Rahatsızlanarak 27 Temmuz 2019, Cumartesi gecesi hastaneye kaldırılan eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın sağlık durumu hakkında Başhekim Dr. Cengiz Bavbek şu açıklamayı yaptı:

‘YOĞUN BAKIMDAN ÇIKTI’

“Genel durum bozukluğu ve yüksek ateş nedeniyle 27 Temmuz 2019, Cumartesi günü hastanemizin Genel Yoğun Bakım Ünitesinde tedavisine başlanan hastamız Yaşar Büyükanıt, yatan hasta katına alınmıştır. Planlanan tedavisi yatan hasta katında sürdürülmektedir.”

27 NİSAN SÖZDE MUHTIRASI VE BÜYÜKANIT-ERDOĞAN GÖRÜŞMELERİ

2007 seçimlerine gidilirken Genelkurmay’ın iki basın açıklaması vardır, biri 12 Nisan diğeri de 27 Nisan sözde muhtırası. 12 ile 27 Nisan birbirinden çok farklıdır; birinde terör dikkate çekilirken diğerinde irtica öne çıkarılmıştır. İrtica öne çıkarılırken de Türk toplumunun en hassas olduğu konular özensizce dile getirilmiştir. Örneğin; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Kur’an okuma günü yan yana getirilerek sanki Kur’an okumanın cumhuriyete yönelik bir tehdit olabileceği hissi uyandırılmıştır ki bu kökten yanlıştır.

DİN ÜZERİNDEN PROVOKASYON

Benzer şekilde Şanlıurfa’da başlarında beyaz tülbentle ilahi okuyan küçük yaştaki kız çocuklarımız ile Atatürk ve Türk Bayrağı değerlerimiz ile yan yana getirilmiş ve böylece saflığın ve masumiyetin sembolü olarak Türk milletinin yüreğinde yer etmiş olan beyaz tülbentli küçücük kız çocuklarımızın, bu kez Atatürk’e ve kutsal bayrağımıza tehdit olabileceği algısı oluşturulmaya çalışılmıştır ki bu da çok ağır bir yanlıştır.

BU MUHTIRA DEĞİL KOMPLO



Ve nihayetinde kutlu doğum şöleni, Kur’an okuma, ilahi söyleme gibi Türk milletinin en hassas olduğu dini konular öne çıkarılarak, bu inançlarımızın sanki devlete ve cumhuriyete bir tehdit olduğu algısı oluşturulmuş ve Türk Ordusu ile Türk milletinin değerleri karşı karşıya getirilmiştir ki bu hepsine öte affedilemez bir yanlıştır. Şimdi bu sembollerini her gün canlı yayınlarla ekranlara taşıdığınızda, milletimizin yüreğinde kopan fırtınaları hatta kasırgaları bir düşününüz!

HEPSİ AKP’YE YARADI

27 Nisan muhtırası olarak tarihine yazılan bu sözde bildirinin son cümlesinde geçen ‘Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır’ ifadesi Büyükanıt eliyle yapılmış olan porovokasyonun son noktasıdır. Zira başta eleştiri konusu yapılan Kur’an, ilahi, beyaz tülbent, masum küçük kız çocukları, gibi Türk Milletinin her bir ferdinin inandığı bu yüksek değerler sahibi olan insanlarımız Türk Ordusu ile karşı karşıya getirilmiştir
Bakınız şimdi olayların akışına:

27 NİSAN, ERKEN SEÇİM,DOLMABAHÇE VE KOD ERGENEKON HEPSİ BİRBİRİYLE BAĞLANTILI

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ