Reklamlar
Anasayfa » Haber
08 Aralık 2016 ( 2480 görüntülenme )

Ve ABD Savcısı Erdoğan'a Uzandı!

İş şantaja dönüşecek!
  ABD SAVCISI ERDOĞAN’A UZANIYOR
 
17 Aralık'ta internete düşen ve rüşvet görüşmesi olarak medyaya yansıyan ses kaydında, Erdoğan olduğu iddia edilen kişinin ‘kucağımıza oturacak’ dediği işadamı ve şirketi, Reza Zarrab'ı tutuklatan Savcı Bharara’nın iddianamesinden çıktı.
 
Başsavcı Preet Bharara'nın ABD'de tutuklanan Reza Zarrab için hazırladığı iddianameden, 17 Aralık sürecinde internete düşen ve Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen konuşmanın izleri çıktı.
 
"KUCAĞA OTURACAKLAR SAKIN ALMA"
 
O günlerde Youtube’a yüklenen kayıtta; Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen konuşmada, Sıtkı Ayan adlı işadamının 10 Milyon dolar rüşvet vermesi konusu görüşülüyor. 17 Aralık sürecinde çok konuşulan ses kaydında; Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan’a “Kucağa oturacaklar, parayı kesinlikle alma. Ne söz verdiyse onu getirecekse getirsin, getirmeyecekse gerek yok. Bunlar ne zannediyorlar bu işi ya” dediği öne sürülmüştü.
 
"SITKI AYAN 35 MİLYARLIK İŞİ İHALESİ ALDI"
 
İlerleyen günlerde ses kaydındaki 'kucağa oturacaklar' sözünün sırrı da çözüldü. Ses kaydında “kucağa oturacağı” söylenen Ayan’ın, cumhuriyet tarihinin en büyük doğalgaz işlerinden birisini ihalesiz aldığı belirlendi. Yıllık iş hacmi 35 milyar lira olan İran ve Türkmenistan gazının Avrupa’ya taşınması işi Sıtkı Ayan’ın Turang şirketine verildi.
 
 
ZARRAB'I TUTUKLAYAN SAVCI'NIN YOLU, AYAN'A ÇIKIYOR!
 
Başsavcı Preet Bharara'nın hazırladığı iddianame ile  Erdoğan'a ait olduğu iddia edilen ses kaydındaki 'kucağa oturacak' denilen iş adamı Sıtkı Sayan'ın yolu da tam burada kesişiyor.
 
Savcı Bharara'nın hazırladığı iddianamede Reza Zarrab'ın yasadışı para hareketleri anlatılırken Mapna Group özellikle vurgulanıyor. Mapna'nın Türkiye'de kurduğu iki şirketten biri, İTO kayıtlarına göre Sıtkı Ayan'ın ortak olduğu MS şirketi.
 
Bu ayrıntı Reza Zarrab'ın Türkiye'deki siyasilerle ilişkisini ortaya koyarken, Savcı Bharara'nın başlattığı soruşturmanın uzanacağı yerler hakkında da fikir veriyor.
 
SORUŞTURMANIN UCU WİKİLEAKS BELGELERİNE KADAR GİDİYOR
 
Savcı Bharara'nın iddianamesindeki bilgiler, WikiLeaks belgelerinde de yer alıyor. Wikileaks belgelerine göre; ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne ait belgede, 22 Şubat’ta Türk gazetelerinde İran ile Türkiye arasındaki bir yatırım projesi imzalandığı belirtiliyor.
 
Buna göre yeni doğalgaz boru hattı ile İran gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı vurgulanıyor ve bu yatırım işbirliğinin ise 2007 ve 2008 yıllarında imzalanan ilk anlaşmalara istinaden yapılacağına dikkat çekiliyordu.
 
ABD Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Dale Eppler, söz konusu işbirliği konusunda daha fazla bilgi edinmek amacıyla BOTAŞ Başkanı Saltuk Düzyol’a başvuruyor. Ancak Düzyol, şirketinin bu projeyle ilintili olmadığını ve projenin özel bir şirkete verildiğini belirtiyor.
 
Sonuç olarak söz konusu İran projesindeki özel şirketin Som Petrol AŞ olduğu belli olmuş ve şirketin Sıtkı Ayan sahipliğinde olduğu anlaşılmıştı.
 
Som Petrol, 22 Temmuz 2010’da İran ile 1 milyar Avro’luk boru hattı inşası anlaşması yapmıştı. Şirketin İstanbul Ticaret Odası (İTO) kayıtlarında 10 milyon lira sermayesi görünüyor. Ancak şirketin merkezinin Londra’da olduğu ve sermayesinin de milyar dolarları bulduğu ifade ediliyor.
 
SES KAYDI, WİKİLEAKS BELGELERİ VE BHARARA'NIN İDDİANAMESİ ÖRTÜŞÜYOR
 
Tüm bu ayrıntılar, 17 Aralık sürecinde yayınlanan ses kaydı ile Wikileaks belgeleri ve Savcı Bharara'nın iddianamesinin örtüştüğünü ortaya koyuyor. Dönemin Başbakanı Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçen ve '10 milyon liralık rüşvet konuşması' şeklinde medyaya yansıyan ses kaydını bugün daha anlamlı hale getiriyor(Haberdar).
 
Haber böyle ve şimdi ne olacak?
 
Anlaşılan o ki bu davanın içine Türkiye’den özel kişiler alınacak ve iş siyasi şantaja dönüştürülecek…
 
Ne şantajı; çözüm sürecine geri dönülüp PKK terör örgütünün siyasi muhatap alınması, buna karşılık anayasa-başkanlık ile PKK2nın istediği özerkliğin verilmesi(yerel yönetimlere özerklik şekliyle).
 
Öte yanda Suriye’de PYD/YPG’nin, Irak’ta KDP/KYB’nin siyasi muhatap alınarak merkezi yönetimde bağımsızlığa dönüşecek bir federal/özerk  yapılara kavuşturulması ve Türkiye tarafından desteklenmesinin sağlanması…
 
Kısaca bu iş: SEVR’e gidiyor!
 
Bundan kurulmanın tek yolu 17/25 Aralık dosyasını yeniden açarak Türkiye’de yargıyı harekete geçirmektedir.
 
Bu durumda kendi yargısını başlatan Türkiye, ABD savcısı eliyle uluslararası şantajdan kurtulabilecektir!

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Rusya ABD'yi Uyardı! Azerbaycan'dan Ermenistan'a Kurşun Gibi Yanıt! Güvenlik Toplantısı'nda Flaş Gelişme! Dikkat! Ölümcül Virüs Hortladı!

Bakmadan Geçme!

KAPAT
“IŞİD ile mücadele bahanesiyle PKK’ya silah desteği istenmesini esefle karşılıyoruz”