Genel
24 Temmuz 2021 ( 3954 görüntülenme )

Meydan 'Lozan 2023'te bitecek mi'

Cumhuriyet tarihi uzmanı Sinan Meydan, Sözcü’ye konuştu. Meydan, Lozan Antlaşması 100 yıllık mı? 2023'te sona mı erecek? sorusuna '
En komik Lozan yalanlarından biri de budur. Lozan'ın hiçbir maddesinde, ekinde veya protokolünde bu antlaşmanın 2023'te veya başka bir zaman sona ereceğine yönelik madde yoktur. Lozan Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusudur, Türkiye Cumhuriyeti var oldukça var olacaktır' dedi. 12 Ada'nın durumunun Lozan Anlaşması'ndan çok önce belli olduğunu ifade eden Meydan'ın açıklaması öyle;

'YALAN SÖYLÜYORLAR' 
"En popüler Lozan yalanlarından biri budur. Ege Adaları, Balkan Savaşları sırasında Yunanistan tarafından işgal edildi. 12 Ada da Trablusgarp Savaşı sonunda 18 Ekim 1912’deki Uşi Antlaşması’yla Balkan Savaşları süresince geçici olarak İtalya’ya bırakılmıştı. I. Dünya Savaşı ile 12 Ada da hukuki olarak kaybedilmiştir. Türkiye Lozan’da Meis adası dışında hiçbir adayı kaybetmemiştir. Maalesef Erdoğan, Atatürk ve Cumhuriyet konusunda kandırılıyor. Türkiye, Lozan'da 2.5 milyon metrekare toprak kaybetmedi. Hatay hariç 736 bin kilometrekarelik bağımsız vatan toprağını kurtardı” dedi.  İşte o açıklamalar:

VAHDETTİN BOYUN EĞDİ

"Türkiye'nin Sevr'e mahkum olmasında emperyalizmle birlikte işbirlikçi Osmanlı yöneticilerinin; Sadrazam Damat Ferit'in ve Padişah Vahdettin'in etkisi vardır. Sonuçta Padişah Vahdettin'in isteğiyle Sevr imzalanmıştı. Osmanlı adına Hadi Paşa, Reşat Halis, Rıza Tevfik 10 Ağustos 1920'de Sevr'i imzaladı. TBMM, bu antlaşmayı tanımayarak imzalayanları vatan haini ilan etti. Vahdettin ve Damat Ferit, Sevr'i TBMM'ye de kabul ettirebilmek için İngilizlerle işbirliği içinde Anadolu'daki, Mustafa Kemal ve milliyetçilere saldırdı.

'SEVR'E BOYUN EĞEN MUSTAFA KEMAL DEĞİL'

"Hilafet orduları, nasihat heyetleri, idam fermanları, sayısız isyan, hep Sevr'i hayata geçirmek için Vahdettin ve Damat Ferit tarafından tezgahlandı. Öyle ki 22 Temmuz 1920'de Sevr'i imzalamak için toplanan Saltanat Şurası'nda Damat Ferit, Sevr'i imzalamanın yetmeyeceğini, Sevr'in uygulanması için Anadolu'da “Mustafa Kemal'in isyanını da bastırmak gerektiğini” belirtmişti. Sevr'e boyun eğenler, Mustafa Kemal ve arkadaşları değil Vahdettin ve arkadaşlarıydı."

SEVR, 161 SAYFALIK İDAM FERMANI

"Sevr'i anlamak için Doğu Sorunu'nu anlamak gerekir. Doğu Sorunu, Türkleri önce Avrupa'dan, sonra Balkanlar'dan, sonra da Anadolu'dan atmayı hedefliyordu. I. Dünya Savaşı'na kadar Türkler Avrupa'dan ve Balkanlar'dan atılmıştı. Sırada Türklerin Anadolu'dan atılması vardı. İşte emperyalizm 10 Ağustos 1920'deki Sevr Antlaşması'yla  bu süreci tamamlamayı amaçlıyordu. Bu amaca yönelik 1918-1920 arasında Avrupa'da tam 102 toplantı yapıldı. Sevr, tam 161 sayfa 433 maddelik bir idam fermanıdır. Tüm hedefi Türkiye'yi parçalara bölüp aşamalı olarak Türkler'i Anadolu'dan atmaktır. 

'SEVR TÜRK MİLLETİNİ DEĞİL, PADİŞAHI KORUYORDU'

"Sevr'e göre Türkiye önce İngiliz, Fransız, İtalyan nüfuz bölgelerine ayrılmış, İstanbul Türkiye'den koparılıp uluslararası bir statüye kavuşturulmuş, İzmir ve civarı Yunanistan'a bağlanmış, oradaki Türklere azınlık statüsü verilmiş, Doğu Anadolu'da bir Ermenistan, Güney Anadolu'da bir Kürdistan kurulmasına karar verilmişti. Türkiye ise Anadolu'nun ortasında üç beş ile sıkıştırılmıştı. Sevr'e göre padişah halife olarak İstanbul'da oturmaya devam edecekti."

TAŞERONLUK YAPTILAR

Emperyalizm Türkiye'yi Lozan'a değil Sevr'e razı etmek istiyordu. Nitekim Padişah Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit başta olmak üzere Osmanlı yöneticileri Sevr'e razı oldu. Hatta Sevr düzeninin yerleşmesi için İngiliz emperyalizmine gönüllü taşeronluk yaptılar. Lozan ise “Ya istiklal, ya ölüm” sloganıyla bir bağımsızlık savaşı veren Mustafa Kemal ve Türk Milleti'nin emperyalizmi razı ettiği onurlu, şerefli bir barıştı.

Türkiye Lozan Konferansı sırasında Sevr'in biraz iyileştirilmiş hali olan başka bir Lozan'a razı edilmek istenmiş ancak İsmet Paşa, Ankara'dan aldığı talimata da uyup imzalamayı kabul etmeyerek (30 Ocak 1923 taslağı) görüşmeleri kesip Ankara'ya geri dönmüştü. Yani, Türkiye emperyalizmin kabul ettirmek istediği çok kötü koşullara sahip Lozan'ı reddetmişti.

Lozan görüşmeleri sırasında İstanbul, Boğazlar ve İzmir limanında İngiliz, Fransız gemileri vardı. İstanbul ve Boğazlar Lozan'dan sonra alınabildi. Bu sırada iki kez savaşın eşiğine gelindi. Sonuçta konferans yeniden başladı. Türkiye Lozan'da büyük oranda Misak-ı Milli'yi gerçekleştirdi, sınırları belli bağımsız bir vatana sahip oldu. Kapitülasyonların kaldırılması, çok hukukluluğun ve Müslüman azınlık tezlerinin reddedilmesi, Ermeni ve Kürt devletlerine engel olunmasıyla Türkiye'yi tam bağımsız hale getirdi.

TÜRKİYE, LOZAN'DA MEİS DIŞINDA HİÇBİR ADAMIZI KAYBETMEMİŞTİR!

En popüler Lozan yalanlarından biri budur. Ege Adaları, Balkan Savaşları sırasında Yunanistan tarafından işgal edildi. Osmanlı, 30 Mayıs 1913'te Londra Antlaşması'yla ve 14 Kasım 1913 Atina Antlaşması'yla Ege Adaları'nı Yunanistan'a bırakmıştı. Benzer şekilde 12 Ada da Trablusgarp Savaşı sonunda 18 Ekim 1912'deki Uşi Antlaşması'yla Balkan Savaşları süresince geçici olarak İtalya'ya bırakılmıştı. I. Dünya Savaşı ile 12 Ada da hukuki olarak kaybedilmiştir. Türkiye Lozan'da Meis adası dışında hiçbir adayı kaybetmemiştir. Dahası Türkiye Lozan'da İmroz (Gökçeada), Bozcaada, Tavşan Adaları ve Asya kıyısına 3 milden az uzaklıktaki tüm adalar ve kayalıkları elde etmeyi başarmıştı.

'İSYANLAR YÜZÜNDEN MUSUL'U KAYBETTİK'

"Her şeyden önce Musul Lozan'la kaybedilmedi. Musul 10-11 Kasım 1918'de İngilizler'in eline geçti ve kaybedildi. Lozan'da Musul meselesi taraflar arasında çözüme kavuşturulmayınca görüşmelere sonra devam edilmesine karar verildi. Lozan'dan sonra Musul çözüm sürecine girdiğinde İngiltere'nin doğrudan desteklediği Nasturi İsyanı (1924) ve sonucunu merakla beklediği Şeyh Sait İsyanı (1925) çıktı. Her iki Kürtçü isyan Türkiye'nin Musul konusunda elini zayıflattı. İngilizler Lozan görüşmeleri sırasında henüz Boğazlar'ı boşaltmamıştı. Ayrıca Kıbrıs'a hâkimdiler. Irak'ta çok ciddi bir İngiliz hava gücü (RAF) vardı. O koşullarda Türkiye'nin Musul operasyonu intihardan farksızdı.

'LOZAN'DA GİZLİ PROTOKOL YOKTUR'

"Lozan Antlaşması'nın tam metni, ekleri ve protokolleri elimizdedir. Lozan, 17 ek belge, 5 bölüm, 5 antlaşma, 5 protokol ve 5 bildiriden oluşan tam 143 maddelik bir uluslararası antlaşmadır. Sadece iki taraf arasında değil birçok ülke tarafından imzalanan bir antlaşmadır. Lozan'da “gizli protokol” yapmak mantıken ve hukuken mümkün değildir. Çünkü örneğin İngiltere'yle yapılan protokollerin hayata geçmesi için diğer taraf devletlerin de kabul etmesi gerekecektir. 

'FESLİ KADİR UYDURMASI'

"Sonuçta, Lozan'ın gizli protokolleri yoktur. Bu fesli tarihçi Kadir Mısıroğlu'nun uydurmasıdır. Lozan'da böyle bir madde yoktur. Tam tersine Lozan'da kapitülasyonlar tamamen kaldırıldığı için Osmanlı döneminde yabancılara verilen maden, petrol imtiyazları Lozan'dan sonra yırtılmış ve Cumhuriyet kendi madenlerine ve petrollerine kendisi sahip çıkmıştır.

'LOZAN 2023'TE SONA ERECEK LAFLARI TAMAMEN UYDURMA'

En komik Lozan yalanlarından biri de budur. Lozan'ın hiçbir maddesinde, ekinde veya protokolünde bu antlaşmanın 2023'te veya başka bir zaman sona ereceğine yönelik madde yoktur. Lozan Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusudur, Türkiye Cumhuriyeti var oldukça var olacaktır.

'LOZAN BENERİ GÖRÜLMEMEİŞ SİYASİ BİR BAŞARIDIR'

"Atatürk Nutuk'ta Lozan Antlaşması'nı Sevr Antlaşması'yla karşılaştırıp şu sonuca varmıştı: “Lozan Antlaşması'ndaki hükümleri öbür barış önerisiyle daha çok karşılaştırmanın yersiz olduğu düşüncesindeyim. Bu antlaşma, Türk ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış, büyük bir yok etme girişiminin yıkılışını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi başarıdır.”

Kaynak: Sözcü

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haber www.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırma www.bilgeturkstrateji.com
Video Haber www.bilgeturktv.com
Özel Haber www.e-sarizeybek.com
KİTAP www.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ