CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı yayın programında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Katıldığı canlı yayın programda konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Tank-Palet fabrikasını yabancıya peşkeş çekmek vatana ihanettir" dedi.

‘ASKERİ FABRİKA KATAR ORDUSUNA VERİLİR Mİ?

Tank-Palet fabrikasının özelleştirilmesine sert tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “50 milyon dolar ben vereyim size bu fabrikayı verin dedik, hiç ses çıkmadı. Bu parayı verecek çok sayıda yurtsever işadamı var. 50 milyon dolar hikayedir. Bu fabrikanın değeri 20 milyar dolardır. Avrupa’nın en büyük tank-palet fabrikasıdır. Bu fabrikayı siz Etem Sancak’a ‘al çalıştır’diye veriyorsunuz. Etem Sancak da tutup Katar ordusuna veriyor. Kimse kusura bakmasın ama bunun adı vatana ihanettir” dedi.

‘DÜNYADA ÖRNEĞİ YOK’

Bunun dünyada başka bir örneği olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bir askeri fabrikayı yabancı bir orduya peşkeş çeken dünyada ikinci bir devlet yoktur. Bunu neden yaptılar? Oradan gelir mi elde edecekler, hayır. Tank üretecekler; ama zaten orada tank üretiyorlardı. Şimdi maliyeti şişirecekler, 20 liralık işi ‘200 liraya yaptık’ diyecekler, üstüne bir de kar koyacaklar. Devlete de bu parayı bize ver diyecek” ifadelerini kullandı(Sözcü,07, 11. 2019)..

Haber işte böyle…
Türkiye’nin askeri stratejik fabrikası özelleştirme adıyla satılıyor. Muhalefette tepki büyük, Kılıçdaroğlu ‘bunun adı vatana ihanettir’ diyor. Ve AKP’den hiç ses çıkmıyor ses çıkmıyor.
Şimdi Cumhuriyet’in ilk yılları…
Memleket uzun yıllar süren savaşlardan yorgun ve fakir çıkmış, genç nüfus savaşlarda şehit düşmüş, okul yok iş yok aş yok üstüne de Osmanlı’nın borçları binmiş. Cumhuriyet’i kuranlar oturdular düşündüler, Sorunları tespit ettiler, çözüm yollarını buldular ve geleceğin yol haritasını çizdiler. Çözüm şuydu;

‘ÇALIŞAN OKUYAN ÜRETEN ÇAĞDAŞ BİR MEMLEKET, ÇAĞDAŞ İNSANLAR’

‘Derebeylik sistemini ortadan kaldırmak, halkı ağaların baskısından kurtarmak; irticanın kökünü kazımak; bölücülüğü etkisiz kılarak milli bütünlüğü sağlamak; sınıf farklarını ortadan kaldırmak; çiftçiye toprak vererek köylüyü üretici hale getirmek; toprağı verimli işleyip üretimi artırmak; köylüyü özgürleştirip çağdaşlaştırmak ve kadın-erkek eşitliğini ve kız çocuklarının okutulmasını sağlamak’

‘İŞ BANKASI VE ŞEKER FABRİKALARI’

. Ve İş Bankası ile Alpullu Şeker fabrikasıyla başladılar… Kırıkkale mühimmat, Bünyan dokuma, Ankara çimento, Kırıkkale elektrik, Nuri Killigil tabanca, Ereğli bez, Bursa süt, İzmit Paşabahçe şişe cam ve kağıt, Keçiborlu kükürt, Isparta gülyağı… derken Nazilli bez, Gemlik ipek, Bursa merinos, Çubuk baraj, Ankara top tüfek, Zonguldak taş kömür, Bitlis sigara, Malatya bez, Sivas çimento, Karabük demir çelik, Sümerbank, Divriği demir, Etibank…

Kısacası bugün Usta siyasetinin baba mirası gibi özelleştirme diyerek sattığı ne var ne yoksa bir kenara yazın, kuruluş tarihlerine bakın, o size Cumhuriyeti kuranların bize emanet etmiş olduğu mirası gösterecektir.

‘’İKİNCİ BÜYÜK HARP’TEN SONRA CUMHURİYET’İN YÖNÜ DEĞİŞTİ’
Büyük harp sonrası Cumhuriyeti kuranlar böyle yola çıktılar ama bu rota ne zaman ki ABD’ye yelken açtı, işte o zaman yön değişti. Kendini bir anda okyanusun derinliklerinde bulan Cumhuriyet, İsrail kuruluşuyla birlikte ortaya çıkan fırtınadan bir türlü kurtulamadı.

İKİLİ ANLAŞMA FELAKET

Bu noktada her şeyin ,1949 yılında, Türkiye ile ABD arasında imzalanan ‘Eğitim İşbirliği Anlaşması’yla başladığını söyleyebiliriz. Savaş yorgunu, borçlu ve fakir bir ulusun yol haritasını doğrudan etkileyen bir anlaşmaydı bu. Hiç şüphe yok ki bu anlaşmaya imza atan Cumhuriyetin kurucuları devrimle başlatılmış olan hamlelere bir ivme kazandıracağını düşüncesindeydiler. Ama sonrasında yaşanılan olaylar hiç de öyle olmadığını gösterdi.

‘CUMHURİYET OKULLARI YERİNE TEKKELER VE TARİKAT’

“ İkili Anlaşma adıyla Türk tarihine geçen bu karşılıklı eğitim anlaşmasında ilk adım, Ankara’da bir eğitim komisyonunun kurulmasıyla atıldı. Komisyon dokuz kişiydi; dördü Türk dördü Amerikalı. Başkanlığa getirilen dokuzuncu kişi ABD’nin Ankara Büyükelçisi olunca, denge bozuldu. Karar mekanizması Amerikalı Büyükelçinin yönetimine geçti. Milli eğitim ve öğretimin sevk ve idaresi böylece ABD’nin ellerine teslim edildi. Aydınlanmanın kaynağı olan Köy Eğitmen Kursları, Halkevleri ve bir dünya projesi olan Köy Enstitülerinin kapatıldı. Hazırlıkları çok önceden yapılmış olan toprak reformundan vazgeçildi.”

‘İSRAİL, SUUDİLER, YEŞİL SARMAYE, TARİKAT, TİCARET SİYASET AT BAŞI GİDİYOR’

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ