KUZEY Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, KKTC'nin 35´inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Anıtı'nda düzenlenen törende anıldı.

Törene, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, Başbakan Tufan Erhürman, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ve Rauf Denktaş´ın oğlu Maliye Bakanı Serdar Denktaş, askeri yetkililer ve protokol katıldı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı anıta çelenk bıraktıktan sonra saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu, Türk ve KKTC bayrakları göndere çekildi. Cumhurbaşkanı Akıncı, anıt özel defterini imzaladıktan sonra tören son buldu(DHA)

SARIZEYBEK: ‘SON KEZ GÖRDÜM’

Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’ın hayata gözlerini kapamadan hemen öncesi, Ocak 2012’de,Yeniçağ Öğrenci Platformu davetlisi olarak Kıbrıs’a gitmiştik, bir konferans için, konu; PKK Terör Örgütü ve Kıbrıs idi… Kıbrıs’ta ilk ziyaretimiz Sayın Cumhurbaşkanı’na oldu, Kuzey Kıbrıs Türk Devleti ilk Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’a, konutunda ve hasta yatağında.

Gözleri ışıldadı bizi görünce, elbet o da izliyor haberleri, biliyor ne yolda koştuğumuzu. Işıl ışıl gözlerinde bir tarih gördüm ve heyecanla ilk sözü aldım:

- Türk Tarihi’ne altın bir sayfa eklediniz Sayın Cumhurbaşkanım. Gelecek nesiller sizi hatırlayacak ve gurur duyacaktır yaptıklarınızla.

Yüzüme baktı endişeli bir tavırla, sessiz ama derin bir sesle:
- “Umarım bu sayfayı koparmazlar” dedi.

- Asla dedim Sayın Cumhurbaşkanım, asla… Yetişen nesiller sizin nasıl zorlu bir mücadele ile bir Türk Devleti yarattığınızı biliyor. Bu devlet dünya durdukça yaşayacaktır.

- “Umarım öyle” olur, dedi, yine sessizce ama düşünceli. Elini öptüm, bir daha öptüm ve O’nu düşünceleriyle başa başa bırakıp ayrıldım…

‘KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ AB’YE ÜYE OLMADAN RUMLARLA ÇÖZÜM OLMAZ’

Bugün ki şartlarda AB üyesi olan, üstelik AKP siyaseti eliyle üyeliği tanınan Rumların Kıbrıs’taki Türklere verecek artık bir şey yoktur. Sayın Denktaş’ın gözlerinde paylaştığım endişe de buydu. Çünkü şartlar artık eşit değildir;bir tarafta dünyaca tanınan ve AB üyesi zengin Rum, diğer tarafta Türkiye’den başka kimsenin tanımadığı fakir Türk, şartlar eşit değil.
Böyle çözüm olmaz, bu şartlarda çözüm de bulunmaz.

Kuzey Kıbrıs Türk Devleti ya AB’ye tam üye yapılıp Rumlarla eşit şartlarda masaya oturmalı ya da Türkiye, AB Gümrük Birliği anlaşmasını askıya alıp Kıbrıs ile ticareti başlatmalı ve Kıbrıs Türk Devleti’ni dünyanın tanıması için tüm diplomatik güçlerini seferber etmelidir.

Hatay gibi bir çözüm bulup Anavatan’a ilhak olmak artık bir çözüm gibi görülmemeli, Kuzey Kıbrıs Türk Devleti bağımsız ve özgür bir devlet olarak varlığını sonsuza dek sürdürmelidir. Savaşla kazandıklarımızı masa başında kaybetmek, Türkiye ve Türk Milleti’nin kabul edeceği bir çözüm olamaz!

Ellerinizden tekrar öpüyorum Sayın Cumhurbaşkanım, nur içinde, cennet mekanınızda huzur içinde yatınız, Türk Tarihi’ne güç kattığınız için, Türk Tarihi’ne altın bir sayfa ekleyerek Türk Devleti Bayrağı’nı Akdeniz’de dalgalandırdığınız için şükranlarımızı kabul ediniz.

Size sözümüz sözdür Sayın Cumhurbaşkanım; Kıbrıs’ta ve Anadolu-Trakya’da Türk Bayrağı hep yükseklerde dalgalanacaktır sonsuza dek…

Erdal Sarızeybek

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ