7110 görüntülenme30 Haziran 2019
21 Ekim 2007'de, Dağlıca’da 12 askerimiz şehit düştü, sekiz askerimiz kaçırıldı. 

İşte tam bu süreçte ATV Televizyon yetkilileri beni aradı. ‘Albayın siz o bölgeyi iyi biliyorsunuz, Dağlıca’da ne oldu, kamuoyuna anlatın’ diyerek beni davet ettiler. İnanın koşa koşa gittim, gerçeği size duyurabilmek için.Ama bakın ne oldu…
Spiker sordu: ‘Dağlıca’da ne oldu?

CANLI YAYINI ATV KESTİ,

Benden cevap: 
‘Dağlıca şehitlerimizin sorumlusu hükümettir, Türk adaleti er ya da geç bu hesabı sormasını bilecektir’ dedim ve bunu der demez canlı yayını kestiler. Burada ben ‘eğer ki Meclis’ten geçen tezkere yetkisi ordumuza verilmiş olsaydı, Dağlıca baskını olmayacaktı’ demek istemiştim ama kimse sormadı bana ne demek istediği, aradan yıllar geçti hala da soran yok.



Emekli Albay Erdal Sarızeybek anlatıyor: Dağlıca’da ne oldu?


Türkiye, 2007 yılında çok ağır bir karakol baskınıyla karşı karşıya kaldı…Saldırıyı yapanlar, Kuzey Irak’tan geldi ve saldırısı sonrası yine Irak’a döndü. Çıkan çatışmada 12 askerimiz şehit düştü, 8 askerimiz de Irak’a kaçırıldı. Durum ağırdı hem de çok…

Olayın bir öncesi vardı…
Eylül 2007 Ayı sonunda teröristler, Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesi Beşağaç Köyü yakınlarında su kanalında çalışan işçiler ile köy korucularını taşıyan minibüsü taradılar. Minibüste bulunan 7'si korucu 12 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi ise yaralandı. Ölenlerin arasında köy muhtarı ve 3 çocuğunun da bulunuyordu. Bir hafta sonra 7 Ekim 2007’de teröristler bir komando birliğimize pusu kurdular ve çıkan çatışmada 13 askerimiz şehit düştü.

Acı büyüktü…
Herkes sokağa dökülmüştü ve “şehitlerimizin kanı yerde kalmasın, hesabını sorun”, diye haykırarak Hükümet’i göreve çağırıyordu. Halk öylesine haykırmıştı ki terör karşısında sessizliğini koruyan Hükümet, bu sesi duymazdan gelemedi ve 17 Ekim 2007’de TBMM’ni toplantıya çağırdı. Toplantıda terör olayları görüşüldü ve Irak’a harekat yapılmasına ve Irak kuzeyindeki PKK kamplarının yok edilmesine millet iradesi adına karar verildi.

Tezkere büyük bir heyecanla karşılandı ve medyada hak ettiği kadar yerini aldı;
“Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, terör örgütü PKK'nın yuvalandığı Irak'ın kuzey bölgesi ile mücavir alanlara gönderilmesi için Hükümete 1 yıl süreyle izin verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi, 19'a karşı 507 oyla TBMM Genel Kurulunda kabul edildi”.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tezkerenin TBMM'de kabul edilmesi ile ilgili olarak, ''Ülkemiz, milletimiz için, teröre karşı mücadeleyi uluslararası bir karar olarak görenler için hayırlı olsun'' dedi.

Tezkerenin kabul edildiği dakikalarda Başkan Bush da bir açıklama yapıyordu;
'Türkiye'nin sınır ötesine asker göndermesi Türkiye'nin yararına değildir.'
Bunun üzerine gazeteciler Başbakan Erdoğan’a sordu; Başkan Bush tezkere hakkında bir açıklama yaptı. Siz de Kasım’da gidip bir görüşme yapacaksınız. Tezkerenin kabulü, bu açıklama ve görüşme öncesinde nasıl değerlendirilmelidir?''

Erdoğan cevap verdi;

“Kimin ne dediğini bilmiyorum. Ben sadece şu anda TBMM olarak tüm parlamenterlerimizle biz kahir ekseriyetle bir karar verdik. Bunun için de kimin ne dediği değil, TBMM'nin ne dediği önemlidir ve bu kararı da TBMM almıştır. Ülkemiz için, milletimiz için, teröre karşı mücadeleyi uluslararası bir karar olarak görenler için hayırlı 0lsun diyorum.''

Ne güzeldi değil mi, bu konuşmalara bakınca, insanın; yiğit bir Başbakan, millet iradesi adına konuşan bir Başbakan, ABD’yi takmayan bir Başbakan, diyesi geliyor ama gerçek hiç de öyle değil.

Neden mi? Anlatayım…

Tezkerenin geçtiği gün, 17 Ekim 2007’dir.
Bu tarih itibariyle teröristler Irak kuzeyindeki Hakurk, Basyan, Avaşin ve Zap gibi her zamanki barınaklarında istirahat etmekte ve olası eylemler için planlar yapmaktadır. Avaşin terör kampı Dağlıca’da konuşlu birliklerimizin güneyinde, hemen iki saat yaya yürüyüş mesafesindedir. Basyan’daki barınaklardaki teröristler de Aktütün karakolumuzun hemen batısında ve iki saatlik yaya yürüyüş mesafesindedir.

Teröristlerin bu kamplarda olduğunu MİT bilmektedir, dolayısıyla Başbakan da bilmektedir, Genelkurmay da.

Bu teröristlerin, sınır bölgelerinde fırsat bulursa eğer eylem yapacağını, Binbaşı Ersever’in deyimiyle “Sağır Sultan” da bilmektedir. Kaldı ki, Avaşin’deki teröristlerin Dağlıca’ya, Basyan’daki teröristlerin de Aktütün’e eylem planı yapmak için zamana ihtiyaçları yoktur, çünkü her ikisi de elinin ve kolunun altındadır.

- 17 Ekim’de şu ünlü tezkere, halk iradesi adına neden Meclis’ten geçmiştir?
- Peş peşe saldırı yaparak evlatlarımızı şehit eden teröristlere karşı sınır ötesi harekat yapmak için.
- Peki, bu tezkere yetkisi neden Ordumuza verilmedi?

Çünkü Erdoğan’ın, önceden stratejik model sonradan ise ortak model arkadaşı olarak ilan ettiği ABD, “Türkiye'nin sınır ötesine asker göndermesi Türkiye'nin yararına değildir”, açıklaması yaptığı için. Yani 17 Ekim’de Irak’a harekat kararı alınmış ancak Hükümet, bu yetkiyi ordumuza vermediği için bu kamplara harekat yapılamadı.

- Peki, Dağlıca baskını ne zaman oldu?

- 21 Ekim, yani tezkereden dört gün sonra.
- O zaman cevap açık; harekat yapılmış olsaydı, Dağlıca baskını olmayacaktı, evet bu kadar da basit, açık ve net bir cevap.
- Bu durumda şehitlerimizin sorumlusu kimdir?

Diyelim gaflete düştüler, peki, ne oldu Dağlıca’da?
12 askerimiz şehit düştü, sekiz askerimiz kaçırıldı.

İşte tam bu süreçte ATV Televizyon yetkilileri beni aradı. ‘Albayın siz o bölgeyi iyi biliyorsunuz, Dağlıca’da ne oldu, kamuoyuna anlatın’ diyerek beni davet ettiler. İnanın koşa koşa gittim, gerçeği size duyurabilmek için.Ama bakın ne oldu…
Spiker sordu: ‘Dağlıca’da ne oldu?

Benden cevap:
‘Dağlıca şehitlerimizin sorumlusu hükümettir, Türk adaleti er ya da geç bu hesabı sormasını bilecektir’ dedim ve bunu der demez canlı yayını kestiler. Burada ben ‘eğer ki Meclis’ten geçen tezkere yetkisi ordumuza verilmiş olsaydı, Dağlıca baskını olmayacaktı’ demek istemiştim ama kimse sormadı bana ne demek istediği, aradan yıllar geçti hala da soran yok.

Erdal Sarızeybek

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ