Reklamlar
Anasayfa » Haber
08 Aralık 2016 ( 2389 görüntülenme )

Barzan coğrafyasının Yahudilikle ne ilgisi var?

Bu coğrafyada iki Barzan var...

İki Barzan var; eski ve yeni Barzan. İsimleri aynı, coğrafyaları aynı ama devranları farklı olan iki köy ve köylü.

Eski Barzan, Yahudi olarak tanımlanıyor, şöyle ki;

Kürt Yahudileri ile, Kürt dilini ve kültürünü benimsemiş, tarih boyunca Kürdistan olarak tabir edilen Kuzey Irak ve Mezapotamya bölgesi sınırları içerisinde var olmuş, daha sonraki yüzyıllarda İslam dinine geçmiş ve İsrail kurulduktan sonraki süreçte Kuzey Irak’tan İsrail’e göç eden Yahudiler kastedilmektedir”[1]

Peki, hangisiydi; Kürt mü yoksa Yahudi mi?

 

Barzan, Şemdinli için adı duyulmamış bir yerdir. Orada Barzani iyi bilinir, ama Barzan yoktur. Erbil, Diyala, Zibar da iyi bilinir, Barzan adı ise hiç geçmez. Oysa ki Şemdinli’nin yanı başındadır. Ünü olsaydı, herhalde duyulurdu. Şemdinli’de “Barzani” denince, akla Barzan değil, Erbil geliyor. Ama şimdilerde Barzan da ünlü oldu, Barzani sayesinde…

 

Bir Osmanlı belgesinde yer alan Musul vilayetine yukarıdan bakılırsa, Barzan şöyle  görülüyor;

“1895 tarihli salnameye göre Musul vilayeti üç sancağa ayrılmıştır; Musul, Kerkük ve Süleymaniye.  Musul’un yedi kazası var; merkez, İmadiye, Akra, Zibar, Duhaok, Zaho ve Sincar’dır. Kerkük’e ise beş kaza bağlı; merkez, Revanduz, Salahiye, Köysancak ve Raniye’dir. Süleymaniye’nin de beş kazası sayılır; merkez, Baziyan, Merge, Şehr-i Pazar ve Gülanber”[2].

 

Bu tarihte, Barzan diye bir kazanın tespiti yapılmamış.  1910 yılı, Musul vilayeti idari taksimatına bakılırsa, durum yine aynı; ne Musul, ne Kerkük ne de Süleymaniye’de Barzan adında bir kaza görünüyor.”[3].

Barzan yok mudur? Elbet vardır. Biz “ne çapta bir Barzan var”, onu ölçme düşüncesiyle yoldayız..

 

Hatırlayalım, Mesud Barzani ne demişti Barzan için:

“Barzan bölgesi, Erbil vilayetine bağlı olarak Irak Kürdistanı’nın kuzeyinin en uç noktasında yer alır. Bölgenin merkezi Mergesor kazasıdır. Kaza üç nahiye’den oluşur; Mergesor, Barzan ve Şirvan”.

Bu durumda Barzan köyü ya da üssü, Irak kuzeyindeki Zibar, Mergesor ve Şirvan  üçgeninde yer alıyor. 1895 Osmanlı salnamesinde, bu üç isimden sadece biri, o da Zibar geçiyor ve şöyle tanımlıyor;

“Musul vilayetinin bir kazası, doğusunda Revandüz, batıda İmadiye, güneyde Akra, kuzeyde Şemdinan(Şemdinli) ile çevrili olan bir yerleşim yeri”.

 

1910 salnamesindeki idari yapıda ise, Zibar (Zeybar) Musul vilayetine bağlı 3’ncü sınıf bir kaza olan Akra’nın bir nahiyesi olarak yer alıyor. Bu salnamede diğer ikisi ise sayılmıyor.

1881-1883 nüfus sayım tablosuna bakıldığında, Musul vilayetinde yine ve sadece Zibar oraya çıkıyor, nüfusu; 2.743. Bu toplam nüfus içerisinde 57 Yahudi, 76 Hıristiyan ve geri kalanı Müslüman olarak sayılmış[4].

Uydu haritalarından bakılırsa, Barzan köyü, Zibar’a en yakın köy olarak saptanmış.

Buradan şu sonuca ulaşabiliyoruz; Barzan, Irak kuzeyinde, Hakkari/Şemdinli güneyinde yer alan, adı, belki de 1907 isyanıyla duyulmuş ve bu isyana kadar dikkati çekmemiş  küçük bir yerleşim yeri…

 

Tarihçi Ahmet Uçar, Barzan’a 1909’da ulaşıyor. “Kuzey Irak'ın Hakkâri'ye yakın uç noktalarından birinde, dağlık bir arazide kurulan Barzan Köyü, çevre köylere thâkim bir noktada bulunmakta, Musul vilâyetine bagli "Zibar" nahiyesinin de merkezini teşkil etmekteydi. Osmanlı Arşivi belgelerine göre, 1909'da, yine Barzan merkez olmak üzere üçüncü sınıf bir kazaya dönüştürülmüştü.” diyor.

Bakalım Uçar’ın araştırmalarına göre bu Barzan, nasıl bir Barzan:

 “Bu kaza ve çevresinde Barzan, Zibar, Beçil ve Fakih Abdurrahman aşiretleri ayrı ayrı yerleşim birimlerinde yaşamakta ve çoğu kez de birbirleriyle "aşiret kavgası" yapmaktaydılar. Bu nedenle Osmanlı yönetimi bölgede güçlü askerî karakollar kurmuş ve önemli miktarda güç bulundurmak zorunda kalmıştı. Aslında bu aşiretler çok büyük aşiretler değildi. Meşhur Kürt tarihçilerinden Mehmed Emin Zeki, "1931'de Barzan aşiretinin 2750 hane olduğunu, yerleşik hayata geçip bağcılık, tütüncülük ve hayvancılıkla uğraştıklarını" yazar.[5]

 

Demek ki bir Barzan var…

Peki Yahudi mi yoksa Kürt müydü?

 

Barzan kelimesinin etimolojisinden yola çıkarak, etnik kimliğine anlam kazandırmaya çalışan, bir Ermeni köyü olduğu vurgusunu yapan araştırmacılar var. Buna göre, Barzan; Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanların iç  içe yaşadığı çok eski bir Ermeni Köyü.

Efsane ve mitlerin kökeni üzerine araştırma yapan İngiliz Jacop Bryant Barzan kelimesinin kökenini antik çağlarda yaşamış Ermeni Kralı Barsnaes’e dayandırıyor. Bu araştırmaya göre “Bar” kelimesi memleket anlamında, “San” ise hem güneş hem de asalet ve şan anlamında tanımlanıyor.

Barzan bölgesinde geçmişte Ermenilerin de yaşamış olduğu dikkate alınarak, Barsan kelimesinin “Ateş Tapınağı” anlamına geldiği ileri sürülüyor. Başka bir araştırmaya göre ise Barsan kelimesi Farsça “ateş” anlamına gelen Barzan ya da Berzin kelimelerinden türetilmiş olduğu anlatılıyor[6].

Rivayet çok…

 

Ermeni tezi bir yana, Barzan’ın bir Kürt köyü olduğunu belirten araştırmacılar da yine Barzan kelimesinin etimolojisinden yola çıkmış, ama bu kez farklı bir sonuca ulaşmışlar:

Barzan Aşireti, adını aşiretin merkezi olan Barzan köyünden alır. Encyclopedia of İranica’ya göre Barzan adı, Kürtçenin  de mensup olduğu kuzeybatı İrani dilerde ‘Mahalle’ anlamını taşımaktadır. Kökeni avestadaki varəzāna kelimesine dayanan "Barzan", eski Hintçedeki karşıtı vṛjána( Cemaat)´dır. Modern Kürtçede bu kelimenin yerini "Tax" almıştır. Şîrvanî, Dolamerî, Mizorî, Berojî, Nizarî, Gerdî, Herkî ve Binecî aşiretlerin toplamına biz Barzan diyoruz. Barzan bir üst çatı adıdır ve bu aşiretlerden oluşmuştur[7].

Bu doğru değil, açalım…

Gerdi ve Herki aşiretleri bölgede güçlü aşiretlerdir, Barzan çatısına sığamaz. Öyle güçlü aşiretler ki, bir ucu Şemdinli Konur Vadisi’ne açılır, diğer ucu Derecik havalisine hiç sığmaz. Şemdinli’ye gidelim, Gerdi ve Herki için “Barzan” diyen bulunmaz.

Bu bir abartı; olmayanı olur yapmak, olanı da olduğundan büyük göstermeye çalışmak gibi bir şey. Günümüzde Barzan, çok büyük bir aşiret gibi gösteriliyor. Oysa  adı var, sanı yoktur; bu ün büyük oluştan gelmiyor.

Bu; aşiretlerin Barzan çatısı altında olduğundan değil, ABD-AB-AKP siyasetinin  çıkarları gereği Barzani’ye gösterilen ilgiden, bir de Barzan Cemaati’nden geliyor. Çünkü Barzan, bir Halid-i Bağdadi Nakşibendi üssüdür.

 

Bazı araştırmacılar ise “iki Barzan”dan bahsediyor; Yahudi Barzan, Kürt Barzan.

Yahudi Barzani’nin ortaya çıkışı 16 ve 17’nci yüzyılda, ki aynı zamanda Barzan coğrafyasındaki beylerin en güçlü olduğu dönem. Kürt Barzan’ın ise, Osmanlı Devleti’nin dağılma sürecinde ortaya çıktığı anlatılıyor ki, Barzan beylerinin yıkılıp yerini Halid-i Nakşibendi şeyhlerine terk ettiği dönem. Ardı ardına Sevr paylaşması, isyanlar, cumhuriyetin ilk yıllarına eşzaman  geliyor.

Yahudi-Kürt Barzan’ın ortak noktası, her ikisinin de aynı coğrafyada yer alması; Osmanlı’nın Musul vilayeti sınırları içinde. Ve her ikisi de aynı coğrafi yerden adını alıyor; Barzan!

 

Bu durumda karşımıza iki Barzan çıkıyor: eski ve yeni Barzan; isimleri aynı, coğrafyaları aynı ama yaşamış oldukları devirler farklı olan iki köy ve köylü. Eski Barzan, Yahudi olarak tanımlanıyor, şöyle ki;

Kürt Yahudileri ile, Kürt dilini ve kültürünü benimsemiş, tarih boyunca Kürdistan olarak tabir edilen Kuzey Irak ve Mezapotamya bölgesi sınırları içerisinde var olmuş, daha sonraki yüzyıllarda İslam dinine geçmiş ve İsrail kurulduktan sonraki süreçte Kuzey Irak’tan İsrail’e göç eden Yahudiler kastedilmektedir.

Kürt Yahudileri, kökenleri itibariyle Kürt değil, İsrailoğullarının (İbrani) kavmindendirler. İslam’a görünürde geçmiş, Kürt görünümlü Yahudiler bugün İsrail’de ve Türkiye’de varlıklarını sürdürmektedirler. Sonradan Yahudi dinine giren Kürtler olmuş mudur, bu konu araştırılmalıdır. Günümüzde bazı araştırmacılar genetik açıdan bazı benzerlikler bulunduğu için Kürtlerle Yahudilerin akraba olabileceği tezleri ortaya attılar.”[8]

 

Yeni Barzan ise, bir Kürt Halid-i Nakşibendi dini cemaati olarak öne çıkıyor.

Barzan Köyü'nün ne zaman kurulduğunu kesin olarak bilmesek de bu köyün kurulmasında ve gelişmesinde Barzani Ailesi'nin rolünü biliyoruz” diyerek söze giren tarihçi Ahmet Uçar, bu dini cemaatin doğuşunu bakın nasıl anlatıyor;

“ Bu aileden bilinen ve Barzan Kalesi'ni yapan ilk lider, Mesud'dur. Büyük Zap ırmağının sol kıyısında kurulan bu köye, başka bir yerden damat olarak gelen Mesud, oğlu Said'i bölgedeki meşhur medreselerde okuttu.

Said'den sonra oğlu Mesud da benzer bir eğitimden geçti. Özellikle onun oğlu Taceddin, tasavvufa ilgi duyarak Barzan Köyü'nde bir tekke kurdu. Bu yıllarda bölgede Kadirîlik ve Nakşîlik önem kazanmıştı. Bölgede Nakşibendîliğin ilk yayıcısı Mevlana Halid-i Bağdadî'dir (1777-1837) [9]”.

 

Burada nokta koyalım…

Bir bütün olarak tüm bu araştırma ve incelemelerin sonuçlarına tek bir tablo içinde gözatıldığında, ulaşılan sonuç görülüyor; ayrılıkçı Kürt hareketinin merkez üssü gibi yaratılan algı bir yana, bugün Türkiye, hemen yanıbaşında bulunan ve kendi siyasi hayatını ve güvenliğini doğrudan etkileyen iki Barzan’la karşı karşıyadır: Yahudi Barzan ve Cemaat Barzan. Her ikisi üzerinde durulmalı.

Özellikle de bu iki farklı Barzan’ın özünde, “Yahudi Cemaat” şekliyle “Tek Barzan” olup olmadığı artık düşünülmeli…

 

Erdal Sarızeybek

 

Kaynak: Cemaat ve Barzani

 



[1] Salim Meriç, araştırmacı yazar, Oda Tv, “Kürt Yahudileri ve Barzani” başlıklı araştırma yazısı, 24.10.2010

[2] Musul Sorunu ve Nasturi isyanı, s. 4-6.

[3] Osmanlı Döneminde Kuzey Irak, s. 40.

[4] Os. Dön. K. Irak, s.

[5] Ahmet Uçar, Barzaniler başlıklı makale, Osmanlı Araştırmalar Vakfı, Tarih ve Düşünce Dergisi, Aralık 2002.

 

[6] BARZAN, S. 30.

[7] Nevzat Çiçek, araştırmacı-gazeteci, 03.11.2011 tarihli web kişisel sayfası; http://nevzatcicek.blogcu.com/ barzani-ailesi-tarihi/11383832

[8] Salim Meriç, araştırmacı yazar, Oda Tv, “Kürt Yahudileri ve Barzani” başlıklı araştırma yazısı, 24.10.2010

[9] Ahmet Uçar, Barzaniler başlıklı makale, Osmanlı Araştırmalar Vakfı, Tarih ve Düşünce Dergisi, Aralık 2002.


Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Emniyet'ten İki Kent İçin IŞİD Saldırısı UYARISI! SAĞANAK... YILDIRIM... DOLU... METEOROLOJİ'DEN AĞIR UYARI Yazıcıoğlu'nun sırlarla dolu ölümüyle ilgili bomba ifade Putin'den Türkiye-İsrail Görüşmelerine Destek! Diyarbakır'da Terör! Terör Doğu İllerini Yaktı! Sezen Aksu'dan Kötü Haber Bir Üsteğmenimiz Çatışmada Şehit Düştü!

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Diyarbakır'da Okulda Çatışma: 2 Ölü!