Politika
15 Ağustos 2018 ( 9373 görüntülenme )

ABD'li Uzmandan TÜRKİYE AÇIKLAMASI!..

Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Araştırmalar Okulu’ndan Lisel Hintz, Türkiye’deki ekonomik krizin aslında birdenbire ortaya çıkmadığını, bir süredir zaten işaretler geldiğini söyledi. Hintz şu değerlendirmelerde bulundu:

‘EKONOMİK KRİZİN SORUMLUSU ABD DEĞİL’

“Bunun işaretlerinin uzun süredir olduğunu, yeni ortaya çıkmış bir durum olmadığının anlaşılması önemli. Ekonomik kriz Amerika’nın Türk bakanlara yaptırım getirmesiyle başlamadı. Hatta birkaç aydır başlayan bir şey de değil. Bu uzun süredir aslında vardı. Ekonomiye enjekte edilen kısa vadeli para, dış borçlanma, cari açık, tüm bunlar birikti ve zamanla kriz noktasına ulaştı. Ne olursa olsun bu zaten görülecekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisini etkilemesin diye istediği kadar seçimleri öne almış olsun bu, ekonomik krizin olmasını önleyebileceği anlamına gelmiyor. Ama şimdi krizin tırmandığını görüyoruz. Geçen hafta Erdoğan ve Maliye Bakanı Albayrak’ın konuşmaları sırasında bile liranın değerinin düştüğüne tanık olduk.”

Hintz, Amerika’yla yaşanan krizin Erdoğan’ın ‘dış mihrak’ söylemine yardımcı olduğunu söylese de şöyle de bir uyarıda bulundu.

‘ZAMLAR BAŞLAYINCA GÖRECEĞİZ’

“Bir noktaya kadar bu benim hatam değil demeyi sürdürebilirsiniz ama soğan fiyatları, ekmek fiyatları, akaryakıt fiyatları ve bu türden ürünlerin fiyatları arttığında ve Erdoğan bunu kontrol edemediğinde, o zaman bu söylemin artık bir ağırlığı kalmaz.”

Amerikalı uzman, Brunson meselesinin Amerika’da hem yürütme hem yasama organları, hem de iki partinin de birleştiği bir konu olduğuna dikkati çekti.Hintz, Türkiye’nin yön değiştirdiği ve “artık Batı kampında görülmediği” tartışmalarıyla ilgili olarak da şu değerlendirmeyi yaptı:

‘ARTIK ÇOK GEÇ’

“Bence gidişat hızla bu yöne doğru gidiyor. İlişkilerde ‘en düşük seviyeye indi’ gibi sözleri sürekli duyuyoruz, sonra daha kötüsü oluyor ve bu döngü böyle devam ediyor. Dolayısıyla ilişkilerde bu düşüş olduğunda herkes ‘buradan geri dönebilir miyiz?’ sorusunu soruyor. Evet Türkiye teknik olarak NATO üyesi ama bence ‘müttefik’ kelimesini bu yaşanan duruma uydurmanın hiçbir yolu yok, ittifakın üyesi olmak tamamen resmiyette kaldı. Bence karşılıklı değerler ve hatta bir dereceye kadar ortak çıkarlar hakkında konuşmak için bile çok geç. Bunu Suriye’de, ya da başka bazı konularda gördük.”

‘TÜRKİYE NATO’DAN KOPUYOR’

“Türkiye kendi bağımsızlığını, NATO’ya illa bağlı olmadığını ortaya koyma yönünde çok gayret gösterdi; Şangay 5’lisine dahil olma, Çin’den Rusya’dan silah alma, İran’la müzakere etme, Astana sürecinin parçası olma gibi sözleri ya da gelişmeleri sık sık duyduk, gördük. Dolayısıyla Erdoğan tarafından Batı’ya karşı koyma, ‘size ihtiyacımız yok, sizin güvenlik altyapınızın parçası olmamıza artık gerek yok’ şeklinde çok güçlü bir çaba sergilendi. Bu durum sürdürülebilir mi değil mi, bence bunun üzerinde düşünmek önemli çünkü çok yakın bir Türk-Rus ortaklığının Erdoğan’ın bile güvenebileceği bir durum olduğunu düşünmüyorum. Ama Erdoğan’ın Putin’i araması, konuşmasında Çin’e, Rusya’ya, İran’a güvenden bahsetmesi, bence bunlar Batı’ya karşı ‘sizin kurallarınıza göre hareket etmek zorunda değiliz’ şeklinde çok güçlü bir sinyal.”

Kaynak: VOA Türkçe

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ