AKP’nin ittifak ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli, 31 Mart Yerel Seçimleri öncesinde Kızılcahamam'daki otelde partisinin il başkanlarıyla bir araya geldi. Burada bir konuşma yapan Bahçeli’nin söz konusu Suriye’de kurulması planlanan güvenli bölgeye ilişkinin açıklamaları şöyle;

‘KÖRFEZ SAVAŞINDAKİ GİBİ BİR GÜVENLİ BÖLGE İSE DURUM VAHİM’

20 millik derinliğe sahip olacağı söylenen güvenli bölge tanımı ile kastedilen nedir? Bu güvenli bölgede terör örgütleri bulunacak mıdır? Uçuşa yasak bölge planlaması var mıdır? Rusya bu işin neresindedir?" diye sordu ve ardından şu uyarılarda bulundu;

" ABD'nin yazdığı kanlı senaryoya kanıp, terör örgütlerine göz yumacaksak, güvenli bölge diye tampon bölgeye "tamam" diyeceksek aynısı Körfez Savaşı'ndan sonra yaşandığı gibi yeni bir uçuşa yasak bölge kararına zımnen onay vereceksek, herkesi uyarıyorum ki bugüne kadar yaptıklarımızın üzeri bir kalemde çizilecektir.”

‘BU GÜVENLİ BÖLGE YÜZDE YÜZ TÜRKİYE’NİN DENETİMİNDE OLACAKSA TAMAM’

“Trump, yaklaşık 30 kilometre derinliğinde bir güvenli bölgeden bahsetmiştir, hükümet de buna müspet yaklaşmıştır. Şayet kurulacak ve oluşturulacak güvenli bölge, tamamen Türkiye'nin denetim ve kontrolünde olacaksa, üstelik terörle tavizsiz bir mücadele sürecekse diyeceğim bir şey yoktur. *ABD, Fırat'ın doğusunu baz ve esas alarak bir terör haritası çizmek, özerk bir yapı kurmak, yeni bir Barzani modeli inşa etmek heves ve hedefindedir”.

BAHÇELİ’NİN GÜNDEME TAŞIDIĞI KÖRFEZ SAVAŞI NE?

16/17 Ocak 1991 gece yarısı ABD, Kuveyt’in işgalini bahane ederek Irak’a müdahale etti ve savaş başladı. Çöl Fırtınası adı verilen savaşta, ABD öncülüğünde Irak’a karşı girişilen büyük çaplı bir hava bombardımanıyla adımlar atılmıştı. Savaş boyunca kesilmeden süren bu hava bombardımanı sayesinde, birkaç hafta içinde Irak’ın komuta ve iletişim altyapısı, elektrik üretim kapasitesi, havaalanları ve hava savunma sistemi, kimyasal silah ve nükleer araştırma tesisleri büyük ölçüde yok edilmişti.

27 Şubat’ta, Irak Cumhuriyet Muhafızları saf dışı edildi.
28 Şubat’ta, ABD başkanı George Bush ateşkes ilan ettiğinde, Irak’ın direnişi bütünüyle kırılmıştı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 686 sayılı kararının Nisan ayının ilk haftasında Irak tarafından kabul edilmesi ile birlikte savaş resmen sona erdi.

‘İLK SIĞINMACI DALGASI’

Savaş sonrasında, Saddam yönetimini hedef alan halk ayaklanmaları ülkenin önemli bir bölümünü sarmıştı… Mart 1991’de, önce Basra ve çevresi, ardından Bağdat’a sıçrayan Şii ayaklanması Irak kuvvetlerince sert biçimde bastırılırken, Şii ayaklanmasından birkaç gün sonra da kuzeyde Kürt ayaklanması başlıyordu. Saddam’ın kuzeye yönelmesiyle, toplu katliam korkusunu yaşayan yaklaşık 1,5 milyon peşmerge Türkiye ve İran sınırlarına yığılmıştı.

TÜRKİYE KAYBEDEN ÜLKE OLDU

Saddam Hüseyin’in ayaklanmalara karşı giriştiği sindirme harekatının ulaştığı boyutlar ise yeni bir krize kapıları açıyordu. Türkiye’de Özal siyaseti konuya yine insancıl amaçlarla yaklaşıyor, yardım elini yine peşmergelere uzatıyordu. Ama kaybeden yine Türkiye oldu ve yıllar sonra bu gerçeği Genelkurmay Başkanlığı kamuoyuna şöyle açıkladı;

‘SIĞINMACILAR YOLUYLA ULUSLARARASI BİR SORUN YARATTILAR’

‘Birinci Körfez Savaşı’na Türkiye Cumhuriyeti koalisyon güçlerine destek vermiştir. Ancak sonucunda Türkiye zarar görmüştür. Savaş sonunda Saddam’ın Kuzey bölgeye saldırısı sonucunda 100 binlerce insanın Türkiye’nin hudutlarına yığılmıştır. Bunlara en büyük desteği Türkiye verdiği halde Türkiye suçlanmıştır ve o yığılan insanlar ‘burada bir Kürt sorunu var’ diye dünya kamuoyuna mal olmuştur.’

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ GÜVENLİ BÖLGEYE YERLEŞTİ

ABD’li müttefiklerin görmezden geldiği bu güvenli bölgede PKK, Şemdinli güneyinde yer alan Hakurk, Ari, Lolan ve Basyan, Çukurca güneyinde Avaşin, Şırnak güneyinde Haftanin, Sinat ve Zap gibi önemli alanlarda mevzi kazandı; Körfez Savaşı bittiğinde sayısal gücü on bini aşkındı. Yani Özal siyaseti Türkiye’yi zarara uğratmış, Türkiye’nin ulusal birliğini bugün yaşanılan Kürt sorunu ile karşı karşıya getirmişti.

BARZANİ GÜVENLİ BÖLGEDE ÖZERK KÜRDİSTAN YÖNETİMİ KURDU

7 Nisan’da ‘Huzur Operasyonu’ (Operation Provide Comfort) başlatıldı. Bu operasyonla Türk sınırına bitişik bir ‘Güvenli Bölge’ (Safe Haven) oluşturuldu. Kürtler bu bölgede toplandı. 10 Nisan’da, 36’ncı paralelin kuzeyindeki bölgeye uçuş ve müdahale yasağı getirildi. Bu yasakla Güvenli Bölge artık BM’nin değil fiilen ABD’nin etki ve yönetim alanına girdi. Aynı süreçte, Kuzey Irak’taki Kürdistan Cephesi ‘de Facto’ olarak bir parlamenter sistemi benimseme kararı aldı.

19 Mayıs 1992’de ilk seçim yapıldı ve Kürt Parlamentosu kuruldu; Barzani ‘Özerk Kürt yönetimi lideri’ seçildi.Siyasi Kürt hareketi baştan beri izlediğimiz tarihi boyunca böyle bir başarı elde edememişti ama bir Özal’la bu sonucu ulaşmayı bilmişti…

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ