Caracas ve Washington arasındaki bağlar, Maduro’nun ABD ile diplomatik ilişkileri kesmesiyle hiç olmadığı kadar gerginleşti. Ancak iki ülkenin ilişkileri geçmişte bu kadar kötü değildi. Peki, bozulma nerede başladı?

DÜNYA İKİYE BÖLÜNDÜ

Venezuela ve ABD arasındaki gerginlik, ABD Başkanı Donald Trump’ın muhalefet lideri Juan Guaidio'yu Venezuela’nın geçici başkanı olarak resmen tanıması ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yasadışı ilan etmesiyle tırmandı. Juan Guaido'nun kendisini geçici devlet başkanı ilan etmesi sonrası uluslararası toplum bölündü. ABD'nin başını çektiği kamp Guaido'yu desteklerken, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı ülkeler Maduro'nun tarafında.

CHAVEZ DÖNEMİNDEN DAHA GERGİN

İki ülke, yaklaşık 20 yıl önce iktidara gelen Hugo Chavez döneminden beri anlaşmazlıklar yaşasa da birbirine her zaman düşman durumda değillerdi. Aslında tarihi boyunca Venezuela, ABD ile komşularına kıyasla nispeten daha iyi ilişkiler içinde oldu. Caracas'ın Amerikan karşıtlığı göreceli olarak yeni bir olgu.

PETROLÜN ÖNEMİ

1900’lerin başında, ABD petrol şirketlerine o zamanlar bir diktatör olarak anılan Juan Vicente Gomez tarafından birçok cömert taviz verilmiş ve Venezuela’nın ana ekonomik faaliyetinin ne olacağının belirlenmesine öncülük etmişti.

İki ülke arasındaki bu petrol bağı, Venezuela’nın kendi petrol üreten şirketi Petroleos de Venezuela'yı (PDVSA) kurmasına ve gelecekteki hükümetlerin ülkenin kaynaklarından elde edilen servetten daha büyük bir pay almaya çalışmalarına rağmen on yıllarca sürecekti. ABD’ye yönelik dostane politikasının bir sonucu olarak Venezuela, ABD’nin Şili ve Guatemala gibi "düşman" Latin Amerika ülkelerine verdiği zararın çoğundan etkilenmedi.

58 DARBESİ VE DEMOKRATİKLEŞME

23 Ocak 1958'de bir askeri darbe sağcı askeri diktatörlüklerin sonunu getirdi ve Venezuela'nın yeni ortaya çıkan demokratik hareketini başlattı. Ülkenin yeni liderleri ABD'de sürgündeyken zaman geçirmiş ve demokratik sisteminden de ilham almıştı. Yeni liderler, politik olarak merkezci bir hükümet kurmaya çalıştılar ve Sovyetler Birliği'nden uzak durdular.

ABD için Venezuela’nın diktatörlükten demokrasiye geçişi pürüzsüzdü, çünkü aralarındaki petrol ilişkisinde bir sorun oluşmamıştı. Sadece bir yıl sonra, Küba devrimi bölgeyi sarstı ve nihayetinde Venezuela’yı ABD’ye yaklaştırdı.

Küba Sovyetler Birliği'ne yaklaşıp ABD'yi reddettiğinde, Başkan John F. Kennedy ve sonraki yönetimler demokrasinin, özgürlüğün ve ekonomik ilerlemenin sosyalizm olmadan gelişebileceğinin bir örneği olarak Caracas'ı gösterdiler.

CHAVEZ’İN AMERİKAN KARŞITLIĞI

Bu bağlamda, Hugo Chavez, ABD ile Venezuela arasındaki ilişkiyi değiştirdi. Ordunun bir üyesi olarak Chavez, Venezuela’nın demokratik hükümetini devirmek isteyen Küba destekli gerillaları püskürtmek için Küba'ya gönderildi. Ancak Küba'ya hayranlıkla giden Chavez’e göre bu asi gerillalar birer kurtarıcıydı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ