Türkiye’de 3 Kasım 2002 seçimleri ABD-Irak krizi sürecinde yapıldı.

ABD bu krizde Türkiye’den destek istiyordu, askeri üs istiyordu, Irak’a ambargo uygulamasını istiyordu. Seçim öncesinde Ecevit Hükümeti ABD’nin bu isteklerine karşı temkinli davranıyor hatta ABD’nin Irak’a müdahale etmesini de istemiyordu. Yani Ecevit Hükümeti bu savaşa karşıydı.

3 KASIM 2002 GENEL SEÇİMLERİ

3 Kasım; erken genel seçimi yapıldı; AKP %34’le birinci parti oldu, iktidara yerleşti.
CHP %19,5 ile ana muhalefet oldu, başta DSP ve MHP olmak üzere diğer partiler Meclis’e giremedi.

4 Aralık; ABD Savunma Bakan Yardımcı Wolfowitz AKP lideri Erdoğan, danışmanları Cüneyd Zapsu ve Egemen Bağış’la birlikte bir akşam yemeğinde bir araya geldi. Erdoğan, ABD işbirliği takvimi peçete üzerine yazarak Wolfowitz’e verdi; 15 Aralık’ta keşif çalışmaları başlayacaktı(1) oysaki o tarihte Erdoğan milletvekili bile değildi…

10 Aralık; Erdoğan ABD’ye gitti. Başkan Bush ve Erdoğan’ın verdiği mesaj şuydu; ABD-Türkiye omuz omuza…8 Ocak; Türk ve ABD heyetleri arasında mutabakat sağlandı; 150 kişilik ABD askeri heyeti havalimanlarında keşif yapmak üzere Türkiye’ye geldi.

31 Ocak; MGK toplandı. Irak’a müdahale ile ilgili olarak şu tavsiye kararını aldı;
‘Anayasamızın 92’nci maddesinin uluslar arası yasallık koşulunun gerçekleşmesine bağlı olarak, istenmeyen olası gelişmelere karşı, tümüyle Türkiye’nin ulusal çıkarlarını korumak üzere gerekli görülecek askeri önlemlere işlerlik kazandırılmasına yönelik kararların alınmasını sağlayacak adımların, bir takvim uyarınca hükümetçe alınması konusunda tavsiyede bulunulması kararlaştırılmıştır(2)’.

KRİZDE SON SAFHA

6 Şubat; Meclis’ten ilk tezkere geçti. Buna göre, Türkiye’de havalimanlarının modernizasyon çalışması yapması için ABD’ye izin verildi.

24 Şubat: Başbakan Gül, Bakanlar Kurulu’nu topladı. Irak’a harekatla ilgili ilk tezkere Meclis’e gönderildi.

28 Şubat; MGK toplandı. 31 Ocak’ta gerekli karar alınmış olduğunun, bu toplantıda Irak konusuna ilişkin bir görüş bildirilmedi.

1 Mart; TBMM’nde Irak’a harekat tezkeresi oylandı; 264 kabul, 250 ret ve 19 çekimser oyla tezkere reddedildi(3). Bu tezkerenin anlamı şuydu; Türkiye olası bir ABD-Irak savaşında ABD’yi desteklemeyecekti. Ama bakınız sonrasında neler oldu…

ERDOĞAN SEÇİLİYOR

9 Mart; Siirt Milletvekilliği seçimi iptal edildi; yeniden yapıldı ve Recep Tayyip Erdoğan, yeni yasal düzenlemelerden yararlanarak Siirt’ten milletvekili seçildi.
14 Mart; Başbakan Gül istifa etti, Tayyip Erdoğan Başbakan olarak atandı.

17 Mart; Başkan Bush Saddam Hüseyin ve oğullarına ülkeyi terk etmek için 48 saatlik süre tanıyan bir ültimatom verdi.
20 Mart; ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri “Irak’ı kitle imha silahlarından arındırmak, Saddam Hüseyin’in teröre verdiği desteği kesmek ve Irak halkını özgürleştirmek” gerekçeleriyle saldırıya geçti…

20 MART ERDOĞAN BAŞBAKAN

20 Mart; Başbakan Erdoğan Hükümeti güvenoyu aldı.
20 Mart; Erdoğan Hükümeti TBMM’ne ikinci bir tezkere sunarak, Türk Hava Sahasının ABD uçaklarına açılmasını ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’a gönderilmesi için izin istedi.
Aynı gün yapılan oylama ile tezkere 332 oyla kabul edildi.

20 Mart; Rusya Devlet Başkanı Putin, ABD’nin Irak operasyonunun siyasi bir hata olduğunu ve derhal durdurulması gerektiğini söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Chirac, Irak savaşının gelecek için ciddi sonuçlar doğuracağını söyleyerek insani bir felaket yaşanmadan sona ermesini talep ederken; ABD yönetimi uluslar arası hukuku ihlal etmekle suçlayan Çin de, ABD’nin Irak’a karşı başlattığı saldırının derhal durdurulmasını istiyordu. Almanya ise, ‘Irak’a karşı savaşın başladığı haberi federal hükümette derin endişe ve dehşet uyandırmıştır’ diyerek diplomatik bir dille rahatsızlığını gösteriyordu(4).

ABD-Irak savaşı 20 Mart sabahı saat 04.30’da başlamıştı, tezkere ise gün içerisinde geçmişti yani Meclis yetki vermeden AKP Hükümeti Türkiye’nin kapılarını ABD’ye açmıştı.

ÇUVAL VAKASINA GİDEN SÜREÇ

25 Mart; ABD Bush Yönetimi savaş bütçesine Türkiye için bir milyar dolar veya bunun karşılığında 8,5 milyar dolar kredi kullanma hükmü koydu. 9 Nisan; Bağdat düştü. 15 Nisan; KYB ve KDP militanları Kerkük ve Musul’a girdi.

4 Temmuz; Süleymaniye’deki Türk Özel Kuvvetleri mensubu 11 asker ABD askeri tarafından tutuklandı ve başlarına çuval geçirildi. 18 Temmuz; ABD Türkiye’den Irak’a asker göndermesini talep etti. 7 Ekim; Erdoğan Hükümeti ABD’nin talebine uygun olarak Meclis’e tezkere sundu; 358 kabul, 183 red ve 2 çekimser oyla Irak’a asker gönderilmesi kabul edildi.

7 Ekim; KDP lideri Barzani, Türk askeri Irak’a gelirse, merkezi yönetimden çekileceğini açıkladı. 7 Ekim; Dışişleri Bakanlığı, hükümetin Meclis’ten aldığı Irak’a asker gönderme yetkisini kullanmayacağını açıkladı. 6 Kasım; Cumhurbaşkanı Gül, ABD Dışişleri Bakanı Powell ile görüştü.

Bu arada Barzani ve Talabani boş durmamış, Musul ve Kerkük’ü yağmalamıştı;
‘ABD, Irak kuzeyindeki operasyonu Kürt guruplar KDP ve KYB ‘ye bağlı peşmergelerle işbirliği içinde yürüttü. Kürt guruplar ABD’nin en yakın müttefiki haline geldiler. Türkiye Kırmızı Çizgi ilan ettiği halde, Kerkük ve Musul’a girdiler... Peşmergeler bu iki
kenti nerdeyse yağmaladılar, nüfus kayıtlarının bazılarını imha edip, bazılarını götürdüler... Nitekim Kerkük fiilen Kürt gurupların yönetimine verildi ve kente Kürt Vali seçildi(5).’

Böylece Ecevit döneminde çizilmiş olan Kırmızı Çizgiler Barzani ve Talabani tarafından çiğnenmiş ama Erdoğan siyasetinin buna sesi çıkmamıştı.
Bu yetmedi; 4 Temmuz 2003 günü Süleymaniye’de görevli 1 Yüzbaşı, 2 Üsteğmen ve 8 astsubay, ABD’li askerler tarafından gözaltına alındı. Bu da yetmedi; gözaltına alınan Türk askerinin başına çuval geçirildi, üstelik Barzani ve Talabani peşmergelerinin gözetimi altında.
Bunlar da yetmemiş gibi, başına çuval geçirilmiş Türk Askeri’nin resimleri çekilerek tüm dünyaya servis edildi; 4 Temmuz ABD’nin kuruluşu olan 1776’nın yıldönümüydü…
Erdoğan siyaseti bu olay karşısında ABD’ye nota verilip verilmeyeceğini soran gazetecilere; ‘bu müzik notası değil’ diyordu…

SONUÇ

Olaylar, yerler, tarihler ve sebepler yan yana getirildiğinde görülen o ki, Ecevit Hükümeti erken seçimle düşürülmemiş olsaydı, ABD Türkiye’den istediği desteği alamayacaktı, belki de Irak krizine diplomatik bir çözüm bulunabilecekti ama bu olmadı.

Türkiye’nin izlediği bu ABD yanlısı siyasette mesele tek başına Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidar olması değildir, aynı zamanda mesele Erdoğan’ın da Başbakanlığa gelmesi meseledir. Çünkü ABD-Irak savaşı Erdoğan’ın Başbakanlık koltuğuna oturduğu gün başlamış ve aynı gün Türkiye bu savaşta ABD’yi desteklemiştir.

İlginçtir Türkiye bu savaşta kaybeden taraf olmuş, savaş sonrası karşısında parçalanmakta olan bir Irak, kuzeyde ayrı bir devlet kuran Barzani ve Türkiye’nin bütünlüğünü hedef almış silahlı ve siyasi güç olarak bir terör örgütünü bulmuştur.

Belki de bu savaşta en kritik nokta; 4 Temmuz 2003 çuval vakasıdır çünkü Türk Ordusu resmen hedef alınmış hatta küçük düşürülmüştür. ABD’nin bu her türlü diplomasiyi aşan tavrı karşısında Türkiye’nin sessiz kalması da Türk Ordusunun düşürüldüğü bu durumun daha da vahim bir hal almasına yolaçmıştır.

Çuval vakasının sonrasında 21 Ekim 2007 Dağlıca baskının yaşanması, baskında kaçırılan yedi askerin geri getirilmesi için harekata izin verilmemesi, Türk Ordusu’nun elini kolunu bağlamış, etkisiz bir duruma düşürülmüştür.

Ve nihayetinde Temmuz 2007’de kod Ergenekon kumpas soruşturmasıyla Türk Ordusunda görev yapmış ve hala yapmakta olan komuta kadrosunun hedef alınması, gözaltılar ve tutuklamalar, ABD’nin Ortadoğu politikasında Türk Ordusunun komuta heyetini saf dışı bırakmış, yerine doğrudan AKP siyasetini ikame etmiştir.

Gelinen bu noktada Türkiye’nin hala ABD yörüngesinde bir siyaset izlediği görülmektedir. Her ne kadar son dönemde Rusya ile ilişkiler geliştirilmiş olsa da, BOP’un temeli olan Irak kuzeyinde ayrı bir devlet yapısı güçlendirilmiş, Suriye kuzeyinde de bu ayrı devlet siyasetine zemin hazırlanmıştır. Bu yanlıştır, Türkiye BOP’u etkisiz kılacak bir siyaset izlemeli ve kendi ulus devlet kimlik ve varlığını güçlendirmelidir.

Erdal Sarızeybek

Yararlanılan kaynaklar;
1.Fikret Bila, ‘Ankara’da Irak Savaşları’, s. 195.
2.Age, s. 212.
3.Age, s. 230.
4.Tayyar Arı, ‘Geçmişten Günümüze Orta Doğu’, s. 600.
5.Bila, ‘Ankara’da Irak Savaşları’, s.247.
Başvuru kitabı: Büyük Suikast/ Destek yayınları

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ