Reklamlar
Anasayfa » Haber
08 Aralık 2016 ( 2440 görüntülenme )

HANİ'DE DURUM AĞIR! ŞEHİT HABERLERİ BİR BİR GELİYOR!

Hükümet bir açıklama yapmalı!
Diyarbakır/Hani’de BOMBA YÜKLÜ TANKER
HANİ JANDARMA KARAKOLUNA SALDIRI


Olaya ilişkin Hükümet bir açıklama yapmadı, açıklama Genelkurmay’dan geldi.

İşte o açıklama:
 “11 Nisan 2016 Pazartesi günü saat 23.10 sularında, kışla içinde lojmanların da bulunduğu Diyarbakır-Hani İlçe Jandarma Komutanlığı nizamiyesi önünde bölücü terör örgütü mensubu teröristlerce patlayıcı madde yüklü bir aracın patlatılması sonucunda, bir kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 39 kahraman silah arkadaşımız, altı yakını ve iki sivil vatandaşımız yaralanmıştır. Yaralılar derhal hastaneye sevk edilmiş olup tedavilerine devam edilmektedir”.

Bu açıklamada 1 şehit 47 yaralı olduğu bildirildi. Ancak hemen ardından ikinci açıklama geldi ve ağır yaralı bir askerimizin de şehit olduğu duyuruldu:

"11 Nisan 2016 Pazartesi günü Diyarbakır-Hani İlçe Jandarma Komutanlığı nizamiyesi önünde bölücü terör örgütü mensubu teröristlerce patlayıcı madde yüklü bir aracın patlatılması sonucunda yaralanan ve tedavisine Diyarbakır Asker Hastanesinde devam edilen kahraman bir silah arkadaşımız, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 12 Nisan 2016 Salı günü saat 08.05’te şehit olmuştur".

Hani’de ne oldu, neler yaşandı?
 
NUSAYBİNÎN HALİNE BİR BAKINIZ, HANİ’DE NE OLDUĞU GÖRECEKSİNİZ…
 
Nusaybin’de durum şu:
Nusaybin’de çatışmalarda tecrübeli 300’ yakın eski terörist var bunlar içinde de 17 keskin nişancı var ve bir de 700-800 de tecrübesiz yeni terörist var.
Bu teröristlerin elinde Suriye’den getirilmiş ağır silahlar ve patlayıcılar var.
Ve Nusaybin’de 200’e yakın sığınak, barınak, cephanelik olarak kullanılan bina var ve bu binaların çoğu bombalarla tuzaklanmış.
 
Şimdi asker ve polis burada bu teröristleri temizlemeye, tuzakları ve bombaları imhaya çalışıyor.
Sivil halkın bu temizlik harekatından zarar görmemesini sağlamaya çalışıyor ve hal ve durum böyle olduğu için de bugünlerde çok şehit haberi geliyormuş…
 
Bu tablo çok ağır…
Neredeyse 1.000 terörist ve bunlara yetecek kadar ağır silah ve cephane var.
 
İlk soru şu: Nusaybin nasıl bu hale geldi ve yüzlerce terörist Nusaybin’de cirit atarken kimse görmedi mi? Elbette gördüler ama çözüm süreci diyerek siyasi iktidar buna gözyumdu, gözyumdurdu.

Yani Nusaybin’i bu hale siyasi iktidar ve onun atadığı vali ve kaymakamlar ve de onların yasadışı da olsa her dediğini yapan idareciler getirdi.
 
Ve şimdi askere polise diyorlar ki “ git bu teröristleri temizle, tuzakları imha et!” Demesi kolay da nasıl olacak bu iş!
 
Asker yola çıkıyor, yolunda altında bomba!
Polis barikat kaldırmaya gidiyor, barikatta bombalı tuzak!
Asker polis binaya giriyor, her yer tuzak ve bomba!
Ve şehit şehit şehit!
 
Şimdi risk analizi yapmış yetkili makamlar ve demiş ki, binaları havaya uçuralım!
Cumhurbaşkanı Erdoğan da buna destek vermiş!
Böylece şehit vermeyecekmişiz!
 
Bunların hepsi aldatmaca!
Böyle terör olmaz böyle terörle mücadele olmaz!
 
Eğer ki bu ülkenin sadece bir ilçesinde 1.000’e yakın terörist varsa, bu teröristler ağır silahlarla donatılmışsa ve ilçede sokak çatışmasını aylardır sürdürebiliyorsa bu terör değil, bilinçli olarak hazırlanmış bir kalkışmadır!
 
Hele ki sadece Nusaybin değil Yüksekova, Şırnak, Diyarbakır, Hakkari gibi ülkenin birçok il ve ilçesinde durum aynıysa bu kalkışma bir örtülü iç savaşın dama taşlarıdır!
 
Bir ülke iç savaş riski taşıyan bir yerel kalkışma tehdidi ile karşı karşıya ise buna karşı alacağı tedbirler vardır; olağanüstü hal ve sıkıyönetim gibi…
 
Ancak bir ülkede bir hükümet böylesi ağır bir tehdide karşı gerekli tedbirleri almayıp teröristlere manevra alanı sağlayarak, askeri ve polisi öne sürüp durumu daha da ağırlaştırıyorsa amacı başkadır. Bu noktada amaç, terörü bitirmek değil terör üzerinden siyaset yaparak siyasi çıkarlarına ulaşmayı hedefliyor demektir.

Bu noktada amaç, iç savaş riski gösterek halkı sindirmektir!
 
Şu anda bizim ülkemizde siyasetin hedefi  “anayasa-başkanlık” üzerine kuruludur.
 
Şu an teröristlerin de hedefi yerel özerklik elde etmek ve elde edeceği tüm hedefleri bir yeni anayasa ile teminat altına alabilmektir ki, bu noktada teröristle siyasetin hedefi buluşmaktadır çünkü başkanlık olmadan özerklik olmuyor, özerklik olmadan başkanlık olmuyor.
 
Öyleyse Nusaybin’de 1.000 terörist ve ağır silahların getirilmesine bilinçli olarak gözyumulmuş ve bu yolla yaratılan çatışma ortamında masum halkın ağır zarar görmesine yolaçılarak halk her şeyi kabul edebilecek ölçüde sindirilmiş, yıpratılmış, korkutulmuş demektir.
 
Aynı şekilde, bu yaratılan ağır çatışma ortamında şehit haberlerinin geleceği inceden inceye hesaplanmış ve olası şehit acılarıyla herkesin artık her şeyi kabullenecek bir psikolojik duruma gelmesi hedeflenmiş demektir.
 
İşte Nusaybin’de durum, işte Hani’de durum!
 
Şu anda ülkede hal budur;  şehit haberleri milletimizi neredeyse yıldırmış, çatışma ortamı halkımızı bir ölçüde sindirmiş ve sonuçta toplumun siyaset tarafından önüne getirilecek bir çözüm(!) teklifini sorgulamadan kabul edebilecek ortam neredeyse sağlanmıştır.
 
  Bu süreç başından sonuna işletenler açısında ağır bir suçtur!
 
Bu kötü gidişatı değiştirecek,  Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir anayasal savunma mekanizması olmalı aksi halde gelecek bugünden daha ağır olabilir…
 
 
Erdal Sarızeybek
 

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Lice'de PKK'ya ESRAR DARBESİ! BAHÇELİ ve EKİBİNE ŞOK!.. BAKIN TÜRKİYE GÜNDEMİNDEKİ İLK SIRAYA... Arda Turan'ın Büyük Transferi Erdoğan'ın Kahramanmaraş Mitingine KATILANLAR BAKINIZ KİMMİŞ!.. Flaş! Bu Haber Doğruysa Eğer, Cumhurbaşkanı Erdoğan Çok Üzülecek! Dev Operasyon! CHP'li Vekil'den İNANILMAZ İDDİA! AKP’NİN DEMOKRATİK ÇÖZÜM ORTAKLARI

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Emniyet Güçleri Yine Alarm'da...