Dünya
08 Aralık 2016 ( 2410 görüntülenme )

Türkiye'de muhalefet tarihi bir yanılgıya düşmüştür...

2015 genel seçimlerinde ne olacak?
 21 Mart 2015, Nevruz,  Diyarbakır'da ne oldu?
Türk Milleti'ne ait olan siyasi egemenlik, AKP eliyle PKK terör örgütü başına devredildi.
Bunun siyasi sonuçları 2015 Haziran genel seçimlerinde kendini açıkça gösterecektir.
Peki, AKP Hükümeti egemenliği devredebilir mi?
Hayır...

Bugün Diyarbakır'da ne oldu?
Türkiye'de kamuoyunun aklı kilitlendi.
Neye kilitlendi?
AKP-PKK eliyle yürütülen sürece kilitlendi. Barış kardeşlik laflarıyla süslenen sürece kilitlendi. Oysaki bu süreç bir terörü bitirmek süreci değil! Bu sürecin ardında kamuoyuna söylenmeyenler var ama akıl kilitlenince olayın perde arkasının görülmesi böylece engellenmiş oldu.
Peki, nedir perde arkası...

Bugün hala Türkiye’nin nereye gittiğini anlamak ve görmek istemeyenler var.
Siyasetçi olup da ‘ AKP hükümeti bize süreç hakkında bilgi vermiyor, ne olup bittiğini bilmiyoruz’ diyenler var.
Şehit haberleri gelmiyor artık’ diyerek sevinenler var…
Oysaki süreç işliyor, süreç ilerliyor ve her şey gözlerimizin önünde olup bitiyor...
 
Süreç şudur:
- ‘İleri demokrasi’ denilerek insanlarımız etnik ve dinsel temelde ayrıştırılıyor.
Neden mi?
Birlik olup güç olmasınlar diye…
 
- ‘İnsan hakları’ denilerek Kürt etnik kimliği üzerinde ülkemizin bir kısmında PKK devlet içinde devlet oluyor ve çaresizliğe düşürülen halkımızın yönetimi ele geçiriliyor.
Neden mi?
Doğu Anadolu’da PKK üzerinden tampon bir yönetim kurularak Anadolu ile Asya’nın bağını kesmek için...
 
- ‘Dinlerarası diyalog’ adıyla Anadolu’da Haçlı misyonerliğinin kapısı açılıyor, zemin hazırlanıyor.
Neden mi?
Anadolu’daki Müslüman Türk Milletini Hıristiyanlaştırmak için...
 
- ‘Özel okullar’ denilerek milli eğitimden uzaklaşılıyor, en zeki çocuklarımız sınavlar yoluyla elimizden alınarak devşiriliyor.
Neden mi?
Milli benliğine yabancı, tarih ve kültürüne yabancı kimliksiz bir nesil yetiştirmek için…
 
- ‘Özelleştirme’ denilerek Anadolu’nun zengin yer altı ve yer üstü kaynakları yabancılara devrediliyor.
Neden mi?
Türk Milleti ve Devletini fakirleştirmek için...
 
- ‘Kod Ergenekon, kod Balyoz’ denilerek Türk Ordusu etkisizleştiriliyor.
Neden mi?
Kıbrıs’ta Rumlar, Irak’ta Barzani, Kafkas’ta Ermeniler, Ege’de Yunanlılar ve Ortadoğu’da İsrail’in kolay hakimiyet kurmalarını sağlayabilmek için...
 
- “Sıfır sorun politikası” denilerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti yalnızlaştırılıyor.
Neden mi?
Komşularıyla ittifak kurup güçlü olmasını önleyebilmek için...
 
- ‘Çocuğunu sevindir, şimdi al seneye öde’ denilerek Türk Milleti borçlandırılarak sessizleştiriliyor.
Neden mi?
Borçlu kalıp ses çıkarmasın, bu sürece tepkisiz kalsın için.
 
Ve tüm bunlar da neden yapılıyor biliyor musunuz; Anadolu’nun insan ve ekonomik kaynak yönetimini ele geçirmek, Anadolu’daki Türk varlığı ve kimliğini zaman içerisinde tarihten silmek ve böylece Haçlı seferlerini sona ulaştırmak için; eski Roma ve Bizans’ı yeniden dünyaya getirmek için…
 
Ve bugüne baktığımızda gördüğüm büyük kıskaçtır; bir yanda çözüm denilen siyasi projeyi işleterek PKK üzerinden Hoybun gibi bir ittifakla tampon yönetim kurmak, diğer yanda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetimini ele geçirmek ki bu halde zaten tampon yönetime de ihtiyaç kalmayacaktır.
 
İşte gidişatımız budur, çözüm süreci denilen şey de budur.
Bin yılı aşkın bir süredir Anadolu’yu silah gücüyle elimizden alamayanlar kılık değiştirmiş, elinde para dolu çantalar, elinde Kuran’ı Kerim, ağzında besmele olan bir siyasetle karşımıza çıkmışlardır.
Yüzyıllardır Türk yurdu ve ulusuna tertiplenmiş büyük suikastın günümüzdeki yüzü işte budur.

Diyarbakır'da bugün bu süreci halka yaymak ve halkın sayısı üzerinden siyasi sonuçlar almak için ileri bir adım atılmış ve İmralı'daki cani Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan insanlarımızın AKP destekli lideri pozisyonuna taşınmıştır.
Bunun siyasi sonuçları 2015 Haziran seçiminde ortaya çıkacaktır.
Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan halkımızın siyasi iradesi doğrudan PKK terör örgütü ipoteği altına girmiştir.
Muhalefet bu duruma gözyummakla tarihsel bir yanılgıya düşmüştür. 

Burada asıl mesele bu tehlikenin arkasında yatanları görebilmektir, tıpkı yukarıda açıkladığımız gibi. 
Bu süreç AKP eliyle yürütülmektedir, PKK eliyle desteklenmektedir ancak bu süreç bir AKP-PKK Projesi değildir!
Bu; Mustafa Kemal'in sözüyle Türk Milleti'ne karşı yüzyıllardır sürdürülen büyük bir suikastın artık gün yüzüne çıkışıdır.
Ancak bu tehlikeyi gören Türk Milleti sağduyusunun gücüyle bu Büyük Suikast’ı tıpkı Lozan’da sonuçsuz bıraktığı gibi bertaraf etmesini bilecektir.
 
 
Erdal Sarızeybek
 
Kaynak:  Büyük Suikast, 2014.  

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haber www.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırma www.bilgeturksam.com
Video Haber www.sarizeybek.tvfran
Özel Haber www.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAP www.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ