Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında bu akşam bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Görüşmede ikili meselelerin yanı sıra bölgesel gelişmeler ele alındı. İki liderin, ABD Başkanı Trump’ın daveti üzerine 13 Kasım Salı günü Washington’da görüşeceklerini yeniden teyit ettikleri bildirildi.

‘ERDOĞAN ABD’YE GİDİYOR’

İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede ikili meseleler ve bölgesel gelişmeler ele alınırken, yapılan açıklamada, “İki lider, ABD Başkanı Sayın Trump’ın daveti üzerine 13 Kasım Salı günü Washington’da görüşeceklerini yeniden teyit etmişlerdir” denildi.

‘TRUMP ERDOĞAN’I GÖRMEYİ SABIRSIZLIKLA BEKLİYOR’

Trump, Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı gelecek Çarşamba 13 Kasım’da Beyaz Saray’da görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” değerlendirmesinde bulundu.(07.11.2013, Ajanslar)

SARIZEYBEK: ‘ERDOĞAN KISKAÇTA’


Haber işte bu…
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, ABD’nin hakaret dolu mektubunun muhatabı olarak, sanki hiç yaşanmamış gibi ABD’ye gidecek ve Trump’un huzuruna çıkacak. Gitmese olur muydu? Hayır olmazdı çünkü Erdoğan kıskaçta, hem ABD’nin hem de İsrail’in kıskacında. Halk Bankası davası var, Yolsuzluk davası var, Temsilciler Meclis’nden geçmiş Erdoğan’ın ve ailesinin mal varlığı meselesi var. Hepsi bu mu? Hayır dahası var… Henüz MİT tırları dosyası açılmadı, rafta bekliyor…

‘17/25 OPERASYONUNUN KİM YAPTI’
Hakan Fidan’ı biliyorsunuz… 2010 yılından günümüze Milli İstihbaratın başında. Üstelik Usta’nın deyişiyle ‘sır küpü’. Eğer ki Usta’nın 17/25’ten haberi yoksa, Fidan’ın da haberi yok anlamına geliyor bu. Haberi olsaydı uyarmaz mıydı ki? Koca devlet güvenlik mekanizmasına rağmen bu hücreler Usta’ya karşı bu operasyonu gizlice planlamış hem de uzun sürdüğü anlaşılan bir araştırma ve takip sonucunda icra etmeyi de bilmiştir. Şimdi bunları alt altta koyduğumuzda ortaya çıkan resim bize, 17/25 operasyonunu yapan çetenin tamamının ABD-İsrail’e bağlı bir casus şebekesi olduğunu gösteriyor.

‘FETÖ’YÜ YÖNETEN ABD-İSRAİL’

Bu gözardı edilemeyecek apayrı bir devlet yönetimi, güvenlik ve istihbarat açığıdır. Böylesi bir siyasi komplonun hedefine düşmekle Türkiye’nin ulusal çıkarlarını koruyamayan bir devlet adamının hem siyasi hem de hukuki sorumluluğunun olması gerekiyordu ama bu hiç gündeme gelmedi hala da gündemde değil.

İŞİ MAGAZİNE DÖKTÜLER, GERÇEĞİ ÖRTÜLEDİLER

Türkiye -ne yazık ki- 17/25 operasyonlarının bu anlattığım perde arkasını göremedi daha doğrusu toplumun görmesine izin verilmedi. Muhalefet olaylara sadece ‘yolsuzluk’ üzerinden baktı. Zarrab’ın milyar dolarlarla ifade edilen ve siyasi iktidarın yakın çevresini de içine alan yolsuzluklar üzerinden perdeyi açtı ama bu operasyonlara karşı Türkiye Cumhuriyeti devlet yönetimi ve güvenlik mekanizmasının nasıl zaafa düşürülmüş olduğunu gündeme taşıyamadı. Kamuoyunun dikkatini bu noktaya çekmeyi bilemedi.

ERDOĞAN NEDENSE 17/25’İN BİR ABD-İSRAİL OPERASYONU OLDUĞUNU SÖYLEMİYOR

Bunu fırsat bilen Usta da ‘bu hükümete karşı iç ve dış odaklı darbedir’ diyerek meseleyi Fetö’yle mücadele odağına yerleştirdi. Böylece Zarrab’ın kaçak yalısına, ünlü sanatçı Ebru Gündeş’le evliliğine, hediye olduğu söylenen yüzbinlerce liralık kol saatine kilitlenen toplumun, bu dış kaynaklı operasyonun icra ediliş şekliyle Türkiye açısından ne anlama geldiğini görmesi örtülendi.

DEVLETİN TEPESİNDE KRİPTO HÜCRELER VAR

Devlet yönetiminde ortaya çıkan bu zafiyetler bir yana, bugün olaylara ‘varlık ve beka’ açısından bakıldığında ise bugün Türkiye’nin Fetö’ye karşı mücadelede bütün enerjisini medyada dile düştüğü gibi çaycı baklavacı börekçiye ya da emekli memur işçiye yönlendirdiği görülüyor. Halbuki Türkiye ibadet temelindeki zeminden değil, en üst kata oturmuş ve devletin tepe kadrolarına sızmış olan bu kripto hücrelerin açığa çıkarılması için çoktan yola çıkmış olması lazımdı.

İŞİN İÇİNDE İŞ VE ÇÖZÜLECEK

Ama nedense süreç öyle gitmedi hala gitmiyor. Elbette bir mücadele yapılıyor, yargı yeniden dizayn ediliyor, açığa çıkmış F Tipi kadrolar temizleniyor, şirketlere el konuluyor, okullar, dershaneler, yurtlar, pansiyonlar el değiştiriyor ama tüm yapılanlar 15 Temmuz’da aynı Fetö’nün bir darbeye daha kalkışmasına engel olamıyor. Bu durumda insan aklı ister istemez ‘ne iş bu iş’ diye sormaktan kendini alamıyor…

Erdal Sarızeybek
Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haber www.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırma www.bilgeturksam.com
Video Haber www.sarizeybek.tv
Özel Haber www.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAP www.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ