DW Türkçe Ekonomi Uzmanı Uğur Gürses, 31 Mart yerel seçimi sonrasında olası ekonomik görünümü değerlendirdi. Tek başına ekonomik adımların yetmeyeceğini savunan Gürses, siyasetin de normalleşmesi gerektiğini düşünüyor. Gürses’in açıklaması şöyle;

31 Mart’ta yerel seçimler yaklaşırken, herkesin aklında tek bir soru var; 1 Nisan günü ekonomide nasıl bir tablo ortaya çıkacak? Tablodan kastedilen, mevcut sorunlara temelden yaklaşan bir politika çerçevesi ortaya konulacak mı? Yoksa bugünkü “sürüş tarzı” devam mı edecek?

‘HEM TL’NİN DEĞER DÜŞEBİLİR HEM DE FİYATLAR YÜKSELEBİLİR’

“Ekonomik verilerin neredeyse tamamı Türkiye’nin sert bir ekonomik durgunluk içinde olduğunu söylerken, yüzde 20'li sevilerdeki enflasyon da hane halkının alım gücünü eritti. Ülkeye gelen döviz akışı ise geçmiştekine göre oldukça azaldı. Bu durum hem kredi yaratma kapasitesini düşürüyor hem de "devalüasyon-enflasyon” sarmalını devam ettirecek görünüyor.”

‘HER HALDE FİYATLAR YÜKSELECEK’

“Hükümet tavsiyesi ile yüzde 10'luk fiyat indirim kampanyaları, dayanıklı tüketim mallarına uygulanan vergilerin geçici olarak indirilmesi, kamu otoritelerince belirlenen elektrik, su, doğal gaz fiyatlarında indirimler ile genel enflasyon oranında kısmen düşük tablo sergilenebilse de 31 Mart seçimlerinden sonra yeniden bu vergilerin yükseleceği, fiyatların da yeniden yükseleceği biliniyor.”

‘EKONOMİ KUMANDA İLE DÜZELEMEZ’

Bir taraftan “kozmetik” önlemler açıklanırken, diğer taraftan örneğin enflasyonla mücadele adı altında, üretim maliyetleri artan ve bu yüzden zam yapan şirketlere Ankara’dan telefon açılıyor. Bu zammı geri almaları isteniyor. Sadece bir bakan yardımcısının “fiyat kontrolü” ile ilgilendiği, doğrudan şirket CEO’larını arayarak baskı yaptığı İstanbul’da profesyonel yöneticiler arasında dillendiriliyor.

‘MEVCUT SORUNLAR DERİNLEŞİYOR’

“Aynı biçimde bankalara da uygulayacakları mevduat ve kredi faizlerinin üst limiti dikte ediliyor. Sonra da kontrol ediliyor. Türkiye giderek, üretim ve fiyatlama kararlarının serbestçe alınabildiği “serbest pazar” koşullarından uzaklaşıp, “kumanda ekonomisine” doğru yol alıyor. Bu ise potansiyel olarak mevcut sorunların derinleşmesine yol açacak. “

‘ZAMLAR GELECEK VERGİLER YÜKSELECEK’

“Tüm "kozmetik” önlemlerin seçimlere kadar bir ölçüde “göz boyama” şansı olsa da sorunların temeline inmeden, fiyat kontrolleri ile enflasyon, durgunluk ve ülkeye sermaye akışı konuları çözüme kavuşamayacak. Bugünden çok açık ki seçim sonrasında da ertelenen zamlar yapılacak, yapılan mevcut vergi indirimlerinin hepsi sona erecek.”

‘DEMOKRATİK DEĞERLERE DÖNÜŞ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ TEK ÇIKIŞ YOLU’

“Türkiye'nin ekonomik paketlerin de ötesinde bu krizden çıkabilmek için, bir potansiyel patikası var; o da siyasetin normalleşmesi, demokratik değerlere dönüş, hukukun üstünlüğünü tesis etmek. Bunlar, IMF’den sağlanacak paradan çok daha değerli ve yeni bir çıkış ve hikâye için yeterli.

Bu patikaya girilemezse uzun süreli, “L tipi” bir durgunluğun kollarında kalmak mümkün. Çünkü artık, içeride her sorunu halı altına süpürerek küresel bol likidite akışı ile yapılan eğlenceli sörflerin dönemi sona erdi. 1 Nisan sürprizini bakalım kim yapacak? Toplum mu? Siyaset kurumu mu?”

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ