Genel
14 Mart 2017 ( 3272 görüntülenme )

Kanserle İlgili Doğru Bilinen 13 Yanlış!

Onlarca farklı türü olan kanserin, hem genel yapısı hem de türleriyle ilgili de binlerce bilgi mevcut.

“Kanserin çaresi bulundu ancak saklanıyor”, “Kanser tedavisinde alternatif tıp yeterli”, “Kansersem mutlaka radyoterapi görmeliyim” gibi kanserle ilgili bilimsel bir dayanağı olmayan birçok bilgi var.

Kansere yakalanan kişiler ve kanserle ilgili bilgi almak isteyenlerin de bu kulaktan dolma bilgiler karşısında kafası karışıyor.

İşte kanserle ilgili doğru bilinen bu yanlışlardan bazıları:

'Kanser bulaşıcıdır'


Kanserle ilgili şüphe uyandıran konuların başında bulaşıcı olup olmadığı gelir. Kanser viral veya bazı bakteriyel enfeksiyonlarda olduğu gibi bireyden bireye yakın temas, dokunma, kan yoluyla veya cinsel yolla bulaşmaz.

'Kanserin çaresi bulundu, ancak saklanıyor'

Kanser birçok mekanizmayla ortaya çıkan kompleks bir konu. Her organa ve evreye göre tedavisi çeşitlilik gösterir. Kanserin kesin tedavisi ve çözümü konusunda çalışmalar hala yürütülüyor olsa da günümüzde meme, akciğer, bağırsak, yumurtalık, gırtlak gibi birçok kanser çeşidinin tedavisinde büyük gelişmeler var. Genel olarak kanserin oluşmasının nasıl engellenebileceğinin kesin bir cevabı yok.

'Şeker kanserin ilerlemesine neden olur'

Kanserin seyri tüketilen şeker miktarının azlığı ya da çokluğuna göre değişmez.
Sadece diyabeti olan kişilerde kanser gelişme riskini bir miktar artırdığı tahmin edilir. Ancak uzmanlar bu etkilenmenin nedeninin şeker tüketimiyle değil, aşırı kilo ile ilişkili olduğunu düşünür. Çünkü aşırı kilo kanser riskini artırır.

'Sigara sadece akciğer kanseri riskini artırır'

Sigara akciğer kanseriyle doğrudan ilişkili olsa da aynı zamanda gırtlak, ağız, dil, dudak, mesane, pankreas ve meme gibi organlarda görülen kanser risklerini de artırır.

'Kanser tedavisinde sadece alternatif tıp yeterlidir'

Kanser tedavisinde doğu tıbbı gibi alternatif tedavi yöntemleri tercih edilebilir. Ancak alternatif yöntemler kolaylıkla istismar edilebilir. Kişiler alternatif tedavilere yönelerek modern tıbbi tedavilerinden vazgeçebilir. Bu da iyileşme sürecini olumsuz etkiler. Ayrıca bazen uygulanan bitkisel tedaviler nedeniyle kanser olan kişilerin karaciğer, böbrek gibi organlarında fonksiyon kaybı gelişebilir ve tedavi çıkmaza girebilir. Bu nedenle kişilerin hekimlerine başvurmadan bu yöntemleri tercih etmemesi ve modern tedavi süreçlerini asla bırakmaması çok önemli.

'Kanser olan her kişi radyoterapi görür'

Kanser tedavisinde halk arasında ışın tedavisi olarak bilinen radyoterapi hem kür sağlamada hem de bazı şikayetleri kontrol altına almada kullanılan etkili bir yöntem. Radyoterapi doktorun uygun gördüğü durumlarda uygulanır ancak her kanser türünde ve her evrede kullanılmaz. Kişinin radyoterapiye uygun olup olmadığına hekim tarafından karar verilir.

'Kemoterapi görenler sürekli maske kullanmalıdır'

Kemoterapi gören kişilerin sürekli maske takmasının koruyuculuk oranı oldukça düşük. Önemli olan kamuya açık kalabalık ortamlarda mikroplardan korunmak. Bu nedenle sadece kalabalık bir ortama girilecekse maske takmak yeterli.

'Ameliyat kanserin yayılma riskini artırır'

Halk arasında kanser ameliyatı olmanın kanserin yayılma riskini artırdığı önyargısı bulunur.
Ancak bu tamamen yanlış bir düşünce. Günümüzde özellikle hala bağırsak, mide, meme kanseri gibi birçok kanser türünün tedavisi için cerrahi müdahale gerekir.

'Kanser tedavisinde saçlar mutlaka dökülür'

Kanser tedavisi sırasında saçların dökülmesi kullanılan ilaçların yan etkisine göre değişir. Bazı ilaçlarda saç dökülmesi sık görülürken bazı ilaçlarda sadece kısmi dökülme olur.

'İleri evre kanserlerde kemoterapi fayda sağlamaz'

Kemoterapi ileri evre kanserlerde kesinlikle faydalı bir tedavi yöntemdir.
Uygun dozda ve miktarda verildiğinde hem kişilerin yaşam kalitesi artar hem de yaşam süreleri uzar. Özellikle testis veya lenfoma gibi kanser türlerinde evre ne olursa olsun kemoterapi alınması gerekir.

'Tarama testleri ile tüm kanser türlerinin teşhisi mümkün'

Tarama testleri ile sınırlı sayıda kanser teşhis edilebillir.
Türkiye’de Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri’nde (KETEM) birçok özel, devlet ve üniversite hastanelerinde kanser tarama testleri yaptırılabilir. Ülkemizde rahim ağzı, meme ve kalın bağırsak kanserleri için tarama programları bulunur. Tarama programları ülkeden ülkeye farklılık gösterdiği gibi kişinin risk faktörlerine göre de farklılık gösterir.

'Kişisel önlemlerle kanserden korumak mümkün değil'

Kanserin günümüzde bilinen en güzel tedavisi “korunma”.
Kanserin oluşmaması için atılacak kişisel adımlar kanser olduktan sonra başlayan tedavi sürecinden çok daha etkili. Bu nedenle düzenli spor, uygun kilo, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma, düzenli doktor kontrolleri en uygun tedavi olarak kabul edilir.

'Akıllı ilaçlar her kanser olan kişiye uygundur'

Kanser tedavisinde kullanılan akıllı ilaçlar; ileri teknoloji ve bilimsel araştırmalarla geliştirilmiş, sadece tümör bölgesine bağlanabilen ilaçlardır. Fakat bu ilaçlar tüm hastalıklar için kullanılmaz. Daha çok bağırsak, akciğer, mide ve yumuşak doku tümörleri için tercih edilirler. Kişilerin akıllı ilaç tedavisine uygun olup olmadığı kararını vermek için, alınan biyopsi örnekleri patoloji laboratuvarında değerlendirilir ve kişinin ilaç tedavilerine yanıt verecek grupta olup olmadığı belirlenir. Bu karar doktor kontrolünde verilir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haber www.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırma www.bilgeturksam.com
Video Haber www.sarizeybek.tvfran
Özel Haber www.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAP www.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ