Reklamlar
Anasayfa » Haber
08 Aralık 2016 ( 2346 görüntülenme )

ATATÜRK'ün Ankara'ya Gelişi; 27 Aralık 1919...

Tarihi süreç...
  ATATÜRK’ÜN ANKARA’YA GELİŞİ
 
Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919 tarihinde Anadolu’ya geçişi ile baş­layan direniş hareketi, ilk ciddi adımını Haziran 1919’da Amasya Tamimi ile atmıştır.
 
Amasya’da milletin istiklalinin tehlikede olduğu tespit edilmiş, istik­lâli ancak milletin azim ve kararının kurtarabileceği öngörülmüştür.
 
Anadolu Hareketi’nin bir diğer dönüm noktasını oluşturan Erzurum Kong­resi (23 Temmuz 1919) ise milli birliğe doğru gidişin ilk tezahürüdür.
 
Erzu­rum Kongresi’nde “Şarki Anadolu Müdafaai Hukuk Cemiyeti” tüzüğü kabul edilmiş ayrıca Kuzey-Doğu Karadeniz Bölgesi tek bir cemiyetin idaresi altına girmiştir.
 
Mustafa Kemal Paşa’nın düşüncesi şöyledir:

“İçine düşülen kanlı ve kara tehlikeleri göremeyecek hiçbir vatanse­verin olamayacağını, galip devletlerin mütarekeyi hiçe saydıklarını, vatanın ve milletin mukadderatını kurtaracak son sözü söyleyecek ve bunun hükmü­nü uygulatacak kuvvetin bütün yurtta yayılan milli ruhun olacağını, mukad­derata hakim bir milli şûra ve milli bir hükümetin teşkili ilk hedeftir”.
Kongre kararları bir beyanname ile ilan edilerek; vatanın bütünlüğü, hiç bir şekilde ayrılığın kabul edilemeyeceği, mukavemet edileceği, geçici bir hü­kümetin kurulacağı, manda ve himayenin kabul edilemeyeceği ve Millet Mec­lisinin derhal toplanması gibi temel prensipler kamuoyuna duyurulmuştur.
4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanan Sivas Kongresi’nde , Erzurum’da seçilen Heyet-i Temsiliye’ye hiç dokunulmayarak aynen muhafaza edilmiş ve heyetteki 9 olan üye sayısı, yurdun diğer bölgelerinden seçilen yeni üyelerle 16’ya çıkarılmak suretiyle Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti’nin Heyet-i Temsiliyesi haline dönüştürülmüştür.
Mustafa Kemal Paşa, çalışmalarına bir müddet daha Sivas’ta devam etti. Daha sonra, Ankara’ya gitmek üzere 18 Aralık 1919’da Sivas’tan ayrıldı.

Heyet-i Temsiliye, 18.12.1919 günü Sivas’tan yola çıktı


Kayseri-Mucur-Hacı-Bektaş-Mucur-Kırşehir-Karaman-Beynam Köyü üzerinden, 27 Aralık 1919 Cumartesi öğleden sonra Ankara Dikmen sırtlarına gelindi
. Dokuz gün­lük yolculuk boyunca inceleme ve görüşmeler için Kayseri ve Mucur’da birer gün kalınmış, yedi gün yolda geçmiştir. 

Üç otomobille Ankara’ya gelen he­yette şu isimler yeralmaktaydı;


Birinci otomobilde
M. Kemal Paşa, Rauf (Orbay) Bey, Heyet-i Temsiliye istişari üyesi Ahmet Rüstem ve Yaver Yüzbaşı Cevat Abbas (Gürer);

ikinci otomobilde
Heyet-i Temsiliye üyesi Mazhar Müfit (Kansu) ve Hakkı Behiç Beyler’le Sivas Kongresi Delegeleri İbrahim Süreyya (Yiğit) Bey ve Sekreterler;

Üçüncü otomobilde
Dr. Binbaşı Refik (Saydam) Bey, Hüsrev (Gerede) Bey ve hizmetliler.

Kafile ilk olarak
, kendilerini Gölbaşı ile Şehir arasında bekleyen Vali Ve­kili Yahya Galip (Kargı) Bey ile, 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa’nın ya­nında durdu. Mustafa Kemal Paşa otomobilden inerek karşılayıcılarla görüştü daha sonra onları otomobiline alarak şehre doğru yollarına devam ettiler.

MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN ANKARA’DAKİ FAALİYETLERİ


Mustafa Kemal Paşa,
kendisini ve Heyet-i Temsiliye’yi çok samimi, par­lak ve güven verici duygularla karşılamış olan Ankara halkı ile daha yakın­dan tanışmayı ve fikir alışverişinde bulunmayı gerekli görmüştür. İstanbul’a gidecek mebusların, Heyet-i Temsiliye ile görüşmek üzere Ankara’ya gelmele­rinin beklendiği bir sırada Ankaralılar’a verilecek bir konferans yararlı olacaktır. Bu sebeple 28 Aralık 1919 günü şehrin ileri gelenleri Ziraat Mektebi’ne davet edildi. 

Ankara halkıyla yaptığı konuşmada ülkenin siyasi, as­keri durumunu anlattı.
İstanbul Hükümeti’nin ısrarıyla düşman işgali altındaki bu şehirlerde toplanacak meclise katılmak üzere giderken Ankara’ya uğrayan milletvekillerinden, Mecliste bir “Müdafaai Hukuk Grubu” kurulmasını iste­di ve A-RMHC programını “Misak-ı Milli” halinde özetledi. Ankara’da ha­zırlanan bu müsvedde program, sonradan Meclis-i Mebusan’da “Misak-ı Milli” adıyla kabul ve ilan edilmiştir.

Mustafa Kemal Paşa Ankara’da, Milli Mukavemet’in Millet Meclisi’nin var olduğu bir düzen içinde yürütülmesini davanın haklılığını ve meşru bir zemin üzerine oturtulduğu fikrinin içte ve dışta benimsenmesini sağlamıştır.
Ana­dolu’da başlayan Milli Mücadele’nin Padişah’a ve İstanbul Hükümeti’ne karşı bir isyan hareketi değil, yok edilmeye çalışılan bir milletin meşru savunucusu olduğunu isbat için böyle bir çalışma gerekli görülmekteydi.

3 Ocak 1920’den itibaren Ankara’ya gruplar halinde gelen mebuslar, Mus­tafa Kemal Paşa ile görüştükten sonra İstanbul’a gitmeye başladılar.


Ankara’­ya gelen mebusların çoğu, İzmir ve Balıkesir hariç olmak üzere Batı Anadolu Mebusları idi.
Sivas’ta, Heyet-i Temsiliye üyeleri ile komutanların birlikte al­dıkları karara göre, Mustafa Kemal Paşa’nın Erzurum’dan Meclis-i Mebusan azası olarak seçilmesine rağmen, İstanbul’a gitmemesi ve Ankara’da Heyet-i Temsiliye’nin başında kalması; Sivas’tan seçilen H. Rauf Bey’in İstanbul’a gi­derek toplantıya katılması kararlaştırılmıştı. Bu kararların isabetliliği, Meclis-i Mebusan’ın dağıtılması ile daha açık bir şekilde ortaya çıkmış oluyordu.

Mustafa Kemal Paşa Milli Mücadele hareketinin başarıya ulaşmasını doğ­rudan doğruya “milletle temas” etmekle mümkün olacağına inanmıştır.


Kendi ifadesi ile söylemek gerekirse o; “Anadolu varlığına derhal karış­mayı ve onlarla birlikte hareket etmeyi” faydalı ve lüzumlu görmüştür. Sa­vaş boyunca milli birliğin oluşmasını sağlayacak vasıtalardan birisinin de basın olduğunu çok iyi bilen Mustafa Kemal Paşa, bu konudaki hassasiyetini dai­ma muhafaza etmiştir. 


İrade-i Milliye ve Hakimiyet-i Milliye gazetelerinin çı­karılmasını sağlayarak halk oyunun aydınlatılmasına çalışmıştır. Özellikle Ankara’da Hakimiyet-i Milliye’nin yayınlanması ile Türk halk oyunun yanlış yollara sürüklenmesi önlenmeye çalışılmış, milli birliği tehlikeye düşürecek iç ve dış yayınlara karşı milletin uyarılması düşünülmüştür. Ayrıca bu sayede, Milli Mücadele hareketini başarıya götürecek kararlar kısa zamanda halka ulaş­tırılacak ve Heyet-i Temsiliye ile halk arasındaki münasebetlerin gelişmesi sağ­lanmış olacaktı.


Bu amaçlar doğrultusunda Mustafa Kemal Paşa,
Ankara’ya gelişinin ikinci gününde Hakimiyet-i Milliye’nin çıkarılmasını istemiş, gazetenin ismini de ken­disi koymuştur47. Gazeteyi çıkarmak için vilayetin bazı imkanlarından istifa­de edilmiş ve 10 Ocak 1920 tarihinden itibaren Recep Zühtü (Soyak) Bey’in yönetiminde yayın hayatına başlamıştır. Hakimiyet-i Milliye kısıtlı maddi imkanlarına rağmen kısa zamanda en önemli haber kaynağı durumuna gel­miş, Anadolu gazeteleri tarafından sürekli kaynak olarak gösterilmiştir.

Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye’nin Ankara’ya geldikleri 27 Aralık 1919’dan, Meclisi Mebusan’ın açıldığı 12 Ocak 1920 tarihine kadar geçen bu 17 günlük sürede
Ziraat Mektebi’ndeki karargahta Kuvay-ı Milliye, İstanbul Hükümeti ve dış ülkelerle temas kurulmuş ilk B.M.M.’nin açılması için ge­rekli şartların oluşmasına zemin hazırlamıştır.

SONUÇ


Ankara’nın Milli Mücadele’nin merkezi olarak seçilmesi doğru ve isabetli bir karardır.
Çünkü Ankara, Anadolu’nun merkezi konumundadır. Anadolu şehirlerini birbirine bağlayan yollar kavşağında yer almaktadır.

Diğer taraf­tan
işgal altındaki Batı Anadolu’yu ve İstanbul’u kontrol altında tutabilecek stratejik bir mevkidedir. Ayrıca Ali Fuat Paşa’nın kumandasındaki 20. Kolordu’nun Ankara’da bulunması, bölgenin güvenliğini sağlamış olması açısından önemli bir unsurdur.

Bunun yanısıra
Ankara halkının Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye’ye maddi ve manevi bakımdan destek vermeye hazır ol­ması Ankara’nın Milli Mücadele’nin merkezi olarak seçilmesinde önemli bir paya sahiptir.

Sonuç olarak 27 Aralık 1919’dan sonra meydana gelen gelişmeler Anka­ra’nın Milli Mücadele’nin merkezi seçilmesindeki isabeti ortaya koymuştur. Artık Ankara, Atatürk’ün Sine-i Millete dönüş düşüncesinin gerçekleştiği ve doruğa ulaştığı mekandır. Dolayısıyla Ankara, bir harekatın bedeni ve büyük bir fikrin sembolüdür.


Dr. Edip Semih Yalçın

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Milletvekilliğinde Yeni Dönem! Erdoğan Suriye meselesinde neden Türkiye'yi ateşe atıyor? Murat Gezici: Sandık Taşıma Ters Tepecek İstanbul Valiliği'nden Yarınki Mesai İçin Açıklama! TRT’de Skandal Belgesel! Almanya'dan Sürpriz Atak! IMF'den ŞOK Türkiye Kararı! Meteorolojiden Açıklama!

Bakmadan Geçme!

KAPAT
3 Türk Diplomat Hakkında ŞOK İddia!