Kahvenin; siroz ve kanseri tetikleyen alkol dışı karaciğer yağlanmasına iyi geldiğini ve iltihabı azalttığını belirten Türk Karaciğer Vakfı Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çakaloğlu, şunları söyledi...

Ülkemizde yaygın görülen karaciğer yağlanmasında, karaciğerin yapı taşı olan hepatositler (karaciğer hücreleri) içinde yağ damlacıkları birikerek hücrelerin şişmesine ve karaciğer büyümesine sebep oluyor. Yağlanmış hücre sayısı oranının yüzde 5'i geçmesi durumu da karaciğer yağlanması olarak tanımlanıyor. Yağlanma arttıkça karaciğer hastalığının ilerlemesi, iltihap ve fibrozis (bağ dokusu artışı) sonucunda da siroz gelişimi ve kanser riski artıyor.

KİMLERİ TEHDİT EDİYOR?

Alkol dışı yağlı karaciğer hastalığı, obezite, insülin direnci, diyabet ve hiperlipidemi (kandaki yağ fazlalığı) ile de yakından ilişkili. Aşırı kilolu hastalarda ultrason ile saptanan yağlı karaciğer sıklığı ortalama yüzde 75, şeker hastalarındaysa yüzde 70. Obezite, diyabet, yüksek kolesterol ve trigliserid yüksekliği ile seyreden metabolik sendrom tablosunda ise her hastada karaciğer yağlanması kaçınılmaz oluyor.

TEŞHİSİ KOLAY MI?

Alkol dışı yağlı karaciğer tanısı, en kolay üst karın utrasonografisi (US) ile konuluyor. US ile karaciğerde yağlanma ve buna bağlı büyüme tespit ediliyor. Ek olarak, karaciğer fonksiyon testlerinde saptanan artış, ALT, AST ve GGT değerlerinin yükselmesi tablonun tamamlayıcısı oluyor.

Tedavi planının oluşturulması için yağlanmanın miktarı ve fibrozis derecesinin ölçülmesi gerekiyor. Ses dalgaları kullanılarak karaciğerdeki yağlanmanın derecesi ve oluşan bağ dokusunun miktarı herhangi bir girişimsel işlem uygulanmadan ölçülebiliyor. Ancak gerekli durumlarda biyopsiden kaçınmamak gerekiyor.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Alkol dışı yağlı karaciğer tedavisinde, soruna zemin hazırlayan ve ona eşlik eden hastalıkların kontrolü önem taşıyor. Hastaların; tip 2 diyabet, obezite, insülin direnci, hiperlipidemi gibi problemlere yönelik özel tedavi programlarına alınması gerekiyor. Yaşam tarzı değişikliği, düşük kalorili bir diyet ve düzenli egzersiz ile kilo verilmesi ve bunun sürdürülmesi gerekiyor.

Şeker (özellikle mısır şurubu), un, nişasta içeren gıdalar ve asitli içeceklerden uzak durulmalı. Kompleks karbonhidratlar (tam buğday, tahıl, baklagiller, taze meyve, yeşil sebze) tercih edilmeli. Diyetle kalori alımının yüzde 30 kadar azaltılması ve Akdeniz diyeti uygulaması tedavinin etkinliğini artırıyor ve insülin direncini azaltarak yağlanmanın azalmasına katkı sağlıyor.

Son yıllarda yapılan araştırmalarda günde 3 fincan filtre kahve ya da Türk kahvesi tüketiminin de karaciğer hastalıklarında fibrozisi (bağ dokusu artışı) önleyici rol oynadığı belirtiliyor.

Kaynak: Sözcü

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ