Ana Sayfa
08 Aralık 2016 ( 2655 görüntülenme )

Eşref Bitlis öldürüldü mü?

Kimse anlatmıyor bunları…

17 Şubat 1993…

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis bir uçak kazası sonucu yaşamını yitirdi…

Bugün aramızdan ayrılışının yıldönümü, O’nu rahmet ve minnetle anıyoruz…

 

Eşref Bitlis Paşa’nın geçirdiği uçak kazası hala gizemini koruyor.

“Kaza mı, sabotaj mı” ikilemi günceliğini koruyor, kamuoyu vicdanı pek rahat değil bu konuda, derin şüpheler var.

Peki hangisiydi¸kaza mı yoksa sabotaj mı?

 

O dönemi yaşamak gerek, öncesi ve sonrasında yaşanılan olayları yan yana getirmek gerek…

 

Eşref Paşa olayının hemen öncesinde yaşanmış bir Uğur Mumcu cinayeti vardır, 24 Ocak 1993. Bu cinayet faili meçhul kaldı, hala çözülmedi.

Eşref Paşa olayının dört ay öncesi yaşanmış iki olay daha vardır; ilki Muavenet zırhlımızın ABD tarafından vurulması, diğeri de 3 Ekim 1992 Irak harekatı

Ve Eşref Paşa olayının hemen sonrasında iki olay daha yaşanmıştır; biri, Binbaşı Cem Ersever’in istifası, diğeri Lübnan’na Bekaa’da PKK başının ateşkes ilanı…

 

İşte Eşref Bitlis olayının şifreleri bunlardır;

Muavenet zırhlısının vurulması ve Irak’a kara harekatının başlatılması(3 Ekim 1992),

Uğur Mumcu’nun öldürülmesi(24 Ocak 1993),

Eşref Bitlis Paşa’!nın uçağının düşmesi ve aramızdan ayrılması(17 Şubat 1993),

Binbaşı Cem Ersever’in istifası(Mart 1993) ve

PKK ile Özal siyasetinin ateşkes yapması(20 Mart 1993)…

 

Bu beş olay birbiri ile bağlantılıdır.

ÖzalABD işbirliği ile yapılan 1991 Körfez Savaşı sonrasında, ABD’li Çekiç Güç Irak kuzeyinde sayıları 20 bin kişiyi bulan silahlı bir güç oluşturmuştur. Bu silahlı güçlerle doğrudan mücadele etmiş bir asker olarak bu olaya tanık benim…

Eylül 1992’de Şemdinli’ye gelen Cumhurbaşkanı Özal ile birlikte gelen Eşref Bitlis, Çekiç Güc’ün oluşturduğu bu tehdidi bizzat benden dinlemiş ve yaklaşan büyük tehlikeyi yerinde görmüştür.

Görülen tehlike şudur; “bu 20 bin silahlı kişi Türkiye’ye giriş yaparsa ve köy ve karakollara saldırırsa Türkiye’yi ateşe boğabilir” düşüncesidir.

Eşref Paşa bu tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmek için, 3 Ekim 1992’de yakın tarihin en büyük kara harekatını Irak’a başlatmıştır, sırf bu tehlikeyi Irak’ta yok etmek ve Türkiye’nin bundan zarar görmesini engellemek için. Harekata katılmış bir asker olarak, bunun da canlı tanığı benim.

ABD, bu harekatı durdurmak maksadıyla Muavenet zırhlımızı bir gözdağı olsun diye vurmuştur ve bu olay hala açığa çıkmamıştır.

Eşref Paşa harekatı bu rağmen durdurmamış ve Türk Ordusu’nun PKK’ya vurduğu ağır darbeler sonucu bu PKK denen örgüt yok olma noktasına getirilmiştir. Buna da yaşayan tanık benim…

Kış geldiği için bu kara harekatı Kasım/Aralık 1992’de yavaşlatılmış ve Mart 93’te son darbeyi indirmek için hazırlıklara başlanılmıştır.

İşte ilk şifre buradadır; Uğur Mumcu Şubat 93’te uğradığı alçakça bir suikast sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu cinayet de çözülmemiştir, tıpkı Muavenet gibi.

Neden Uğur Mumcu?

Çünkü o yıllarda bu ABD’nin, bu Çekiç Güc’ün Irak kuzeyinde bir Kürt devleti kurmaya çalıştığını kamuoyuna anlatan en güçlü kalemdi de ondan!

Zaten Mumcu sonrası bu olayları açık açık yazan da kalmamıştı…

İkinci şifre; Eşref Bitlis olayıdır. Uçağı düşmüş, kendileri aramızdan ayrılmış ve onun ölümü sonrası Irak’a yapılması gereken harekat durdurulmuştur.

Üçüncü şifre; Binbaşı Cem Ersever olayıdır.

Binbaşı Cem Ersever, Özal’ın PKK ile anlaştığını, ateşkes yapılacağını söyleyerek istifa etmiştir. Sonrasında o da tıpkı Uğur Mumcu gibi suikasta kurban düşmüş ve onun cinayeti de çözülmemiştir.

Ve final şifre; 20 Mart 93 ÖzalPKK ateşkesi!

Özal talebi üzerine araya giren Ahmet Türk, Kemal Burkay, Cengiz Çandar gibi kişiler eliyle PKK’nın başı Lübnan’da ateşkes ilan etmiştir!

Ateşkes sonrası en olmuştur?

Eşref Paşa’nın kara harekatıyla yok olma noktasına getirdiği PKK terör örgütü kendisini besleyenlerin eliyle yeniden toparlanmış, Mayıs 1993’te Türkiye’ye salınarak, Bingöl’de 33 askerimiz şehit edilmiş ve Irak söndürülmesi gereken ateş Türkiye’de yakılmıştır!

Bu yakın tarihimizin gerçek olayları üzerinden Eşref Bitlis Paşa kazasına bakıldığında, onun ölümü sonrasında Türkiye’de siyaset yön değiştirmiş ve yok edilmesi gereken PKK’ya yeniden toparlanma, saldırma fırsatı ve imkanı verilmiştir.

Eşref Bitlis Paşa sonrasında Irak’a yapılması gereken harekat durdurulmuştur.

Türkiye 1993 yılında 538 şehit vermiştir.

 

Şimdi sorabiliriz; Eşref Bitlis olayı bir kaza mıdır?

Unutmayınız ki siyasi cinayetler çözülmemek üzere kurgulanır…

Siyasi cinayetler yabancı istihbarat ajanlarının o ülkeye sızdırılmış köstebekleri eliyle işlenir…

Ve bu köstebekler her yerdedir…

Bu köstebekleri yer altına gömebilecek tek güç; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir!

 

Erdal Sarızeybek

Normal 0 21 false false false TR XNONE XNONE

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haber www.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırma www.bilgeturkstrateji.com
Video Haber www.bilgeturktv.com
Özel Haber www.e-sarizeybek.com
KİTAP www.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ