Reklamlar
Anasayfa » Haber
08 Aralık 2016 ( 2347 görüntülenme )

13 Şehit Silvan Olayı Doğru Analiz Edilmelidir

PKK dediğiniz nedir? Küresel Kürdistan projesinin silahlı Türkiye ayağı..

Barzani dediğiniz nedir? O da aynı projenin Irak ayağı. Peki, bu küresel proje kimindir? İşte buradan başlayalım anlatmaya…

Kürdistan Projesi 1846 Bedirhan isyanına dayanır. Bunu 1880 Şeyh Ubeydullah isyanı izler. Her iki isyan da İngiltere ve Fransa’nın desteği ile Osmanlı’ya karşı çıkarılmış olup amaç, “Anadolu, Balkan ve Trakya’daki biz Türklerin Asya ile bağını kesmek, kuşatmak ve ardından biz Türkleri yok etmek” esasına dayanır.

Bu proje 1908’de siyasallaşmış, Bedirhan oğlu Emin Ali Bedirhan ile Şeyh Ubeydullah oğlu Seyit Abdulkadir liderliğinde siyasi alanda kurumsallaştırılmıştır, Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti, Kürt Teali Cemiyetleri eliyle. Ardından yeni Cumhuriyetin kuruluş ve başlangıç yıllarında Anadolu’da yer yer isyanlara dönüştürülmüştür. “İki yüz yıllık ihanetin kod adı ÇARÇELLA” kitabımızın temeli de bu tarihi akışa dayanır.

1920 yılında ilk olarak İngiltere ve Fransa öncülüğünde bu proje, küresel Kürdistan ve Ermenistan Projesine dönüştürülerek Sevr Planı hazırlanmıştır. Bu plan Osmanlı Hükümeti’nce kabul görmüş, ancak Mustafa Kemal Hükümetince reddetmiş, tanınmamıştır. Üstelik bu planı imzalayanlar vatan haini ilan edilmiştir. Kurtuluş Savaşımız da zaten böylece başlamıştır. 1982 yılında, Arap dünyası ile kuşatılan İsrail, kendine müttefik bir devlet yaratmak amacıyla bu Küresel Kürdistan Projesine dahil olmuştur. Bunu 1991’de ABD, BOP planı ile izlemiştir.

Kısacası bugün Türkiye’nin karşısında, Sevr Planı ile Avrupa, Beka Planı ile İsrail, BOP Planı ile Amerika vardır.  Amaçları aynıdır; Anadolu’nun Asya ile bağını Kürdistan gibi tampon yönetimlerle kesmek, biz Türkleri Anadolu’da yalnızlaştırıp yok etmek.

Bu büyük resim içinde PKK nedir? ABD-AB-İsrail’in Türkiye’ye karşı yürüttüğü örtülü savaşın silahlı yüzüdür. Bu silahlı yüz, Özal-Çiller-Erdoğan siyasetiyle güç kanarak bugünkü silahlı ve siyasi konuma gelmiştir.

Peki, 14 Temmuz 2011, Silvan saldırısı ile verdiğimiz 13 şehit, bu tablo içerisinde bize ne anlatmaktadır?

İmralı kurnaz, bakıyor ki bu AKP, ABD-AB-İsrail ile kol kola yürüyor Kürdistan’a doğru. İmralı çok kurnaz, görüyor ki bu AKP, Kürdistan’ın Barzani ayağıyla da kol kola, üstelik Barzani’ye Kürt devleti de kuruldu. Şimdi İmralı da öfke içinde kuduruyor, çünkü İmralı’ya göre AKP, PKK oldu artık, PKK’nın siyasi misyonunu üstlendi. İşte bu çerçevede ne yapsın İmralı, hapisten çıkabilmek için ne yapsın? Irak’ta silahlı sözde lider kadrolarını Türkiye’nin doğusunda yönetime getirebilmek için ne yapsın? İmralı’nın elinde ne güç var?

Avrupa’da siyasi güçleri var, istese Avrupa’yı karıştırır ama İmralı AB ile karşı karşıya gelmek istemez. Bu nedenle bu güçleri şimdilik sahaya sürmez.

Irak’ta silahlı güçleri var, istese Barzani’yi siler süpürür ama Barzani’nin ardında ABD var, üstelik stratejik müttefiki, İmralı bu aşamada ABD ile karşı karşıya gelmek istemez. Bu yüzden Irak’taki silahlı güçlerini de kullanamaz.

Peki, geriye ne kaldı İmralı’nın elinde; Türkiye’deki silahlı güçleri ve siyasi kol ve kanatları. Yani İmralı’nın bu aşamada oynayabileceği iki güç işte budur.

Siyasi kol ve kanatlarını zaten kullanıyor, Yüce Meclis’i önce boykot ettiler, şimdi de Demokratik Özerklik(!) ilan ettiler! Silahlı güçlerini de kullanıyor, işte Silvan saldırısı ve 13 şehit!

Peki, tüm bunlar ne anlama geliyor?

AKP seçimleri kazandı, güçlendi. PKK’nın siyasi misyonunu da üzerine aldı, yani PKK, AKP eliyle tarihten silinmeye çalışılıyor ve İmralı bunu görüyor. İmralı da diyor ki; “ben PKK’yım, boşuna mı öldürdüm binlerce askeri, madem Kürdistan kuruluyor, o zaman beni de alın, beni de çıkarın hapisten, yandaşlarımı da koyun yönetime”.

AKP çaresiz, nasıl çıkartacak İmralı’yı, biraz sabret diyor ama İmralı bu fırsatı kaçırmak istemiyor, hemen çıkmak istiyor. AKP çaresiz, Irak’taki PKK’lıları da getirecek ama bir Habur olayı var, halkımızın öfkesini çeken, cüret edemiyor bu aşamada buna. 

İmralı yönetiminde PKK ise pazarlık gücünü artırmak için saldırıyor, her gün şehit haberi, AKP bunu nasıl anlatacak halkımıza, dara düştü, zora düştü. İmralı düşürdü AKP’yi. Bugün Doğu’da PKK siyasileri Demokratik Özerklik(!) de ilan etti. Artık geri dönüşü olmayan bir yola girdi PKK, saldırılarını sürdürecek. Kendi gücü yetmez ise PKK’nın siyasilerini devreye sokup sivil itaatsizlikle ülkeyi karıştıracak. Bu sözlerimizi yabana atmayın, yılların birikimi bu.

Artık bu iş çığırından çıkmıştır ve Türkiye dönüşü olmayan bir yola girmiştir. PKK artık durmayacak, bir yanda siyasileriyle, öte yanda silahlı güçleriyle saldıracak ta ki AKP pes edip, Türk Milleti yılıp, sinip, korkup “ne olacaksa olsun” deyinceye kadar...

Bu aşamada AKP ne yapabilir? Bu noktadan sonra hiç, inisiyatifi PKK’ya verdi hem de kendi eliyle, belki de bilerek verdi, küresel Kürdistan projesini hızlandırdı. Bundan sonra laflar işe yaramaz eylem gerek. Ne yapacak AKP, İmralı’yı serbest mi bırakacak! Yoksa Irak’taki silahlı kadroyu affedip yönetime mi getirecek! İsterse yapsın, hepimiz buradayız! Dolayısıyla AKP, PKK’nın elinde sürüklenip gidecektir.

Peki, Türk Ordusu ne yapabilir? Zorunlu olarak operasyonlarını hızlandıracak ve sertleştirecektir. Askeri alanda PKK’nın silahlı güçlerine ağır darbeler vurmak suretiyle etkisiz hale getirmeye çalışacaktır. Silahlı kanadı darbe yiyen PKK ise bu durumda siyasi alana yönelip BDP’yi sokağa salacaktır. Bu durumda Türkiye toplumsal olaylara hazırlıklı olmalıdır…

Türk Polisi ne yapabilir? AKP siyasetine uygun olarak olaylara seyirci kalırsa, toplumsal olaylar sertleşerek sürecektir ve sonunda baş edilmez bir duruma dönüşecektir. Bu durumda Türk Polisi olaylarda asla silah kullanmamalıdır, çünkü havaya açtığı her ateşte,  her an bir provokasyona uğrayabilir, o zaman olayların önüne geçilmesi çok zor olur...

Türk Yargısı ne yapabilir? AKP siyasetinin küresel Kürdistan projesinin bir parçası olduğunu kanıtlayabilirse eğer, AKP siyaseti geri adım atacaktır. Bu durumda CHP ve MHP’nin bir iktidar alternatifi olarak milli programlarını şimdiden ortaya koymaları ve halk desteğini kazanmak için çalışmaları şarttır. Yargı isterse bu süreci durdurabilir.

Türk Milleti ne yapabilir? Tepkisizleştirilen Türk Milleti, bir silkinip kendine gelirse ve olayları yakından incelemeye başlarsa eğer, hiç yoktan iyidir, hiç değilse tuzakların farkına varır ve tepki vermeye başlar. O zaman herkes Türk Milleti’nin tepkisinden korkmalıdır.

Silvan olayı, PKK’nın pazarlık gücünü AKP nezdinde artırmak ve kesin siyasi sonuç almak için başlattığı eylemlerin ilkidir. Büyük bir olasılıkla eylemler sürecektir.  Bu olaydan sonra PKK’nın geri çekilmesi zordur. Terörle pazarlık yapılırsa eğer olacağı da budur.

Türkiye artık İmralı ile pazarlık sürecini bırakıp o haini layık olduğu hücreye koyup sesini kesmeli, siyasi kanatlarının cüretlerini yok etmeli, milli birlik ve beraberliğini sağlamak için kararlılık ve cesaretle olayların üstüne gitmelidir, ardından değil.

Erdal Sarızeybek

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avrupa'nın kadınları IŞİD'e gidiyor... PKK'ya Alman Yardımı Bir Kez Daha Belgelendi Erdoğan'dan Baykal'a SERT SÖZLER! BANK ASYA İçin Son Karar Açıklandı! Rusya bir helikopterin vurulduğunu doğruladı... Mersin'de Polise Silahlı Saldırı Erdoğan BÜYÜK TARTIŞMAYA NOKTAYI KOYDU! SOMA'da büyük miting...

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Yeni ABD Başkanı Trump'un Yeni Ortadoğu Planı Bakınız Neymiş...