Maske satışı bir ay içinde devlet dağıtımından tekrar özel sektörün eline geçti. Dağıtımda yaşanan aksaklıklar büyük kafa karışıklığı oluştururken Cumhurbaşkanı Erdoğan halkın uygun fiyatta maskeye ulaşması için fiyatlara bir üst sınır getirileceğini açıkladı.

‘KESİNLİKLE YASAK’ DEMİŞTİ

Oysaki Erdoğan Nisan ayında yaptığı açıklamada ‘Kesinlikle para ile maske satışı yasaktır. Salgın bitene kadar vatandaşlarımızın tamamına yetecek maske stokumuz ve üretim planlamalarımız vardır. Ücretsiz şekilde maske ulaştırmaya kararlıyız” demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamaya göre halkın maskeye ucuz erişebilmesi amacıyla üç katlı cerrahi maskelerde fiyat tavanı belirlenecek.

ABD’YE 500 BİN MASKE
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada, “Biz kendimize yeterli olmanın ötesinde, dostlarımıza destek verecek seviyelere ulaştık. Bugüne kadar 55 ülkeye malzeme desteği verdik. Son olarak ABD'ye, maske, siperlik, N95 maske, tulum ve dezenfektanlardan oluşan malzemeleri yarın gönderiyoruz” demişti. Bu açıklamadan kısa bir süre sonra ise İletişim Başkanı Fahrettin Altun, ABD’ye gönderilecek malzemeleri sıralamıştı.

NARH SİSTEMİNİ 150 YIL ÖNCE OSMANLI UYGULAMIŞTI
Maske fiyatına devletin üst sınır koyması (azami fiyat) akıllara Osmanlı tarihinde uygulanan narh sistemini getirdi. Narh sisteminde piyasa fiyatlarının ve satılan malların kalitesinin kontrolü padişahın denetiminde bulunuyordu. Sadrazamlar çarşamba günleri fiyat kontrolü yapmak için yanlarına kadıları da alarak pazarlara iniyordu.

RAMAZAN AYI ÖNCESİ NARH
Her sene, yiyecek maddeleri fiyatlarının ayarlandığı bir ay daha vardı. Halkın ramazan ayını huzur içinde geçirmesi düşüncesiyle genellikle Şaban ayında narh fiyatları belirlenirdi. Ramazan ayı boyunca hemen bütün yiyecek maddelerinin satışı buna göre yapılırdı. Kuraklık, zamansız ve fazla yağan yağmurlar, iyi mahsul alınamamasına sebep olduğundan, fiyatlarda mecburi olarak yükseltme yapmak gerekirdi.

KADILAR VAZİFELİYDİ
İstanbul şehri dört kadılığa ayrılmış olduğu halde, narh tespiti işi, İstanbul Kadısı'nın vazifesiydi. Malın maliyeti, tam olarak hesaplandıktan sonra genellikle -onu on bir fayda şeklinde ifade edilen- % 10 oranında bir kâr konurdu. Ancak iş güçlüğü olan mallarda bu oran % 20'ye çıkabiliyordu.

PADİŞAHLAR FİYATLARI BİZZAT DENETLERDİ

Bir taraftan esnafın narh fiyatları üzerinden satış yapıp yapmadığının tespiti, diğer taraftan satılan malın kalitesinin kontrolü gayesiyle teftişler yapılırdı. Padişahlar bile zaman zaman tebdil gezerek kanun ve nizamlara riayet olunup olunmadığını bizzat kontrol ederler ve gördükleri aksaklıkların giderilmesi için sadrazamlarına emir verirlerdi.Sadrazamın piyasayı kontrol etmesi ise, başlıca vazifeleri arasında idi ve bu vazifesini kola çıkmak suretiyle yerine getirirdi. Sadrazam istedikçe yanında İstanbul kadısı, Yeniçeri ağası, muhtesib gibi vazifeliler olduğu halde kola çıkardı.

1856'DAN İTİBAREN NARH SİSTEMİ YOK
1856'dan itibaren sicillerde artık narh kaydına rastlanmıyor. Esasen bundan birkaç yıl sonra da önce sebze ve meyve, ardından ekmek hariç diğer maddeler üzerindeki narh kaldırılmış ve fiyatlar serbest piyasada belirlenir olmuştu.

Kaynak: Sözcü

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ