Genel
29 Ocak 2018 ( 22278 görüntülenme )

Hipertansiyonu Tetikleyen 12 Önemli Neden!

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 1.5 milyardan fazla kişi hipertansiyon hastası ve her yıl 7 milyona yakın kişi hipertansiyon nedenli hastalıklar sonucu yaşamını yitiriyor. Ülkemizde her 3 kişiden birinde görülen hipertansiyon en önemli ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır.

HİPERTANSİYON NEDİR?

Kan basıncının 120/80 mmHg’nin üzerinde olması durumu olarak tanımlanan hipertansiyon son yıllarda obezite ve hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması nedeniyle artık gençlerde de hızla yaygınlaşıyor. Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerler, kalp, beyin ve böbrek gibi organlarda hasar oluşturarak hayatı tehdit eder. Bu nedenle hipertansiyonda erken tanı ve tedavi yaşamsal öneme sahip. Tedavide atılacak olan ilk adımı ise tansiyonu yükselten etkenleri belirlemek oluyor.

Hipertansiyonun kalp krizi ile kalp yetersizliğinden felç ve beyin kanamalarına, böbrek yetersizliğinden kalıcı görme kaybına kadar birçok ciddi sağlık sorununun en önemli nedeni olduğunu söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen, hipertansiyona yol açan nedenleri anlattı.

Stres


Stres tek başına etken olmasa da hipertansiyona meyil varsa kan basıncı değerini artıran ek bir risk faktörü. Toplumdaki yaygın inanışın aksine kişinin stresli olması tansiyonu kalıcı olarak yükseltmez. Stres halinde doğal olarak her insanın tansiyonu yükseliyor. Hatta kişinin stresli anında kan basıncı yükselmiyorsa bu durum vücut metabolizmasında bir sorun olduğu anlamına geliyor. Fiziksel ya da psikolojik istirahat haline geçildikten 20 dakika sonra kan basıncı hala yüksek ise o zaman tansiyon problemi var demektir.

Yüksek tuz tüketimi

Günlük tuz tüketiminin fazla olması da hipertansiyona neden olan önemli etkenlerden biri. Aşırı tuzlu beslenmek uzun dönemde damar sertliğine yol açarak hipertansiyona neden oluyor. Tuz alımı ile kan basıncı arasındaki ilişkiyi gösteren INTERSALT araştırmasına göre; günlük 6 gramlık tuz artışı büyük tansiyonun (sistolik) 9 mmHg yükselmesine neden oluyor. Ailesinde hipertansiyon öyküsü olmayan kişiler bile aşırı tuz tüketimi nedeniyle bu tabloyla erken yaşta karşılaşabiliyor. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü; günde ortalama 6 gram kadar tuz tüketilmesini öneriyor.

Böbrek hastalıkları

Böbreklerin hücrelerinde oluşan enfeksiyon veya tahribatlar ile böbrek damarı ve hücre toksisitesi gibi hastalıklar da kan basıncını yükselten sağlık sorunları arasında yer alıyor. Böbreğe gelen damarlarda daralma, kireçlenme veya plakalaşma nedeniyle kan akımı bozulduğunda böbrekten salgılanan bazı maddeler damarları kasarak kalbin daha hızla çalışmasına, bunun sonucunda da hipertansiyona yol açıyor.

Obezite

Kan basıncını yükselten problemlerden biri de hareketsiz bir yaşam ve kalori alımındaki artış nedeniyle günümüzün önemli sağlık problemlerinden biri olan obezite. Kilo artışı sonucunda kalp daha fazla kan pompalamak zorunda kalıyor damarlar için ayrı bir yük oluşur, bu durum da kan basıncını yükseltir.

Hatalı beslenme

Hatalı beslenme alışkanlıkları günümüzde hipertansiyonun görülme sıklığında yaşanan artışın en önemli sorunlarından biri. Aşırı yağlı ve karbonhidrattan zengin beslenme sonucu vücutta artan yağ dokusunda kan basıncını artıran bazı maddeler salgılanıyor. Bu maddeler de damarların daha fazla kasılmalarına ve böylece tansiyonun artırmasına yol açıyor. Çalışmalara göre; 2 ay ve daha uzun süre şeker ile şekerli besinler tüketmek büyük tansiyonu 6.9 mmHg, küçük tansiyonu da 5.6 mmHg oranında yükseltiyor.

Diyabet

Diyabet hastalarında hipertansiyon gelişme riski normal popülasyona oranla daha fazla. Bu hastalık damar direncini, damar duvarındaki yapısal liflerde değişkenliği ve damarlarda sertleşmeyi artırıyor ki bu durum da tansiyona zemin hazırlıyor.

Uyku apnesi

Düşmeyen tansiyonun bir diğer nedeni ise çağımızın önemli bir problemi haline gelen uyku apnesi olabiliyor. Yapılan çalışmalara göre; uyku apnesi sorunu olan kişilerde hipertansiyon gelişme riski normal popülasyona göre 2 kat artırıyor. Uyku apnesi zamanında tedavi edildiğinde kan basıncı ideal seviyeye düşebiliyor, bunun aksine geç kalındığında ise yüksek tansiyon kronik hale dönüşebiliyor.

Sigara

Sigara kullanımı tansiyonu doğrudan yükseltmese de uzun vadede damarların kalınlaşmasına ve kireçlenmesine neden oluyor. Bunun sonucunda da hipertansiyon gelişiyor.

Alkol

Aşırı alkol kullanımı da karaciğer tahribatı, aşırı yağlanma, gereksiz kalori artışı ve beslenme bozuklukları yaparak hipertansiyonu ikincil etken olarak artırabilen risk faktörleri arasında yer alıyor.

Endokrin hastalıklar

Tiroit hormonları, adrenalin, seratonin ve östrojenlerin yanı sıra böbrek üstü bezinden salgılanan renin, aldosteron ile kortizon gibi hormonların düzensiz ya da fazla salgılanmaları da kan basıncını doğrudan etkiliyor. Örneğin tiroit hormonları vücutta fazla salgılandığında damarların yükünü artırarak kan basıncını yükseltiyor.

Bazı ilaçlar

Bazı ağrı kesiciler ve hormonal ilaçlar, uzun dönem kullanılan bazı kortizon türevi ilaçlar, yine grip ve nezle için kullanılan bazı ilaçlar da kan basıncında geçici yükselmelere yol açabiliyor.

Ailesel hipertansiyon

Ailesel yatkınlık hipertansiyona en sık yol açan etken olarak belirtiliyor. Öyle ki ailesel hipertansiyon tüm hipertansiyon vakalarının yaklaşık %95-97’sini oluşturuyor. Yapılan çalışmalara göre; birinci veya ikinci derece yakınlarında hipertansiyon öyküsü olan kişilerde bu hastalığın gelişme riski normal popülasyona nazaran 5-6 kat artıyor. Üstelik genetik yatkınlığa, bu durumu kolaylaştıran sigara ve hatalı beslenme gibi çevresel faktörler de eklendiğinde yüksek kan basıncının görülme yaşı 30’lu yaşlara düşebiliyor.

Kaynak: ajanslar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ