Reklamlar
Anasayfa » Haber
08 Aralık 2016 ( 912 görüntülenme )

Saray'daki Gizli Tarikat'ın Büyük İsmi Korkut Özal'ın Sırrı...

Şöyle bir bakınız...

Bekir Bozdağ geçenlerde çıktı konuştu; “tarikat ölmedi, yaşıyor” dedi.

İlginçtir Altan Tan da konuştu; “tarikatlar açılsın” dedi.

Şimdi bunlar ne demek istiyor, ona bir bakmalı…

1925'te tarikatlar kapatıldı.  Ama tekkelerin kapatılmasından sonra Tarikatın evlerde camilerde sohbet toplantıları şeklinde örtülü olarak faaliyetlerini sürdürdü.

Ve adı sohbet olan bu faaliyetlerle Tarikatın yeni yetişen üniversite öğrencilerine yöneldi. Türkiye’de siyasete damga vuran önemli isim Erbakan, işte bu öğrencilerden biriydi.

Tarikat önce dergah sonra ticaret ve derken siyasetle her alanda kadrolaşmaya başladı

İşler böyle sürüp giderken…

İkinci önemli bir isim daha ortaya çıktı, KORKUT ÖZAL…

Bakınız Emin Çölaşan Korkut Özal’ı nasıl anlatıyor ve tarikatın sırrını nasıl açığa vuruyor:

‘1950’li yıllarda İstanbul’un Zeyrek Camii’nde Abdulaziz Efendi isminde bir şeyh vardı ve Nakşibendi Tarikatının lideri idi. Aslen Kazan Türk’ü olan Abdulaziz Efendi, o yıllarda Kutup olarak biliniyordu Başka bir deyişle din açısından en yüksek mertebeye ulaşmış insandı.

Şeyh Efendi öldüğü zaman onun yerine Bursalı şeyhlerden Mehmet Zahit Koktu hazretleri geçti ve yeni şeyh karargahını İstanbul’un Fatih semtinde bir camide kurdu. Müritleri ve tarikat üyeleri artık Fatih’e taşınıyordu…

Turgut ve Korkut biraderler de sık sık şeyh hazretlerinin elini öpmeye ve konuşmalarını dinlemeye geliyor, Ondan ışık alıyorlardı.

Şeyh efendi indinde de bu iki okumuş mühendis biraderlerin özel bir yeri vardı Hatta sonraki yıllarda Kotku hazretleri bazen biraderleri ziyarete gelecekti Onlarla özel sohbetlerde bulunacaktı[1]

Emin Çölaşan, Özalların Tarikat ilişkisini işte böyle kamuoyuna duyurmuştu…

‘Ne olmuş canım Tarikata girmişse’, diyebilirsiniz ama iş öylesi değil…

Bakınız Özal’ın Tarikata girmeden öncesine:

‘1950’li yıllarda Korkut evleniyor… İTÜ’yü bitirdikten DSİ’ye giriyor ve Elazığ’da çalışmaya başlıyor Sık sık Malatya’ya gidip geliyor. Karısı Müjgan hanım, Korkut’un o yıllarda dinle falan pek ilgisi yok Hatta tam tersine uygar bir insan; sarı saçlı, mavi gözlü son derece modern bir kadın

Korkut ve karısı dans etmeyi seviyorlar Tango, vals, bolero… Malatya’da bir baloda dans müsabakasına katılıyorlar ve birincilik kazanıyorlar. Müjgan hanım o yılların Malatya’sında bile kısa kollu elbiselerle geziyor Hatta tutucu çevrelerde ‘Bu Korkut’un karısı amma da açık geziyor’ diye dedikodular yapılıyor.

Ama ne Korkut ne de karısı bunlara aldırmıyor Modern ve çağdaş yaşamları sürüp gidiyor Geziyorlar, dans ediyorlar, içki içiyorlar Korkut Elazığ’da fırsat bulursa Cuma namazına gidiyor…

Tarikat öncesi Korkut işte böyle bir Korkut idi…

Peki, sonrasında ne oldu?

Sonrasını da Emin Çölaşan anlatıyor:

‘Korkut Amerika’ya gidinceye kadar, dincilikte Turgut daha ileriydi Dönüşte Korkut, Turgut’u geçmişti… Ve hidayete ermesinde Mormonların çok büyük rolü olmuştu Ailenin din yönünden en önde gelen bireyi artık Korkut olmuştu.

1950’li yılların sonlarında, Atatürkçü annesi Hafize hanımı bile örtmeyi başarmıştı. Örtmekle de kalmamış, Alevi kökenli annesini Sünni yapıp Nakşibendi tarikatına sokmuştu Tarikata Korkut, karısı ve Hafize hanımla birlikte Turgut da girmişti’

İşte Korkut Özal’ın sonrası da bu… ABD ile yapılan İkili Anlaşmalar sonrası Türkiye, Tarikat siyasetine yelken açan Özalları işte böyle kazanmıştı.

Hepsi bu değildi, dahası da vardı:

‘1967 yılında Özal biraderler deyince, bunlar sadece Turgut ve Korkut’tan oluşmuyordu Ortaya bir de, o günlere kadar adı sanı hiç duyulmamış bir üçüncü birader daha çıktı

Bu da İTÜ mezunuydu ve adı Yusuf’tu Turgut Planlama Müsteşarı olduktan sonra küçük Yusuf’u yanına almış ve sağ kolu olarak çalıştırmaya başlamıştı

Yusufçuk ayağının tozuyla Araştırma Şubesi Müdürü oldu Bu görevi lütfen küçümsemeyin Küçük Yusuf son derece büyük yetkilerle donatılmıştı Bugünkü parayla devletin milyarlarca lirasını, en kısa zamanda eşe dosta, torpillilere ve şeriatçılara araştırma yapmak bahanesiyle dağıtmaya ve bir takım adamları zengin etmeye başlayacaktı

 Yusuf devlet hayatında ilk tecrübesini, abisinin yanında devlet parasını dağıtarak kazanacak ve bu üstün yetenekleri nedeniyle, Turgut Başbakan olduktan sonra bu ülkeye bakan bile olacaktı’

Erbakan gölgede kalmış, ama Özallar büyüyordu.

Bu bir tercihti ve Tarikatı yöneten siyaset Özal’dan yana tavır almıştı…

İşte bugün yaşamını yitiren Korkut Özal işte böyle tarikatın silahşörü olmuştu…

Şimdi ise yeni bir lider vardır, o da tarikat yolundan yürümektedir.

Her şeyin ötesinde bilinen gerçek şudur ki, kutsal inançların şahsi ve siyasi çıkarlara alet edilmesi Türk Milletine hiç fayda sağlamamıştır, aksine hep zarar görmüştür, hala da görmektedir…

Erdal Sarızeybek

 

Kaynak: Saray'daki Gizli Tarikat

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

FLAŞ!.. ERDOĞAN RACON KESTİ!.. KUZEY KORE'DEN KRİTİK TOPLANTI ÖNCESİ REST! İŞE BAK!.. BM TEMSİLCİSİ'NDEN BOYUNDAN BÜYÜK LAF!.. CUMHURİYET DAVASI'NDA TARİHİ SAVUNMA!.. ŞOK!.. DEV KARGO ŞİRKETİ SATILDI!.. FLAŞ!.. ADALET YÜRÜYÜŞÜNDE İSTANBUL... EY MİLLET!.. ÇATIŞMA VAR YARALILARIMIZ VAR... FETÖ DAVASINDA ŞOK RAKAM!..

Bakmadan Geçme!

KAPAT
FLAŞ!.. ADALET BAKANI "ADALET" DEDİ...