Diyanet Aylık Dergisi’nde yayınlanan bir makalede Atatürk dönemi ‘kanlı diktatörlerle’ aynı kefeye konuldu.

'ÜLKE NİMETLERİNİ KENDİ ARALARINDA PAYLAŞAN BİR GRUP İMTİYAZLI'

Diyanet Aylık Dergisi'nde de Prof. Dr. Adnan Bülent Baloğlu tarafından kaleme alınan “Kıyametin Tellalları” başlıklı makalede, Atatürk ve İnönü dönemleri ‘kanlı diktatörlerle’ aynı satırda sayıldı ve bu dönem ‘'ülke nimetlerini kendi aralarında paylaşan bir grup imtiyazlı' olarak anlatıldı. Sözcü'de yer alan habere göre, Baloğlu'nun yazdığı makalede, şu ifadelere yer verildi:

'ZULÜM İŞKENCE, PSİKOLOJİK BASKI'

"Aydınlanma sonrasında şahlanan seküler ideolojilerin hedefi, Tanrı'yı ve izlerini sosyal hayattan uzaklaştırmak, irrasyonel ve hurafeden ibaret gördükleri dini yasaklamaktı. Gel gör ki, seküler ideolojiler hiçbir yerde karın doyurmadı. Üstelik seküler cennet hayalleri milyonların canına mâl oldu!

Fikirler, ideolojinin kalın zırhına büründürüldüğünde zulmün, işkencenin ve psikolojik baskıların aracına kolayca dönüşebilirlerdi ve nitekim hemen her yerde bu gerçekleşti. Kutsallaştırılan ideolojilerle tarihe, geleneğe, kültüre, dinî kimliklere acımasızca saldırıldı".

'KANLI DİKTATÖRLÜKLER, TEK PARTİ REJİMİ...'

"Büyük bir kısmı aldatmacadan ibaret olduğu halde Müslüman halklara dayatılan bu toptancı, totaliter, teokratik düzenler sahiplerinin nazarında eşsiz birer dünyevi cennet tasarımıydı. Irak ve Suriye'nin Arap ırkçılığına dayalı Baas rejimleri; Körfez ülkelerinde şekilci, ahlaki muhtevadan yoksun şeriat düzenleri; Kuzey Afrika'nın, Türkiye'nin, otoriter, seküler tek parti rejimleri; Endonezya'da önce Sukarno'nun, ardından Suharto'nun kanlı diktatörlükleri…”

'ÜLKE NİMETLERİNİ KENDİ ARALARINDA PAYLAŞAN BİR GRUP İMTİYAZLI'

"Ve daha niceleri… Afganistan'da, İran'da, Malezya'da, Yemen'de, Uganda'da… Hemen her yerde… Hepsi halklarının özgürlük, adalet, eşitlik ve temsil taleplerine kulak tıkayan ama dünyevi cennet vaadinde birbiriyle yarışan, ideolojiler üzerine kurgulanmış bir dizi rejimdi… Güce ve iktidara sımsıkı yapışan, ülke nimetlerini kendi aralarında paylaşan, dünya dinden arındırılırsa her şeyin güllük gülistanlık olacağı fikrine gönülden iman eden bir grup imtiyazlının rejimleriydiler!"

NELER OLUYOR?

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 9 Kasım'da Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Kadir Mısıroğlu'nu ziyaret etmiş ve bu görüşme 10 Kasım'da medyaya yansımıştı. Erbaş'ın istifası istenmiş ve tartışmalar bugüne uzanmıştı.

KEŞKE YUNAN GALİP GELSEYDİ DİYEN...

Cumhuriyet aleyhine söylemleriyle bilinen Kadir Mısıroğlu, 28 Mayıs'ta 'Cumartesi Sohbetleri' adlı programında yaptığı konuşmada Kurtuluş Savaşı ile ilgili konuşmuş ve 'Bizim gavurumuz elin gavurundan daha şiddetli' diyen Mısıroğlu konuşmasında "Beni tefe koyarlar ama keşke Yunan galip gelseydi. Ne hilafet yıkılırdı. Ne şeriat yıkılırdı. Ne medreseler lağvedilirdi. Ne hocalar asılırdı. Hiçbiri olmazdı" ifadelerini kullanmıştı.

Kaynak: Diyanet Dergisi Kasım 2018/ Yeniçağ

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ