New York'ta bir mahkeme, ABD Başkanı Donald Trump'ı, yardım kuruluşu Trump Vakfını siyasi ve ticari kâr amaçlı kullandığı gerekçesiyle 2 milyon dolar cezaya çarptırdı ve vakfın kapatılmasına karar verdi

TRUMP’A 2 MİLYON DOLAR CEZA
Hakim Saliann Scarpulla, yardım kuruluşu Trump Vakfının siyasi ve ticari çıkar amaçlı kötüye kullanılmasından dolayı Trump’ın 2 milyon dolar ceza ödemesine karar verdi.

Scarpulla, ayrıca, Trump Vakfının kapatılması ve vakfa ait 1,7 milyon doların diğer vakıflara aktarılması kararı aldı. New York Başsavcılığı geçen yıl yardım vakfı konusunda ABD Başkanı Trump ve ailesine karşı açtığı davada 2,8 milyon dolar ceza ödenmesi talebinde bulunmuştu( Sözcü, 8 Kasım 2019).

SARIZEYBEK: 'USTA'NIN GÖREMEDİĞİ SİYASİ TUZAK'

Emekli Albay Erdal Sarızeybek son kitabı ‘Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak’ adlı kitabında vakıf, tarikat ve cemiyetlerin FETÖ ile bağlarını araştırdı. Buradan yola çıkan Sarızeybek 17/25 Aralık ve 15 Temmuz’un perde arkasındakilerine ulaştı. Kitapta Sarızeybek şöyle diyor;

SARIZEYBEK: TÜRKİYE’DE VAKIFLAR NE YAPIYOR

Türkiye’de vakıflar, tarikatlar, cemaatler üzerinden siyasete ve ticarete yelken açılması 1949 yılında ABD ile yapılan İkili Anlaşmayla başlıyor. Cumhuriyet okulları kapatılıyor yerini tekkeler alıyor. İlk açılan tarikat Halidi Nakşibendi Tarikatı. Bunu İlim Yayma Cemiyeti izliyor, ardından Suudi sermayesi vakıflar ve finans kurumları üzerinden Türkiye’ye doluşuyor. Buradan gelen güçle Halidi Nakşibendi Tarikatı devleti istemeye başlıyor. İlginçtir bu süreç İsrail’in kuruluş süreciyle eşzamanlıdır.

NAKŞİBENDİTARİKATI SİYASETE SOYUNUYOR

Tarikata biçilmiş bu misyona uygun olarak yetiştirilen ilk siyasetçi Özal ve Erbakan oldu. Milli Nizam Partisi, 1970 yılında kuruldu. Usta ise o günlerde 15 yaşındaydı. Dergahın merkezi sayılan Fatih’teki İskender Paşa Camii’ne gidip sohbetlere katılıyordu. Sık gidemiyordu çünkü sohbetler öğleden sonraydı. Bu saatlerde Camialtıspor’un maçlarına gitmek zorunda kalıyordu, malzemecinin yardımcısıydı. 

Aynı semtteki Nakşibendi İsmailağa Camii müritleri gibi sakal bırakmadı, şalvar, cüppe giymedi. Kravata karşı değildi, parti toplantılarında takım elbise giymeye özen gösteriyordu. Türkiye’de artık tarikat bilindik şeyh profilinden çıkmış, takım elbiseli kravatlı bir şekle bürünerek devlet yönetmeye adım atmıştı.

FETULLAH GÜLEN TARİKATIN ARVASİ TEKKESİNDEN

Bu noktadan geriye dönüp tarikatın ilk yıllarına baktığımızda ise Bitlis yöresinde en etkili ismin Seyit Taha’nın halifesi Sıbgatullah Arvasi olduğunu görüyoruz. Said Nursi bu tekkede yetişmişti. Gülen’in dini temelinde Said-i Nursi olduğu düşünüldüğünde, buna Necip Fazıl Kısakürek ile Hüseyin Hilmi Işık da eklendiğinde geçmişten günümüze bu ilişkilerin siyasi boyutunu görmek artık insanın hayal gücüne kalıyor.Bu noktada artık karşımızda siyasete açık ve din üzerinden gittiği için teo-stratejik bir güç odağına dönüşen bir yapı çıkıyor. Uğur Mumcu bu yapıyı şöyle resmediyor;

‘PARA İMPARATORLUĞU’

‘Faizsiz bankalar, bu bankaların kurucuları, bu banka kuruluşlarının siyasal etkinlikleri ve bu finans kurumlarına ayrıcalıklar… İlim Yayma Cemiyeti ve Aydınlar Ocağı’ndan gelip Suudi ortaklıklarıyla güçlenen, gün geçtikçe büyüyen bir para imparatorluğu’ …

İLİM YAYMA CEMİYETİ’NİN MİSYONU NE?


İşin aslı Tarikatın gün yüzüne çıkışı, siyasetçilerin yetiştirilmesi ve derken siyasi sivil toplum çatısı altında teşkilatlanmaya geçilmesi hep aynı zincirin bir halkası. Belki de İlim Yayma Cemiyeti’nin, 1 Ekim 1951, kurulmasıyla bu zincire en büyük halka eklenmiş oldu. Özal biraderler yine baştaydı. İşte kurucuları; ‘Turgut ve Korkut Özal, Muammer, Sabahattin, Abidin, Mustafa ve Eymen Topbaş, Yusuf Türel, Prof. Ayhan Songar, Prof. Nevzat Yalçıntaş, Mehmet Aydın, Prof. Salih Tuğ, ve sanayici İbrahim Bodur.’

GÜNÜMÜZDE VAKIFLAR VE TARİKAT NEREYE KOŞUYOR

Öyle zengin bir akademi kadrosuyla kurulmuş ki görseniz şaşarsınız; ‘Fahrettin Kerim Gökay, Prof. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Prof. Kazım İsmail Gürkan, Prof. Ömer Celal Saraç, Prof. Mustafa Şekip Tunç, Prof. Sıddık Sami Onar, Prof. Kerim Erim, Prof. Ali Fuat Başgil, Prof. Yavuz Abadan, Prof. Nihat Reşat Belger, Dr. Adnan Adıvar, Prof. Şükrü Baban…

Yine ilginçtir İlim Yayma Cemiyeti’nde başlayan yolculuklar devletin tepe noktasındaki makamlara ulaşmakla son buluyor…

TÜRGEV NEREDE DURUYOR

Şimdi tarikatın bu görünen yüzüyle bugün yaşadıklarımız yan yana getirildiğinde doğal olarak insan aklı, belediyelerden aldığı ‘bedelsiz’ arsa, bina, yurt, okul gibi desteklerle çığ gibi büyüyen bu yeni vakıfların başkanları, kurucuları ve üyeleri ile tarikat arasındaki bağları merak ediyor.

Allah’ın insanoğluna bahşettiği en büyük lütuf olan akıl bu noktada durmuyor. Usta’nın öncülüğünde kurulan ve oğlu Bilal’in liderliğinde başta Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV)’in bu teo-stratejik yapılanma içerisindeki yerini anlamaya çalışıyor. Bu teo-stratejik yapılanma ile bugün Türkiye’ye karşı konumlanmış küresel projeler arasında ne gibi bir bağ olabilir, onu düşünmeye başlıyor. Zaten mesele tarikatın küresel boyutuna gelince işin rengi değişiyor…

Kim bunlar?

Erdal Sarızeybek
Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ