Politika
24 Ekim 2018 ( 10138 görüntülenme )

Danıştay ağır vurdu!.. 'DEVAM EDEN DAVADA GÖRÜŞ BEYAN EDİLMEZ'

Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Saray'da düzenlenen Danıştay Sempozyumu'nda, Öğrenci Andı ile ilgili karara hükümet cephesinden gelen eleştirilerle ilgili açıklamalarda bulundu. Güngör özetle şunları söyledi:

‘YARGI KARARLARI TOPLUM DEĞERLERİYLE ÇELİŞMEMELİ’

"Danıştayın faaliyetlerinde tabi olduğu tek ilke kuşkusuz hukukun üstünlüğüdür. Unutulmamalıdır ki, hukuki güvenlik ilkesi, hukukun üstünlüğünün temel unsurlarındandır. Türk milleti adına karar veren hakimlerin, hukukun evrensel ilkeleri yanında özellikle içinde yaşadıkları toplumun değerleriyle çelişmeyen, adalet duygusunu güçlendiren kararlarıyla güven yaratan bir yargı düzeni, hepimizin arzusudur."

‘YARGI SÜRECİ DEVAM EDERKEN GÖRÜŞ BİLDİRMEK GÜVENİ SARSAR’

"Danıştayın verdiği karaların hukuki sınırlar içinde bilimsel yönden eleştirilmesi mümkündür. Yargı mensupları olarak kararlarımızın bilimsel eleştirisine her zaman açığız.Yargı kararlarının taraf menfaati bakışıyla değil, objektif, bilimsel kriterlere göre değerlendirilmesinin hukukun gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Yargılama süreci devam eden bir dava hakkında görüş beyan edilmesinin, hukuka, adalete ve yargıya olan güveni sarsacağı unutulmamalıdır."

ERDOĞAN KONUŞTU, MEB HAREKETE GEÇTİ

MEB Danıştay'ın 'Andımız' kararını temyize götürdü. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Danıştay’ın aldığı ‘Andımız’ kararını temyiz ederek yürütmenin durdurulmasını istedi.

BUGÜN NELER OLDU?

Cumhurbaşkanı Erdoğan Danıştay sempozyumunda yaptığı konuşmada, Danıştay'ın 'Andımız' kararını eleştirerek "Böyle bir şey olamaz. 2013'ten 2018'e kadar neredeydeniz? 2018'e kadar niçin acaba bu konuda bir karar verilmedi de şimdi veriliyor? Şimdi mi aklınıza geldi?'' diye konuştu. Erdoğan konuyla ilgili olarak şunları söyledi;

‘YARGI ORGANLARI KANUNİ ÇERÇEVEYE SADIK KALMALI’

“Yargı organlarının kanuni çerçeveye sadık kalarak hareket etmesi, diğer kurum, kuruluş ve şahısların tavırlarından çok daha önemlidir. Bu konuda yaşanacak en küçük ihmal ya da ihlal, milletimizin yargıya olan güvenini zedelemekle kalmayacak, aynı zamanda yönetimde de telafisi zor zararlara sebebiyet verecektir.”

‘DANIŞTAY KARAR ORGANIYSA BİZ BURADA NİYE DURUYORUZ’

"Şura-yı Devlet diyorsak, Danıştay olarak bir istişari organ olarak bunu değerlendiriyorsak o zaman bir istişari organ görevini ifa etmesi gerekir. ‘Yok ben karar mercisiyim’ diyorsa o zaman biz burada niye duruyoruz?”

DANIŞTAY ANDIMIZLA İLGİLİ NE KARAR ALMIŞTI?

Danıştay 8. Dairesi, ilköğretim okullarında uygulanan "Öğrenci Andı"nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etti. 'Andımız' artık okullarda okunulacak.

Danıştay 8. Dairesinin oy çokluğuyla aldığı kararda, "Öğrenci Andı" başlıklı yönetmelik maddesinin, 8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesiyle kaldırıldığı hatırlatıldı.

‘1933’TEN BERİ UYGULANIYOR’

Kararda, Hukuk güvenliğinin; normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, idarenin de düzenleyici işlemlerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı ifade edilen kararda, öğrenci andının 1933'ten bu yana uygulandığı kaydedildi.

Metinde yer alan kavram ve ilkelerin Anayasa'da anlamını bulan kavram ve ilkeler olduğu, milli eğitim sisteminin kanun ve yönetmelikle belirlenen, düzenlenen temel amaçlarını ortaya koyduğu belirtilen kararda;

‘İDARENİN HAKLI BİR GEREKÇESİ YOK’


"İdari istikrar oluşturacak biçimde çok uzun zamandır bütün devlet okullarında ve hatta özel okullarda genç nesillerin anayasal vatandaşlık temelinde aidiyetini güçlendiren ve öğrencilerde değer oluşumuna katkı sunan ve her sabah ders başlamadan önce okutulması şeklinde uygulanan öğrenci andının kaldırılması, ancak bu değişikliği hukuka uygun kılacak bir bilimsel gerekçeye dayanması halinde olanaklıdır. Aksi tutum, idarenin sahip olduğu düzenleme yetkisini ve takdir hakkını hukuka uygun kullanmadığı anlamına gelecektir." denildi.

Kararda, dava konusu düzenlemeyle öğrenci andının kaldırılmasını gerekli kılacak idarece yaptırılmış eğitim biliminin gerekleri ve pedagojik formasyon ilkeleri bakımından değerlendirmeler içeren dava dosyasına sunulmuş araştırma, inceleme ve tespit bulunmadığı da bildirildi.

Söz konusu öğrenci andının uygulanmaya başlamasından itibaren dayanağını teşkil eden anayasal ve yasal kurallarda bir değişiklik olmadığı gibi bu kuralları şekillendiren ve metinde de yer alan toplumsal değer yargılarının ve ilkelerin değişmesinin de mümkün olmadığı aktarılan kararda, şu tespitlere yer verildi:

‘ÖĞRENCİ ANDININ KALDIRILMASININ HUKUKİ BİR TEMELİ YOK’

"Dava konusu kararı hukuki bir zemine oturtacak, idarenin takdir hakkını ve düzenleme yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca kullandığını ortaya koyacak yeterli bilimsel gerekçenin bulunmadığı;

Türk Devletini ve milletini ebediyete kadar yaşatacak, çağdaş uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak, toplumun ve kişilerin refah, huzur ve mutluluğunu sağlayacak yeni nesillerin yetiştirilmesi olan milli eğitim sistemimizin temel amaçlarını gerçekleştirmesini içeriği itibarıyla sağlamaya yardımcı olabilecek nitelikteki öğrenci andının kaldırılmasına ilişkin değişikliğin haklı ve hukuksal temellere dayandırılmadığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.

Kaldı ki davalı idarenin savunma dilekçesinde dile getirdiği andın uygun olmayan hava koşulları ve fiziki koşullarda dahi söylenmesine ilişkin olarak ileri sürdüğü hususlar, öğrenci andının özüne ilişkin olmayıp icra ediliş şekline ilişkin olup, iddialar andın kaldırılmasını gerekli kılacak nitelikte görülmemiştir."

Kaynak: AA/ Sözcü/birgün

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ