Bununla beraber Babil’e duyulan öfke, diğerlerinden çok farklıdır. Babil, bu kehanette bir kıza benzetilerek cinselliği ile alay edilmekte ve aşağılanmaktadır: - “…Ey Babil, erden kız, in aşağı, toprağa otur. Ey Kildani kızı, tahtın yok artık, yere otur. Bundan böyle, ‘Nazik, narin’ demeyecekler sana. Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, çıkar peçeni, kaldır eteğini. - - Baldırını aç, ırmaklardan geç. Çıplaklığın sergilenecek, mahrem yerlerin görünecek. Öç alacağım, kimseyi esirgemeyeceğim. Bizim kurtarıcımız İsrail’in Kutsalı’dır. Tanrı diyor ki, Ey Kildani kızı, Karanlığa çekilip sessizce otur. Çünkü bundan böyle ‘Ülkeler kraliçesi’ demeyecekler sana. Halkıma öfkelenmiş, mirasım olduğu halde onu bayağılaştırıp eline teslim etmiştim. Ama sen onlara acımadın, yaşlılara bile çok ağır bir boyunduruk yükledin…- - Ne var ki, felakete uğrayacaksın. Onu durduracak büyü yok elinde, başına gelecek belayı önleyemeyeceksin. Üzerine ansızın hiç beklemediğin bir yıkım gelecek… Gençliğinden beri alışveriş ettiğin herkes kendi yoluna gidecek, seni kurtaran olmayacak. ” Ne yazık ki, tıpkı Peygamber Yeşaya’nın öngördüğü gibi, Babil/ Irak vuruldu, kimse yardımına gitmedi, kimse de kurtarmadı, aksine Türkiye bu savaşta İsrailoğulları yanında yer aldı, tıpkı Libya ve Suriye savaşlarında yer almış olduğu gibi. Bu tavrıyla Türkiye, Yahudi Peygamber Yeşaya’ın kehanetinin doğrulanmasına da bir ölçüde yardım etmiş oldu. İncil’de de Babil’e duyulan öfke dile getirilmektedir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ