ABD Başkan Yardımcısı Pence bugün Menbiç'te düzenlenen bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden ABD askerleriyle ilgili açıklama yaptı.

‘KAZANDIKLARIMIZI KORUMAK İÇİN BÖLGEDE KALACAĞIZ’

Başkan Yardımcısı Mike Pence Dışişleri Bakanlığı'nda düzenlenen “Misyon Şefleri” Konferansı'nda ABD'nin farklı ülkelerinde görev yapan büyükelçilerine hitap etti. Başkan Donald Trump'ın “Önce Amerika” politikası bağlamında dış politikada da önceliğinin ABD'nin güvenliği olduğunu vurgulayan Pence “Askerlerimizi eve getiriyoruz. IŞİD yenilgiye uğratıldı, kazanımları korumak için bölgede kalacağız” dedi.

Pence konuşmasının başında Trump yönetiminin dış politika ve ulusal güvenlik stratejisinin unsurlarını anlattı. Başkan Yardımcısı, Amerika'nın çıkarlarını merkeze oturttuğu politika kapsamında Amerika'nın kendisine gerçekçi olmayan dev hedefler koymadığının, önceliğin ABD'nin güvenliği olduğunun altını çizdi.

GÜVENLİ BÖLGE MESELESİNİ ERDOĞAN DİLE GETİRMİŞTİ

Güvenli bölge, ilk olarak Erdoğan tarafından Mayıs 2013’teki ABD ziyaretinde dile getirilmişti. Erdoğan, dönemin ABD Başkanı Obama’ya; Suriye’de uçuşa yasak bölge ilan edilmesi, siviller için güvenli bölge oluşturulması ve koalisyon güçleriyle ortak kara operasyonu yapılmasından oluşan 3 aşamalı bir plan sunmuştu. Türk yetkililer, Suriye ile ilgili her aktörle görüşmesinde konuyu dile getirdi.

Türkiye’nin gündeme getirdiği güvenli bölge, Suriye’deki çatışmalardan kaçan sivil nüfusun can güvenliğinin sağlandığı barınma alanı oluşturulmasını öngörüyor. Türkiye bölgeyi, tüm Suriye’den göç eden sivillerin toplanabileceği ya da Türkiye’ye geçmiş Suriyelilerin arzu etmeleri halinde yerleşebileceği bir bölge olarak tasarlıyor.

ÖZAL ZAMANINDA DA BİR GÜVENLİ BÖLGE MESELESİ VARDI

Türkiye’yi fiilen bugünlere taşıyan siyasetin iki dönüm noktası vardır: Birincisi, 1991 Körfez, ikincisi ise 2003 Körfez savaşıdır. Birinci Körfez savaşında Kuveyt’in işgali gerekçe gösterilerek Irak’a fiilen askeri müdahalede bulunulmuştur. Bu müdahale sonrasında Irak kuzeyinde Barzani devlet yapısının temeli atılmış, pkk terör örgütü de silahlı güce dönüştürülmüştür. Savaşı başlatan ABD’dir, destekleyen de Özal siyasetidir. Prof. Dr. Fahir Armaoğlu, 1991 Körfez Savaşı’nın Türkiye açısından sonucu şöyle noktalıyor;

‘KÖRFEZ SAVAŞININ SONUCU TÜRKİYE’YE TEHDİT OLDU’

‘Bu olayın önemli yanı ise, Çekiç Güç’ün yerleşmesinde sonra Kuzey Irak’ta bir Kürt özerkliği hareketinin ortaya çıkması, Saddam’ın 36’ncı paralelin kuzeyinde müdahale etmemesi ve Amerika’nın da bu özerkliği desteklemesi sebebiyle, Türkiye toprak bütünlüğünü de tehdit eden bir nitelik kazanmasıdır. Türkiye bu özerkliğe karşı bir güvenlik sübabı olmak üzere, Irak’ın toprak bütünlüğünü koruması ilkesini ortaya atmış ise de, 1995 yılı sonuna geldiğinde Türkiye’nin de bu özerklik görüşmelerinde(Dublin Toplantıları) aktif rol alması ile bu ilkenin pratik değeri hemen hemen hiç kalmamış gibidir’ .

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ