthalatın yurt dışı finansmanı da zaten yüksek risk pirimi nedeni ile zora girmiştir. Bu durum yine 2008 yılı kur şokunda olduğu gibi, üretimin düşmesine neden olacaktır. Bazı firmalar kapanacaktır. Üretimde düşme ve iflaslar işsizliğin artmasına neden olacaktır.”

‘DÖVİZ BORÇLARININ TL MALİYETİ ARTIYOR, KREDİ ÖDEME GÜÇLÜĞÜ’
“Kur artışı nedeni ile özel sektörün döviz borçlarının TL maliyeti artmıştır. Üretim artışı ve GSYH da büyüme olmayınca, gelir artışı da olmayacak, daralma olacaktır. Bazı firmalar bu yüzden banka borçlarını ödemekte sıkıntıya girebilir. Ayrıca ithalat nedeni ile aldıkları dış borçlarını da ödemekte zorlanabilir. Bankalar özel sektöre verdiği kredilerin bir kısmını dış borç olarak alıyor. İçerde TL veya döviz kredisi olarak veriyor. Dönmeyen krediler bankaları da zora sokar. Sonuç olarak; kur sorunu özel sektörün ve bankaların dış borçlarda temerrüt riskini artırmıştır.”

TÜRKİYE PAHALI BORÇLANIYOR
“ Türkiye bir yandan döviz kazanamıyor. Bir yandan cari açık veriyor. Bir yandan da yabancı sermaye çıkıyor. Yeni dış borçları da daha pahalı alıyor veya alamıyor. Çünkü dün Türkiye'nin uluslararası piyasalarda iflas risk pirimi (CDS) 579,86 baz puana çıkmıştı. Bu demektir ki Türkiye, yurt dışında yeni tahvil satışı için Libor artı 6 faiz vermek zorunda kalmıştır. Bu şartlarda Türkiye pahalı borçlanmaktadır.”

‘BU POLİTİKA DEĞİŞMELİ’

“İki olasılık var… Birisi kurlar aşırı artar ve döviz tutanlar dövizi bozdurur ve Türkiye borç aldığından daha fazla dış borç öder. Söz gelimi bu sene Ocak-Mayıs arasında bankalar ve özel sektör 14 milyar dolar net dış borç ödedi. İkincisi IMF ile anlaşarak, 60 milyar dolayında bir kredi alarak dış borçlarını ödeyebilir. Türkiye net dış borç ödeyen ülke konumuna gelirse ve net ödemenin GSYH oranı da büyüme oranından daha büyükse, ülke yoksullaşacaktır. Bu şartlarda kısa dönemde MB gösterge faizi yüzde 15'e çıkarılmalı, Merkez Bankası yasası değiştirilerek bankanın TL'yi ve kuru aynı anda gözetmesi ve mutlak bağımsızlığı sağlanmalı, bir takvim içinde de kur politikası değişmelidir. “

ESFENDER KORKMAZ KİMDİR
Kars, Çıldır doğumludur. Çıldır, şimdi Ardahan’a bağlıdır. Kars Lisesi’nden mezun oldu. Lisans eğitimini İktisat Fakültesi’nde yaptı. Öğrenciliği sırasında İktisat Fakültesi Talebe Derneği Başkanlığı, İstanbul Üniversitesi Spor Kulübü Başkanlığı ve Milli Türk Talebe Birliği İstanbul Yürütme Kurulu Başkanlığı yaptı.Askerliğini 1965-1967 yılları arasında yedek subay öğretmen olarak Ankara, Şereflikoçhisar’da yaptı.

AKADEMİK KARİYER
Doktorasını İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde verdi. Fransa’da, UNESCO nezdinde eğitim ekonomisi konusunda araştırmalarda bulundu. İ.Ü. Maliye Enstitüsü’nde uzmanlık yaptı. Maliye ve Maliye Teorisi Kürsüsünde Dr. Asistanlık yaptı. 1980 yılında “Vergi Yapısı ve Gelişimi” adlı Doçentlik tezini vererek, aynı kürsüde Doçent oldu. 1988 Yılında “Gelişmekte olan ülkelerde dış borç sorunu” isimli profesörlük takdim tezi île profesör oldu.

İDARİ GÖREVLERİ
1980 -1988 Yılları arasında İktisat Fakültesi doçent temsilcisi olarak Yönetim Kurulu Üyeliği ve 1989- 1991 yıllarında Dekan Yardımcısı olarak görev yaptı. İstanbul Üniversitesi’nde iki defa senato üyeliği yaptı.
1991-1997 yılları arasında iki dönem İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanlığına seçildi. Aynı Fakültede Maliye Bölümü Başkanlığı ve Bütçe Mali Planlama dalı Başkanlığı yaptı.

BASIN
1988 yılına kadar Günaydın Grubunda danışman olarak çalıştı. Günaydın, Gölge Adam, Ekonomik Bülten, Bugün, Meydan,Gözcü,Tercüman Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Halen Yeniçağ gazetesinde ekonomik konularda günlük yazı yazıyor.

GÖNÜLLÜ KURULUŞLAR
Siyasi ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın (SİSAV) Başkanlığı yaptı. Kars-Ardahan ve Iğdır Kalkınma Vakfı Başkanlığı yaptı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezun ve Mensupları Vakfı Başkanlığı yaptı.. Uluslar arası Maliye Enstitüsü üyesidir.

SİYASET
2005 – 2010 Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliği ve 2003 – 2008 CHP Genel Merkez İstanbul Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Forumu Başkanlığını yaptı. 23. Dönem İstanbul Millet Vekili seçildi.
2008 – 2011 Türkçe konuşulan ülkeler parlementerleri Assamblesi (Milletvekilliği) yaptı.

ÖZEL SEKTÖR
İl-tur İleri Turizm ve Yat İşletmeleri A.Ş. (Clup Marina) ve İl-tur Skopea Marina A.Ş. Başkan vekili, Genel Koordinatörü ve Yönetim Kurulu Murahhas üyesidir.

Kaynak: Yeniçağ- Esfender KORKMAZ

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haber www.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırma www.bilgeturksam.com
Video Haber www.sarizeybek.tv
Özel Haber www.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAP www.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ