Politika
06 Ağustos 2017 ( 14997 görüntülenme )

BEN KARADENİZ UŞAĞIYIM Dedi... DOBRA DOBRA KONUŞURUM Dedi... SARAY AYAKTA!..

MÜFTÜ YARDIMCISI BIYIK'TAN GÖRMEZ'E: "'Zaman gazetesi almak haramdır' dediğim için beni sürmüştünüz"

Kamuoyunun “sıra dışı müftü” olarak adlandırdığı Kırklareli İl Müftü Yardımcısı Adnan Zeki Bıyık, Mehmet Görmez'in Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan ayrılmasının ardından yazdığı yazıda Görmez'i eleştirerek, kendisinin "Zaman gazetesi almak caiz değil" demesinin ardından Görmez tarafından sürüldüğünü hatırlattı. 


Müftü Görmez, ilginç bir başlığa da imza atarak "Beni Diyanete Reis yap REİS" diyerek Ankara'ya ilginç bir mesaj verdi.

İşte Müftü Yardımcısı Adnan Zeki Bıyık'ın ilginç yazısından öne çıkan başlıklar:

"BU İŞ KAFAMA YATMADI"

"Sayın Cumhurbaşkanım, malumunuz Diyanet İşleri Başkanı görevden alındı. Affedersiniz emekliye ayrıldı. Bu emekli işi de pek kafama yatmadı, çünkü dışarıdan getirilen profesörlerin kadroları üniversitelerinde…Dolayısıyla Diyanete hepsi görevlendirmeyle geliyorlar. Neyse konumuz bu değil."

"BU GÖRMEZ ÇOK ZARAR VERDİ"

"Sayın Cumhurbaşkanım, muhtelif saiklerle iyi yönetilmemekten tutun da çok çeşitli sebeplerle Diyanet yıprandı.
Tabii bunda Sayın Görmez’in ne kadar katkısı var-yok onu aziz milletimiz değerlendirir. Şu bir gerçek ki hiçbir Diyanet Reisi böyle gürültülü bir şekilde gitmedi ve çok sayıda ağır tenkide maruz kalmadı. Çünkü bu şahıs hem İslam Dinine hem kuruma çok büyük zararlar verdi. "

"BU FETÖCÜLER DİYANET MERKEZİNDE HİÇ Mİ YOK"


"Örneğin taşradaki çok sayıda paralelci müftü, vaiz, Kuran kursu öğretmeni, imam, müezzin vb personeli, herhalde ben atamadım. Görmez atadı... Hatta bazı atamalar 17-25 den sonra bile oldu. Sonra darbe olunca taşradaki FETÖ'cüler bir bir alınırken, ne hikmetse merkezde tık yok. Evet merkezde alım oldu ama o kadar az ki. Alınan o azlar da daha çok alt düzey personel. 

Eee, taşradaki din görevlilerimiz ve bizlerin aklına şu soru devamlı geliyor. Neden merkez teşkilatta FETÖ'cü ihracı yok denecek kadar az? Sorular, sorular... "Yoksa var da kendileri töhmet altında kalırız diye bunlar himaye mi ediliyor?" Diye soruyor insanlar.

"FETÖCÜLERİ GÜÇLENDİREN GÖRMEZ'DİR"

" Sayın Görmez'in akademisyen arkadaşları ve asistanları arpalık gibi yurt içinde ve yurtdışında gönüllenirken, önemli makamları işgal eden bazı zevat hicaz topraklarında dolarlarına dolar katmaya çalışırken (bazı idarecilerin vesairenin gittiği hac ve umre sayısı incelensin ne demek istediğim anlaşılacaktır) 5 yıldızlı otellerde yıl boyu lüzumsuz tatilden başka bir anlama gelmeyen seminer, çalıştay vs işlerle meşgul olunurken, FETÖ'cüler şatolar güçlendi de güçlendi. Bunun da baş müsebbibi Görmez’dir. "

"KENDİSİ FETÖCÜ DEĞİL AMA YAPTIĞI İŞLER FETÖCÜ"

"Kendisi FETÖ'cü değil ama hesap vermesi gereken ihmallerin baş mimarıdır. Ve beyefendi hiçbir fatura ödemeden gitti… Neymiş ilme dönüyormuş… Daha önce dönseydin ya… Sabık Bursa Müftüsü Mehmet Emin Ay gibi 16 Temmuz sabahı istifa dilekçesi yazıp gitseydin ilmi hayata. Bu arada o beyefendiyle alakalı neden işlem yapılmadı? Gidiş zamanı ve tarzı hiç normal değil."

Ve bu sıra dışı Müftü Yardımcısı bir de Cumhurbaşkanı'na mesaj gönderdi, eğer ki DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'na ataması yapılırsa aşağıdaki şartların da yerine getirilmesini istedi. 

ŞARTLARINDAN ÖNE ÇIKANLAR ŞÖYLE:

1- Kuruma teşkilatı tanımayan, dışarıdan (üniversiteden) eleman getirmem. 
2- Başkanlığım döneminde tayinleri ben ve ekibim yapacağım. 
3- Ben yaptım oldu tarzında keyfi uygulamalar olmayacak, kişiye özel yönetmelik çıkarılamayacak, “bir kereye mahsus” tarzında hilelere baş vurulmayacak.

4- Torpil bulmak suretiyle büyükşehirlere ve önemli merkezleri kümelenmiş, bulduğu iltimaslar vesilesiyle uzun yıllar buraları işgal eden etik ve vicdan yoksunu personel yurdun başka bölgelerine gönderilecek. Anadoluda yıllarca hizmet verip İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir vs büyük illeri görmeden emekliye ayrılan ya da ölen tüm mazlum müftülerin hesabı sorulacak. 

5- Mübarek toprakları rant merkezi olarak gören defalarca hacca-umreye gidenler devlet imkanıyla bir daha hacca gidemeyecek. Gitmeyen, hakkı yenen personele imkân verilecek.

6- Lüzumsuz seminer, çalıştay, ve bunun gibi israfın zirve yaptığı tüm müsriflikler bitirilecek. Bunlardan gerçekten faideli olabilecek olanlar yapılacak. Devletin sırtından açık büfe, jakuzzi, termal vs müsriflikler yapılmayacak 5 yıldızlı otellerde israf sofraları gibi şeylerle devletin hazinesi çarçur edilmeyecek. 

7- Kamunun parasına veya malına el uzatan kitabına uydursa bile haksızca zimmetine geçiren personel yargılanacak. Hırsızlığı tespit edilen bir daha kamuda çalıştırılmayacak.

8- Başkan olursam hiçbir cemaatin ya da tarikatin liderine İslamın ve kurumun mehabetini ayağa düşürecek mektup ya da mektuplar yazmayacağım.


9- İhmalim ya da lakaydlığım sebebiyle kuruma bölücüler girmişse hesabını vereceğim. 

10- Müftü iken resmi araçlara binmedim, resmi görevlerde de nadiren bindim, çoğunlukla kendi arabamı kullandım. Şimdi makamı temsilen mütevazi bir araca bineceğim. Dedikodulara mahal vermeyeceğim. İslam’ın izzeti araba, taht, görkemli halılarla değil yüksek ahlakla taçlandırılır ve temsil edilir.

11- Türkiye Cumhuriyetini temsilen hacda bulunmam gerektiğinde bazıları gibi Ecyad Kalesini tarumar edip üstüne canavar korkuluğu gibi dikilen astronomik rakamlara konaklanan hilkat garibesi Zemzem Tower ve benzer binalarda kalmayacağım, geceliği 100-150 riyale olan mütevazi otellerde kalacağım. Ben Aziz Peygamberimizin makamını temsil ediyorsam bunlara dikkat edeceğim."

İşte Müftü Yardımcısı sayın Adnan Zeki Bıyık'ın şartları da böyle. Bu arada sayın Cumhurbaşkanı'na bir uyarısı da var. O da şöyle:

"Bu yazım sebebiyle bana yine bir soruşturma açılırsa Sayın Cumhurbaşkanım, bilesiniz ki içeride kamufle olan fetöcüler var demektir. Sizden istirhamım merkezdeki tüm birimleri ciddi anlamda sigaya çekmeniz. Çünkü at kılı postal bağı sebeplerle bana soruşturma açılmalarından bıktım."

VE SON SÖZLERİ DE ŞÖYLE BİTİYOR:

Bazıları diyecek ki yahu bu nasıl bir müftüymüş, nasıl bir adammış. O kardeşlerime de buradan şöyle cevap vereyim:

"Arkadaşlar ben Karadeniz uşağıyım, dobra söylerim, konuşurken sağım solum oynamaz. Tüm mülkün sahibi Rabbim de beni aha böyle halk etmiş. Yapacak bir şey yok."

“Bir gün akşam olur biz de gideriz kalır dudaklarda şarkımız bizim.” 

Allah son topraklarımız olan bu aziz vatanı yerli ve yabancı şer güçlerden korusun, emânına alsın."

Kaynak: Adnan Zeki Bıyık - Kırklareli İl Müftü Yardımcısı/ Odatv

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ