Reklamlar
Anasayfa » Haber
08 Aralık 2016 ( 2477 görüntülenme )

Ey Allahım! BU NE KALLEŞLİKTİR!

Yine vurulduk!
  
BİTLİS’TE BEŞ YARALI
 
BUGÜN: “BİTLİS’in Hizan İlçesinde güvenlik güçleri ile PKK'lı teröristler arasında çıkan çatışmada 4 asker ve 1 korucu yaralandı”.
 
DÜN: “Bitlis'in Mutki ilçesine bağlı Arpalıseki köyüne bağlı Varan mezrasında çıkan çatışmada 1 korucu şehit oldu”.
 

VE GENEL DURUM: MARDİN'ın Nusaybin ilçesinde PKK'lı teröristlerin etkisiz hale getirilmesi için sokağa çıkma yasağı ve operasyonlar devam ederken, keskin nişancı tüfeği Kanas ile vurulan bir özel harekat polisi ağır yaralandı.
 
PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi, kazdıkları hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması amacıyla başlatılan operasyonlar devam ediyor. Zaman zaman patlama ve ağır silah seslerinin geldiği ilçenin Abdülkadirpşa Mahallesi'ndeki DSİ Kavşağı'nda bugün saat 13.00 sıralarında PKK'lılar ile güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı.
 
Çatışmada, bir özel harekat polisi, PKK'lıların keskin nişancı tüfeği Kanas ile başından vurularak ağır yaralandı. Yaralı polis memuru bölgeye çağrılan ambulansla Nusaybin Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. İlk tedavisi burada yapılan özel harekat polisinin ambulans uçakla GATA'ya sevk edileceği bildirildi.
 
İlçedeki Abdülkadirpaşa Mahallesi'nde çatışmalar devam ediyor…(DHA)


İŞTE HABER BÖYLE…
 
Yetkili makamların Nusaybin’de yapmış olduğu bu risk analizine yakından bakıldığında durum şu:

Nusaybin’de çatışmalarda tecrübeli 300’ yakın eski terörist var bunlar içinde de 17 keskin nişancı var ve bir de 700-800 de tecrübesiz yeni terörist var.

Bu teröristlerin elinde Suriye’den getirilmiş ağır silahlar ve patlayıcılar var.
Ve Nusaybin’de 200’e yakın sığınak, barınak, cephanelik olarak kullanılan bina var ve bu binaların çoğu bombalarla tuzaklanmış.
Şimdi asker ve polis burada bu teröristleri temizlemeye, tuzakları ve bombaları imhaya çalışıyor.
Sivil halkın bu temizlik harekatından zarar görmemesini sağlamaya çalışıyor ve hal ve durum böyle olduğu için de bugünlerde çok şehit haberi geliyormuş…
 
Bu tablo çok ağır…
Neredeyse 1.000 terörist ve bunlara yetecek kadar ağır silah ve cephane var.
İlk soru şu: Nusaybin nasıl bu hale geldi ve yüzlerce terörist Nusaybin’de cirit atarken kimse görmedi mi? Elbette gördüler ama çözüm süreci diyerek siyasi iktidar buna gözyumdu, gözyumdurdu.

Yani Nusaybin’i bu hale siyasi iktidar ve onun atadığı vali ve kaymakamlar ve de onların yasadışı da olsa her dediğini yapan idareciler getirdi.
 
Ve şimdi askere polise diyorlar ki “git bu teröristleri temizle, tuzakları imha et!” Demesi kolay da nasıl olacak bu iş!
 
Asker yola çıkıyor, yolunda altında bomba!
Polis barikat kaldırmaya gidiyor, barikatta bombalı tuzak!
Asker polis binaya giriyor, her yer tuzak ve bomba!
Ve şehit şehit şehit!
 
Şimdi risk analizi yapmış yetkili makamlar ve demiş ki, binaları havaya uçuralım!
Cumhurbaşkanı Erdoğan da buna destek vermiş!
Böylece şehit vermeyecekmişiz!
 
Bunların hepsi aldatmaca!
Böyle terör olmaz böyle terörle mücadele olmaz!
Eğer ki bu ülkenin sadece bir ilçesinde 1.000’e yakın terörist varsa, bu teröristler ağır silahlarla donatılmışsa ve ilçede sokak çatışmasını aylardır sürdürebiliyorsa bu terör değil, bilinçli olarak hazırlanmış bir kalkışmadır!
 
Hele ki sadece Nusaybin değil Yüksekova, Şırnak, Diyarbakır, Hakkari gibi ülkenin birçok il ve ilçesinde durum aynıysa bu kalkışma bir örtülü iç savaşın dama taşlarıdır!
 
Bir ülke iç savaş riski taşıyan bir yerel kalkışma tehdidi ile karşı karşıya ise buna karşı alacağı tedbirler vardır; olağanüstü hal ve sıkıyönetim gibi…
 
Ama bir ülkede bir hükümet böylesi ağır bir tehdide karşı gerekli tedbirleri almayıp teröristlere manevra alanı sağlayarak, askeri ve polisi öne sürüp durumu daha da ağırlaştırıyorsa amacı başkadır. Bu noktada amaç, terörü bitirmek değil terör üzerinden siyaset yaparak siyasi çıkarlarına ulaşmayı hedefliyor demektir.
 
Şu anda bizim ülkemizde siyasetin hedefi “anayasa-başkanlık” üzerine kuruludur.
Şu an teröristlerin de hedefi yerel özerklik elde etmek ve elde edeceği tüm hedefleri bir yeni anayasa ile teminat altına alabilmektir ki, bu noktada teröristle siyasetin hedefi buluşmaktadır çünkü başkanlık olmadan özerklik olmuyor, özerklik olmadan başkanlık olmuyor.
 
Öyleyse Nusaybin’de 1.000 terörist ve ağır silahların getirilmesine bilinçli olarak gözyumulmuş ve bu yolla yaratılan çatışma ortamında masum halkın ağır zarar görmesine yolaçılarak halk her şeyi kabul edebilecek ölçüde sindirilmiş, yıpratılmış, korkutulmuş demektir.
 
Aynı şekilde, bu yaratılan ağır çatışma ortamında şehit haberlerinin geleceği inceden inceye hesaplanmış ve olası şehit acılarıyla herkesin artık her şeyi kabullenecek bir psikolojik duruma gelmesi hedeflenmiş demektir.
 
Şu anda ülkede hal budur; şehit haberleri milletimizi neredeyse yıldırmış, çatışma ortamı halkımızı bir ölçüde sindirmiş ve sonuçta toplumun siyaset tarafından önüne getirilecek bir çözüm(!) teklifini sorgulamadan kabul edebilecek ortam neredeyse sağlanmıştır.
 
 Bu süreç başından sonuna işletenler açısında ağır bir suçtur!
 
Bu kötü gidişatı değiştirecek,  Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir anayasal savunma mekanizması olmalı aksi halde gelecek bugünden daha ağır olabilir…
 
Erdal Sarızeybek 

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

İnceleme Yapmak Üzere o Bölgeye Gittiler! BEKİR COŞKUN HAKKINDA ŞOK SORUŞTURMA! SARAY'daki GÖRÜŞMENİN SIRRI ÇÖZÜLDÜ!.. ULUDAĞ YOLCULARI DİKKAT! Bahçeli Meclis'te 'Flu' Gördüğü Tarafa Geçti SÖZCÜ'DEN KAMUOYUNA KRİTİK AÇIKLAMA!.. Sivas Şehit Polisini Gözyaşlarıyla Uğurladı Dışişleri'nden 'Musul' Açıklaması

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Meteoroloji’den ‘Kuvvetli Yağış' Uyarı